Bïraktïm translate Portuguese
68 parallel translation
Galiba seni birkac dakika bïraktïm.
Acho que o abandonei por alguns minutos.
Bu sabah oraya bïraktïm.
Esta manhã fiz a minha última entrega.
Arabada biraktim.
Deixei-o no meu Alfa Romeu.
" Parayi ve o kadini biraktim.
Renunçieiao dinheiro...
Böylece oradan ayrildik ve o parayi oracikta öylece biraktim.
E assim viemo-nos embora e não olhei para o dinheiro.
Artik ben kaçiyorum bütün çocuklarimi ve akrabalarimi köle olarak biraktim.
Eu fugi e deixei os meus filhos e a minha família na escravatura.
Isi biraktim, hurdacida çalismaya basladim.
Deixo o meu emprego e vou trabalhar para um ferro-velho.
O gece kendime bosluk yarattim ve kafam güzelken takinti yapabilecegim her seyi bir kenara biraktim.
Naquela noite cancelei os meus compromissos, Mantive o meu corpo limpo de tudo que pudesse atrapalhar.
O duruma gelmeden önce okulu biraktim.
Desisti da escola antes de termos dado isso.
Bense arkada bîrakîlmaktan o kadar korkuyordum ki... en iyi dostumu yerde biraktim ve onu Tanriya emanet ettim.
E eu tinha tanto medo de ficar para trás, que deixei ali o meu melhor amigo e disse-lhe que ficasse com Deus.
Sanırım kendimi gidisine biraktim.
Acho que me comovi com tudo.
Az önce ofiste biraktim onu.
- Deixei no escritório.
Sana balodan sonra üç mesaj biraktim.
Deixa-te para aí três mensagens depois da festa.
Ardimda birkac kirik kalp biraktim.
Deixei alguns corações partidos para trás.
Oh, sen benim minicik kizimsin. Seni cok seviyorum ki... kahve paketinde senin icin bir sey biraktim. - Baba- -
És uma menina tão bonita que te deixei um presente na lata do café.
Iyi bir izlenim biraktim oyle degil mi?
Eu saí-me bem, não saí? Sim.
Karimi ve oglumu biraktim, onlara kaç ayligina gidecegimi bilmedigimi söyledim.
Deixei a minha esposa e a meu filho, disse-lhes que iria, não sabia por quantos meses.
Bunu yapmayi çok isterdim ama onu iç çamasirlariyla biraktim. Kadinlar bu noktada satilmak konusunda biraz hassastir.
Obviamente que gostaria, mas ela está em roupa interior e sabes que as mulheres podem ser sensíveis se as tentamos trocar nessa altura.
Erkekleri ve ickiyi biraktim cünkü ikisi de güvenilmez.
Eu deixei a bebida e os gajos porque Não sou de confiar com nenhum dos dois.
Bu yüzden bende arkadaslarima biraktim.
É por isso que deixo os meus amigos arranjarem-me encontros.
Sey diyecektim... Su evlilik yüzünden her seyi düsünmeyi biraktim.
O que eu ia dizer era eu tenho estado a adiar esta coisa toda do casamento.
- Biraktim.
- Despedi-me.
Sanirim, ama gözlüklerimi evde biraktim.
Acho que sim, mas esqueci os óculos em casa
Bir gün ögretmeyi biraktim.
Um dia parei de ensinar.
Ve seni biraktim..
E falhei contigo.
Kocami kanlar içinde yerde biraktim!
Deixei o meu marido a sangrar no chão!
Aslinda kapagi ben açik biraktim.
Por acaso, fui eu que não tapei o frasco.
Bak, Orda biraz gofret biraktim.
Veja, deixei alguns bolinhos aí atrás.
Ayrica bos bir sisede biraktim, Eger ihtiyacin olursa... bilirsin.
Também deixei uma garrafa vazia aí, se precisares... Sabes.
Size havlu ve yeni giysiler biraktim...
Providenciei toalhas limpas e roupas e...
BEN DE BIRAKTIM!
- Sim, eu também.
ve ben... ben bir sarkicilik kariyerini arkamda biraktim.
Tenho... tenho tentado uma carreira de cantor.
Bugün büyük bir ameliyati biraktim ve arkadaslarim sapik bir yalaka oldugumu düsünüyor.
Desisti de uma grande cirurgia hoje, e todos os meus amigos pensam que sou um bajulador perverso.
Mesaj biraktim.
Deixei mensagens.
Manhattan'daki daireyi biraktim. Onu Nassau'ya götürüyorum.
Livrei-me do apartamento em Nova Iorque, vou levá-la a Nassau.
Evet, Rogers ve Cowan'a gecip yangini arkamda biraktim.
Pois, fui para a Rogers Cowman e deixei-os em maus lençóis.
SANA BİRKAÇ KUTU BIRAKTIM VE LAYLA'YI BESLEDİM.
Deixei-te umas caixas e dei de comer à Layla.
AKLIMA GELEN HERKESE MESAJ BIRAKTIM.
Deixei mensagens... com toda a gente de quem me lembrei.
Serbest biraktim!
- Soltei-o.
Kâsede biraktim.
- Deixei-as na taça.
MTV'mi istiyorum. Bu sekilde MTV'ye bir yil boyunca sövüp sayan Amerika'nin bütün kablo televizyon operatörlerini onu kabul etmek zorunda biraktim.
Posso conseguir que a MTV seja aceite por todas as operadoras de TV por cabo ainda que tenha passado um ano cagando nelas
Evet, gerçekten. Kösede biraktim, yaya yoluna...
Parei em cima do passeio para te vir buscar.
- Olur. - Sigarayi biraktim.
- Eu deixei de fumar.
Ben de ayni yoldan gittigimi fark ettigimde Stanford'du biraktim.
Quando vi que estava tomando o mesmo rumo, saí de Stanford.
Bana da aynisi oldu. Ama ben MIT'yi biraktim.
Aconteceu o mesmo comigo, só que eu larguei o MIT.
Seni alip onun kollarina biraktim.
Pus-te nos braços dela.
İnanmayi biraktim.
Parei de acreditar.
"MERHABA MUZ ADAM. SANA VİDEO MESAJ BIRAKTIM. KONTROL ET."
GAROTO-BANANA, CONFIRA SUA VÍDEO-MENSAGEM.
Bana en çok ihtiyaci oldugu zamanda onu yüzüstü biraktim.
Deixei-o ficar mal quando mais precisava de mim.
Ittifaki biraktim.
Eu abandonei a Ordem.
- Bir yerde biraktim.
- Deixei-o em algum lado. - Tudo bem.
bıraktım 124
bırak 1242
bırak beni 1950
bırakma 58
bırakıyorum 119
bırakmayacağım 38
bırak gitsin 444
bırakacağım 37
bırakın 390
bırakalım 42
bırak 1242
bırak beni 1950
bırakma 58
bırakıyorum 119
bırakmayacağım 38
bırak gitsin 444
bırakacağım 37
bırakın 390
bırakalım 42
bırak gitsinler 68
bırakma beni 65
bırakın beni 769
bırak kalsın 58
bırakmam 34
bırakmak mı 26
bırak şimdi 60
bırak onları 82
bırak onu 1012
bırakın geçsin 44
bırakma beni 65
bırakın beni 769
bırak kalsın 58
bırakmam 34
bırakmak mı 26
bırak şimdi 60
bırak onları 82
bırak onu 1012
bırakın geçsin 44