English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ C ] / Can we talk

Can we talk translate Turkish

9,810 parallel translation
How long can we talk without mentioning the only thing we were both thinking about?
İkimizin de düşünüp dile getiremediği şeyi ne kadar içimizde tuttuk?
Can we talk to you for a second?
Biraz konuşabilir miyiz?
Can we talk to the cousin?
- Kuzeniyle konuşabilir miyiz?
Can we talk to him?
- Onunla konuşabilir miyiz?
- Can we talk?
- Konuşabilir miyiz?
Can we talk?
Konuşabilir miyiz?
Can we talk?
- Konuşabilir miyiz?
Can we talk about this in my office?
Ofisimde bu bahsedebilir miyiz?
Brian, can we talk about this in ten minutes?
Brian, bu konuyu on dakika içinde tekrar konuşabilir miyiz?
Can we talk, please?
Rica etsem konuşabilir miyiz?
Can we talk? Like sisters.
- Kardeş kardeş konuşmamız mümkün mü?
Hey, guys. Can we talk for a second?
Çocuklar, bir saniye konuşabilir miyiz?
Is there any way he can get us the data so that we can start... I got a 22-year-old kid trapped in a maximum security prison with a target on his back, and you want to talk to me about that case? !
O veriye erişip bizi sonuca ulaştıracak herhangi bir yol... 22 yaşında bir çocuk yüksek güvenlikli bir hapishanede, ölüm tehlikesiyle yüz yüze mahsur kalmış durumda ve sen hala vakayla ilgili mi konuşmak istiyorsun?
Maybe we can talk to them.
- Belki de onlarla konuşabiliriz.
Can we... can we just talk about this?
Bu konuyu konuşabilir miyiz?
If we can get Ilyana alone, threaten to lock her up, that she'll never hold her kid again... she'll talk.
Eğer Ilyana'yı yalnız yakalayıp, onu içeri tıkmak ve bir daha çocuğunu göstermemekle tehdit edersek, konuşacaktır.
Oh, a lawyer who can talk to you about the Maagd Zoektocht? We know all about the quest.
Maagd Zoektocht hakkında konuşabileceğin bir avukat mı?
Are you saying that I should tell him I'm in therapy and talk about my issues with him so we can sit around singing Kumbayah?
Yani, ona terapiye gittiğimi söylememi ve ve sorunlarım hakkında onunla konuşmam gerektiğini mi söylüyorsun? Böylece oturup beraber Kumbaya söyleyelim diye mi?
We can just sit and talk and hang out.
Oturup konuşur ve takılırız.
Is there somewhere we can talk?
- Konuşabileceğimiz bir yer var mı?
Can we not talk about football?
Futboldan bahsetmesek olmaz mı?
We can talk about this later.
Bunu daha sonra konuşuruz.
You can talk to her later. Yeah, when we get to Rancor Flats, you told me.
Evet, Rancor Düzlükleri'ne vardığımızda, söylemiştin.
I said we can talk about it later.
- Sonra konuşuruz dedim ya.
Unless we can get him to talk without him realizing that he's talking?
Peki, onu bizim konuşturduğumuzun farkına varmada konuşursa?
Which means we can talk alone.
Yani yalnız konuşabiliriz.
We can talk on the way. You can chill.
Yolda birazcık konuşuruz, kafan rahatlar.
So what? We can talk.
Ne olacak abi, konuşuruz.
Worth a visit, right? Even if he's not there, they might know some friends we can talk to.
Görülmeye değer, değil mi? O orada olsa bile Bazı arkadaşlar biliyor olabilir biz konuşabilirsiniz.
We can talk to each other about anything, Brian, and that's never gonna change.
Birbirimize her şeyi anlatabiliriz ve bu asla değişmeyecek Brian.
Then you'll be my lawyer and then we can talk.
O zaman avukatım olacaksın ve konuşabileceğiz.
Can we not talk about this, please?
Bunun hakkında konuşmasak olur mu, lütfen?
You witnessed a murder, so you either let us in to talk, or we can drag you down to the station.
Cinayete şahit oldunuz, ya bırakın sizinle konuşalım, ya da sizi karakola götürmek zorundayız.
Find it, and I'll talk you through switching operation from automatic to manual, and we can stop that sucker.
Onu bul, sonra seninle yönetimi otomatikten manuel'e getirmeyi konuşalım ve şu salak şeyi durdurabilelim.
I'll talk to Captain Rossi, see if we can get Schultz and Garrigan's footage.
Yüzbaşı Rossi ile konuşup Schultz ve Garrigan'ın görüntülerini isterim. Hayır.
We can have our party at the gym, but we gotta talk about high school.
Partimizi spor salonunda verebiliriz, ama lise hakkında konuşmamız gerek.
Now that you know that I know, we can both talk about it.
Bildiğimi bildiğine göre, artık bu konuda konuşabiliriz!
And can we take a minute to just talk about the new attitude?
Bu arada bir ara verip yeni tavrı hakkında konuşsak?
Can we stop "Mean Girling" and talk about how Annalise's opening was literally a step-by-step of what she did to us?
"Kötü Kızlar" ı bırakıp Annalise'in açılış konuşması nasıl da bize yaptıklarını anlatıyordu konuşsak?
But, uh, maybe we can talk if...
Belki daha sonra konuşabiliriz.
Well, then let's talk about it so we can...
O zaman konuşalım. Belki- -
I can't talk about it because then we start all the kissing, and I don't know why.
Konuşamam çünkü konuşursak yeniden öpüşmeye başlayacağız ve ben nedenini bilmiyorum.
If we get him to talk, we can exonerate liz.
Eğer onu konuşturabilirsek Liz'in adını temizleyebiliriz.
Yeah, can we not talk about him right now?
Şu anda ondan bahsetmesek olmaz mı?
Frank... What happened... We can't just not talk about it.
Frank olan şey...
Call off the realtor until I get back, and we can talk.
Ben dönene kadar emlakçı işini iptal et ve konuşalım.
We can have a real talk.
Şimdi anlaşmaya başladık.
Mr. Kebler, I would rather talk about how we can begin a strategy- -
Bay Kebler, strateji geliştirme üzerine konuşursak...
I'll just have interpol pick you up on your outstanding warrant at your next port of call, and we can talk then.
İnterpolden seni tutuklaması için arama emri çıkartmasını isterim, bir sonra limanda konuşuruz.
Okay, can we not talk about this?
- Çok boşboğazsın.
Can we talk about something else?
Başka bir şeyler konuşabilir miyiz?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]