English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ I ] / I'm telling you guys

I'm telling you guys translate Turkish

231 parallel translation
Stop! I'm telling you guys to get outta the truck!
Durun, hemen o kamyonetten çıkın!
I'm telling you guys, you're wasting your time. Here he comes now!
Benden söylemesi, vaktinizi boşa harcıyorsunuz.
I'm telling you, within a month there'll be wild music and guys dancing and exchanging phone numbers.
Sam, bir ay içinde burada çılgın müzikler ve dans edip telefon numarası alışverişi yapan erkekler olacak.
But I'm telling you we got to get these guys before they really do kill Bobby.
Bak tekrar söylüyorum, Bobby'yi gerçekten öldürmeden önce bu adamları yakalamamız gerek.
I'm telling you guys, she tried to kill me!
Ve ben bununla ilgili şaka istemiyorum, tamam mı? Size söylüyorum beni öldürmeye çalıştı!
"We're on our way into action for the first time... " and I don't mind telling you, I'm scared to death, " but I'm with a great bunch of guys, and I know my friends and I will see each other through all this.
İlk görevimiz için yola çıktık ve ölümüne korktuğumu söylemekte sakınca görmüyorum ama muhteşem insanlarla birlikteyim ve arkadaşlarımla bu işten sıyrılacağımızı biliyorum.
I'm telling you guys, she's possessed.
Size söylüyorum çocuklar, o ele geçirilmiş.
I'm telling you guys. Are you listening? Something evil got that old wino.
Ben burada kötü bir şeyler döndüğünü söylüyorum.
I'm standin'there with my pants down and my crotch out for the world to see and three guys are stickin'it to me and other guys are yelling and clapping and you're standing there telling me that that's the best you can do.
Orada külotum inmiş duruyordum ve kıçımı bütün dünyaya gösteriyordum bu üç adam aletini içime sokuyordu, diğerleriyse bağırıp alkışlıyordu ve sen bana bütün yapabileceğinin bu olduğunu söylüyorsun.
I keep telling these guys my girlfriend's an actress, and every day we check out the soaps lookin'for you.
Biliyor musun, .. bu adamlara benim kız arkadaşım bir oyuncu diyorum, ve her gün haberlere senin için bakıyoruz.
I'm telling you, they're looking for two guys and a little girl.
İki erkek ve küçük bir kız çocuğu arıyorlar.
- Guys, I'm telling you, this isn't good for your karma!
- Size söyleyeyim bu karma'nız için iyi değil!
I'm telling you guys, and understand this.
Size söylüyorum beyler, şunu anlayın.
I'm telling you, these guys ain't like anybody you ever met.
Söylüyorum size, bu adamlar tanıdığınız kimseye benzemiyor.
I'm telling you guys, we should've just turned it loose.
Kaçmalıydık ocuklar.
I'm telling you, these Special Forces guys can sleep with their eyes open.
Bu Özel Kuvvetlerdeki askerler gözleri açık uyuyabilirler.
I shouldn't even be telling you guys, but...
Hatta bunu size anlatmamalıydım, fakat...
I'm telling you guys, two more hours max.
En fazla iki saat daha çocuklar.
I'm telling you the truth. Right, guys?
Doğru söylüyorum, değil mi beyler?
I'm telling you, guys with smooth hands.
Sana söylüyorum yumuşak elli erkekler.
You guys, I'm telling you, when she runs. She looks like a cross between Kermit The Frog and The Six Million Dollar Man.
Çocuklar, inanın o koşmaya başlayınca... kurbağa kermitle 6 milyonluk adam'daki adam arasında birşeye benziyor.
I'm telling you guys, suing people kicks ass.
Diyorum size, dava açmak nefis bir şey!
I'm telling you, guys, I think it's time I break up with her.
Size söylüyorum, çocuklar. Sanırım ondan ayrılmamın zamanı geldi.
You know there are couple things about me, I haven't gone around and telling you guys yet.
Size bir türlü söylemeye fırsat bulamadığım bir şey vardı.
And I'm telling you, these guys can do it.
Hep birlikte bu işi başarabiliriz.
I'm just telling you this, because some guys are kinky.
Bunu sadece sana söylüyorum, çünkü bazı erkekler sapıktır.
I'm telling you guys, we can totally make this work. You've obviously given this a lot of thought. I only have one question :
Bunu epey düşündüğün belli oluyor.
I'm telling you guys, she likes me.
Size söylüyorum çocuklar, benden hoşlanıyor.
I'm telling you guys, seriously.
Arkadaşlar ciddiyim.
You guys, i'm telling you, we're going the wrong way.
Çocuklar, yanlış yoldan gidiyoruz söyliyim.
You guys, i'm telling you,
Beni dinleyin,
Sorry. Well, i'm just telling you guys I'm not doing it.
Söyleyeyim çocuklar, ben bunu yapmayacağım.
Kiss my butt, if I'm Linda Blair, why am I telling'you guys anything
Kıçımı öp, eğer Linda Blair'sem niye siz çocuklara hiçbir şey anlatmıyorum
I got transvestites telling me... they ran into you at a bar... a gay bar... and with Marty who's there all the time... and now she's sleeping over at your house, and correct me if I'm wrong, but you guys are sharing pajamas now.
Travestinin biri bana seninle bir barda karşılaştığını söylüyor, bir gay barda, ve Marty'nin de yanında olduğunu söylüyor ve o şu an senin evinde yatılı kalıyor yanılıyorsam beni düzelt ama şimdi de birbirinizin pjamalarını giyiyorsunuz.
Guys, I'm telling you.
Çocuklar, size söylüyorum.
- Guys, I'm telling you.
- Çocuklar, size söylüyorum.
I'm not telling you this to get rid of you. I'm telling you because I think it might help things between you guys.
Bunları senden kurtulmak için değil aranızın düzelmesi için söylüyorum.
Look, I'm telling you guys, I didn't kill anybody.
- Size söylüyorum, ben kimseyi öldürmedim.
Those guys will do anything for weed. I'm telling you.
Bu adamlar ot için her şeyi yaparlar.
Come on, guys, I'm telling you, I did not do anything.
Hadi ama, çocuklar. Söylediğim gibi, ben birşey yapmadım.
Guys, I'm telling you, I'm fine.
Çocuklar, iyiyim söylüyorum ben.
I'm telling you guys, it's all harmless, it's gonna go away by itself.
Size diyorum, hepsi zararsız, kendi kendilerine gidecekler.
I'm telling you, guys, this is all a big mistake.
Bu tüm büyük bir hatadır, çocuklar söylüyorum.
But I'm telling you, tonight, the way you worked that room... the way you flirted with those rich guys, batted your eyes and walked away with... a $ 100,000 check for a cause that needs you... that was beautiful to me.
Ama size söylüyorum, bu gece o salondaki çalışmanız yakışıklı erkeklerle flört etmeniz, onlara göz kırpmanız ve elinizde iyi bir sebep için tuttuğunuz $ 100,000'lık çekle... İşte benim için güzel olan buydu.
Look, I'm telling you guys, I didn't take Nelson.
Bakın, tekrar söylüyorum, Nelson'ı ben kaçırmadım.
I'm telling you guys, he's weak. He's weak, and he'll be the end of all of us.
Size söylüyorum beyler, zayıf olan o. zayıf olan o, ve hepimizin sonu olucak.
Look, I'm telling you, these Homicide guys, they're mental.
Bak, cinayet masasındakiler kaçıktır.
I'm telling you, those Asian guys love crunching numbers.
Sana söylüyorum, o Asyalı adamlar uzun sayısal hesaplardan hoşlanırlar.
I'm telling you guys, we followed them out to a house in Westchester.
Dedim ya size, onları Westchester'da bir eve kadar takip ettik.
I'm telling you, Tommy, there's no way those guys were gay.
Sana diyorum, Tommy, bu elemanların gay olmasına imkan yok.
I'm telling you, these guys are like a balloon waiting to be popped.
Söylemedi deme, bu adamlar patlamaya hazır balon gibiler.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]