English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ A ] / At your age

At your age translate Turkish

1,169 parallel translation
Well, you have to admit it's a bit odd becoming a schoolgirl at your age.
Senin yaşında okula gitmenin biraz garip olduğunu kabul etmen gerek.
At your age...
Senin yaşında...
I've got nothing but feelings for you, but you don't wanna get hung up with one person at your age.
Tabii ki senin için birçok şey hissediyorum. Ama yaşıtın olan biriyle birlikte olmak istemez misin?
- At your age you should...
- Kendi yaşında sen yapmalısın...
At your age... sleep!
Bu yaşlarda... uykunu alacaksın!
At your age, you have emotions you can't control and pity always comes too late
Senin yaşındakiler bazen duygularını saklayamazlar. ve merhamet bazen gecikebilir.
An Esper Interrogation, at your age?
Esper Sorgusu mu? Senin yaşında mı?
At your age you can't go without...
Bu yaşta istediğin zaman çıkamazsın. Boş verin, unutun gitsin.
At your age, Martha, it might just be dangerous.
Senin yaşında, Martha, tehlikeli olabilir.
Letters delivered by hand to your place of work, at your age!
Bu yaşınızda mektuplarınız, çalışma yerinize elden teslim ediliyor!
It does not matter at your age.
Ama senin yaşında sayaç durur.
It's nice to change at your age.
Gerçekten yaptığın şeyi takdir ediyorum, her şeyi bırakıp, bu şekilde bu yaşta.
At your age!
Bu yaşta mı!
Drink. It's good for you at your age.
Bitir şunu.
Fella, you don't start playing ball at your age. You retire.
Ahbap, senin yaşında oynamaya başlanmaz, emekli olunur.
Although at your age I was much better.
Doğrusu senin yaşındayken daha iyiydim.
You simply cannot go on eating like that at your age!
Senin yaşında böyle yemek yemeye devam edemezsin.
Hm. You know, at your age, when you lose weight, your skin just hangs there.
Biliyorsun, senin yaşında kilo verdiğin zaman derin sarkar.
* "Do you think, at your age, it is right?" *
Sence bu yaşına uygun bir davranış mı? "
I used to think that at your age.
Eskiden senin gibi düşünürdüm.
I didn't either at your age.
Senin yaşında benim de yoktu.
- You should have dates at your age.
- Bu yaşında çıkıp gezmelisin.
At your age, one thinks about killing... not dying.
Senin yaşında biri riski seviyorsa öldürmeyi düşünür... ölmeyi değil.
At your age a boy has been with a woman.
Senin yaşında bir erkek bir kadınla beraber olmalı.
At your age, I was pretty and thin too.
Senin yaşındayken, ben de çok hoş ve inceydim.
It's easy at your age.
Fikrini değiştirirsen, beni ara.
At your age... have you no shame?
Bu yaşında... Hiç utanmıyor musun?
Not at your age, in a world that's not ready for such such dangerous nonsense.
Senin yaşında olmaz, böyle bir şeye, böyle... tehlikeli bir saçmalığa hazır olmayan bir dünyada olmaz.
at your age, you don't need to rely on anyone, and why not?
Senin yaşlarındaki biri kimsenin izinden gitmek zorunda değildir.
You shouldn't be joking with adults at your age. - Hello, Roger!
Bu yaşta yetişkin şakaları yapmamalısın.
You're a dark horse, bowling googlies at your age.
Sen daha çaylaksın, o yaşta falsolu top mu atılırmış?
Hey, it takes a lot of nerve to have nothing at your age.
Senin yaşında hiçbir şeye sahip olamamak cesaret işidir.
At your age, I was as flat as a board.
Ben senin yasindayken tahta gibiydim.
At your age I'll be Chief Inspector, not a detective like you.
Senin yasina geldigimde ben baskomiser olacagim, senin gibi bir dedektif degil.
But at your age, why put up with the trouble of a shuttle craft?
Ama sizin yaşınızda, bir mekiğin zorluklarına neden katlanasınız ki?
The old folks will not say anything Do you know, how late it is? At your age!
Birlikte olursak, annemle babam bir şey demez.
It is Satans work... listening to filthy, sick sex talk at your age!
Ben onu tanıyorum. bu şeytanın işi... Pis iş, küçük yaşta seks konuşmak!
You think at your age you can meet someone and fall in love again?
Bu yaşta, biriyle tanışıp yeniden âşık olabilir misin?
If I had seen a ghost at your age, I would have been scared out of my wits.
Senin yaşındayken hayalet görsem korkudan altıma kaçırırdım.
Very unhealthy at your age.
Senin yaşında çok sağlıksız.
Still playing "happy families" at your age?
Bu yaşta hâlâ mutlu aileler mi oynuyorsun?
Sex means a lot at your age.
Genç yaşlarda seks çok önemli.
Aren't you ashamed at your age to play with a boy?
Senin yaşında bir adam böyle davranır mı? Utan utan.
DO YOU WANT A BABY AT YOUR AGE?
Bu yaşında bebek sahibi olmak ister misin?
When she was your age, she was dragged from the house and burned at the stake by orders of Queen Elizabeth I.
Sizin yaşınızda iken saraydan sürüldü ve kazığa bağlanıp yakıldı, Kraliçe 1. Elizabeth'in emriyle.
Wow. To be your age and still working at it.
Bu yaşta hala iş bitmedi mi?
I don't know what you got planned for your old age... or who you figure on spending it with... but I suggest you get at it.
Yaşlılık günlerin için ne planladığını... yada kimle harcamayı düşündüğünü bilmiyorum. Ama artık planlarına başlamanı tavsiye ederim.
At my age, sometimes you lean forward and suddenly your head is in another reality.
Benim yaşımda, bazen öne doğru eğilirsin ve aniden kendini başka bir gerçekliğin içinde bulursun.
You can't imagine what it's like to be separated from your family at such a young age.
O kadar küçük yaşta ailenden ayrı kalmanın nasıl olduğunu bilemezsin.
A GIRL YOUR AGE, LIVING IN THIS NEIGHBORHOOD WOULD HAVE TO SPEND AT LEAST $ 800 A YEAR.
Denise, senin yaşında buralarda oturan bir kız araba için yılda en az 800 dolar harcaması lazım.
At your age, hitchhiking at night?
Bu yaşta gece vakti otostop mu çekiyorsun?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]