English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ J ] / Just talk to me

Just talk to me translate Turkish

1,727 parallel translation
Hey, just talk to me.
Sadece konuş benimle.
Just talk to me.
Konuşalım biraz.
Just talk to me.
Konuş benimle.
Stefan, please, please, just talk to me.
- Stefan, lütfen. Lütfen.
Then you can just talk to me.
O halde sadece benimle konuşabilirsin.
Why can't you just talk to me like I'm normal?
Neden normal biriymişim gibi konuşamıyorsun?
If you're still out there, just talk to me!
Hâlâ orada mısın? Sadece konuş.
If you could just talk to me for a second I take it back I love your parents
Eğer bir saniye beklersen, söylediklerimi geri alacağım. Aileni seviyorum.
- Carrie, just talk to me.
- Carrie, konuş benimle.
Before you do it, I just need for you to talk to me about anything just to get my mind off this.
Başlamadan önce, kafamı dağıtmak için herhangi bir şey hakkında seninle konuşmalıyım.
You know, if you don't wanna talk to me, you can just say so.
Eğer benimle konuşmak istemiyorsan bunu söyleyebilirsin.
- Just give me a minute to talk to her.
Konuşmak için bir dakika verin bana.
- lf you could just stop and talk to me...
- Biraz durup benimle konuşsan...
Just don't talk to me or look at me.
Yalnızca benimle konuşma ya da bana bakma.
If that's your only advice is to just be strong Jesus Christ, I could talk to the fucking rock out here it'd probably tell me something more useful than that.
Eğer tek tavsiyen güçlü ol demekse, şuradaki taşla konuşsaydım bile bana bundan daha fazla yararı olurdu
Yeah, so I was just kind of wondering if you had some time to maybe sit down and talk to me?
Ben de senin oturup konuşmak için zamanın olup olmadığını merak ediyordum.
I'm just gonna go talk to him and get him back with Kell, so give me a couple hours at least.
Konuşup, geleceğim.. bir kaç saat sürer işte
I mean, anyway, if you wanna talk to me, just press that button.
Her neyse benimle konuşmak isterseniz, sadece şu tuşa basın.
Just because you talked me into paying for sex with some guy with a big dick does not give you the right to talk about it.
Sırf bana para karşılığı seks yapacak koca penisli bir herif ayarladın diye benim hakkımda ileri geri konuşmazsın.
I'm wishing all the time for a giant tumor that would just press down on my brain and make me hallucinate george... so that I could talk to him again, so I could laugh with him again.
Her dakika, beynime baskı yapan kocaman bir tümörüm olsun ve ben de George'un hayalini görebileyim diye dua ediyorum.
I just want you to know that amy made a disparaging remark to adrian, And when i tried to talk to her about it, She made quite a few disrespectful remarks to me,
Bilmenizi isterim ki Amy, Adrian'a ağır ithamlarda bulundu ve bu konuda kendisiyle konuşmaya çalıştığımda bana karşı da saygısızca ifadeler kullandı.
So, um, let me just, uh talk to Lucas.
O zaman ben Lucas'la konuşayım.
Look, Agent McSweetheart's gonna go wherever you go, so you, you gotta go to the school and I'm just... Just talk me through the break-in.
Bak, Ajan McRomantik sen nereye gidersen peşinden gelecektir yani sen okula gidiyorsun ve ben sadece sadece benimle ara verildiğinde konuşursun.
You think you can just ignore me, like I don't have any feelings... like I never sat there, never listened to you talk all night.
Beni öylece görmezden gelebileceğini mi sandın, sanki benim hiçbir duygum yokmuş gibi sanki hiç oturup bütün gece konuşmanı dinlememişim gibi.
- Please, just do me one favor and don't talk to me.
Lütfen, bana bir iyilik yap ve bir daha konuşma.
You can call me if you want to talk music or whatever. Just in a friendly way.
Benimle müzik falan konuşmak istersen arayabilirsin, arkadaşça bir şekilde.
No, i don't get it. I just- - I just want to talk to you, Let you explain it to me.
Evet, seni anlamıyorum ama seninle konuşup dinlemek istiyorum.
- Why don't you just let me talk to her?
Neden onunla önce ben konuşmuyorum?
I was trying to get her to talk to me and she was just laying there.
Onu konuşturmaya çalışıyordum ama o öylece yatıyordu.
I just think me and Jez need to talk.
Sanırım ben ve Jez konuşmalıyız.
If you don't believe me, just go talk to her about it.
Bana inanmıyorsan, git konuş onunla.
Just let me talk to him.
Onunla konuşmama izin ver.
When you act like you don't want to talk to me, it just makes me want to talk to you even more.
Benimle konuşmak istemiyormuş gibi davrandığında seninle daha çok konuşmak istiyorum.
Just say it out loud. Say you're attracted to me, and I'll never talk to you about it again.
Sadece yüksek sesle beni çekici bulduğunu söyle ben de bir daha asla bu konu hakkında konuşmayayım.
but if you want to buy anything, you just talk to the bottom bitch, and then the bottom bitch talks to me.
Ama eğer bir şey almak isterseniz, başorospu ile konuşun, o da benimle konuşur.
Come on, let me in, I just want to talk to you.
- Hadi, içeri girmeme izin verin, sadece sizinle konuşmak istiyorum.
Just let me talk to him. I know he's...
Bırakın konuşayım onunla...
It's just we talk about everything, and he told me how much he wanted to have kids.
Biz her şeyden konuşuyoruz zaten, o da bana, çocuk sahibi olmayı ne kadar istediğinden bahsetti.
Just let me talk to him.
Sadece onunla konuşmama izin verin.
Please, just let me talk to my wife before they do it, though.
Lütfen, bunu yapmadan önce eşimle konuşmama müsaade edin.
Just give me one second to talk to her, OK?
Onunla konuşmam için bana biraz zaman ver, olur mu?
I promised Nick I would let him handcuff me if he would just talk to Dad.
Babamla sohbet etmeyi başarırsa, beni kelepçeleyebileceğine söz verdim ona.
Anyway, you just need to talk about that money with me Yeah
Bu yüzden, hakları ve para işini benimle konuşabilirsin.
Just let me try to talk them out.
İzin ver onlarla konuşayım.
- Just let me talk to him, he is my brother. Give him a minute.
- Ben onunla konuşacağım!
To me it's just crazy talk.
Bence çılgın bir muhabbet.
Just let me try to talk to her.
Onunla konuşmayı bir de ben deneyeyim.
LOOK, JUST LET ME TALK TO HIM.
Bak, sadece onla konuşmama izin ver.
I'll talk to Jim if you want me to, but he's just gonna tell you the same thing... all non-essential crew get pulled during a storm like this.
Eğer istersen Jim'le konuşurum ama o da sana aynı şeyi söyleyecek. Kalması zorunlu olmayan tüm personel böyle bir fırtınada tahliye edilir.
Just tell me where to go and who to talk to.
Sadece nereye gideceğimi ve kiminle konuşacağımı söyleyin.
I told you, Patty, if you wanted to talk just to call me.
Daha önce söylemiştim Patty, eğer konuşmak istiyorsan araman yeterli.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]