English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ R ] / Remember them

Remember them traducir turco

1,991 traducción paralela
But, you know... Nobody's really dead as long as you always remember them.
Ama biliyor musun, onları hatırladığın sürece kimse gerçekten ölmez.
Oh, well, I remember them.
Elbette hatırlıyorum.
I remember them all.
Onları hatırladım.
He will no longer have to keep the locks of hair to remember them by.
Yani artık onları hatırlatacak şeylerin burada kalmasına gerek yok.
Our friends, the Goslers, you remember them, they disappeared last night.
Arkadaşlarımız, Gosler'ler, onları hatırlarsın, dün gece kayboldular.
How can you not remember them?
Nasıl olur da hiçbirini hatırlamazsınız?
Six of our friends, and I know you don't remember them, but they were there and now they're gone.
6 tane arkadaşımız. Onları hatırlamadığını biliyorum. Ama onlar da oradaydı ve şimdi öldüler.
I can't remember them all, you have so many.
Daha da vardı, hepsini hatırlamıyorum.
Oh yeah, I remember them. How could I ever forget?
Nasıl unutabilirim ki?
You remember them daily. I know.
Hep aklındalar, biliyorum.
I can't remember them cutting me open.
Onu yerleştirdikleri zamanı hatırlayamıyorum.
Do you remember them putting it in?
Sen hatırlıyor musun?
You remember them.
Onları hatırlıyorsun.
You remember them?
Onları hatırladın mı?
Do you remember them?
Hatırlıyor musun?
I don't remember them at all!
Onları zar zor hatırlıyorum.
When's the last time you remember wearing them?
En son ne zaman takmıştın?
I tend to remember the suits rather than the people in them.
İçindekilerden ziyade takım elbiseleri hatırlarım ben.
You remember when you were 13, and you placed all them bets on them college basketball games?
On üç yaşındayken, bütün paranı üniversite basketbol takımlarına bahis oynadığını hatırlıyor musun?
Them, I remember.
Onları. Onları hatırlıyorum.
If you remember, I handle them quite well.
Hatırlarsanız çok da iyi idare ettim.
Just remember to keep them dogs the fuck off it. you hear me?
Köpeklerinize sahip çıkın da ortalığın ağzına sıçmasınlar, duydunuz mu?
Can you remember any of them?
Adlarını hatırlayabiliyor musun?
But remember, if you leave them alone... then they'll leave you alone.
Ama unutma, onları rahat bırakırsan, onlar da seni rahat bırakır.
He told me, coming home, that he hoped the people sawed him in church, because he was a cripple and it might make pleasant for them to remember it upon Christmas Day who made lame beggars walk and blind men see.
Eve gelirken, kilisedeki insanların sakat hâlini görmesini umduğunu söyledi. Böylece bu Noel gününde insanların aklına kötürümleri ayağa kaldıran ve körlerin gözlerini açanı getirebilirmiş.
Do you even remember how you got them or did you lose your memory when you came through?
Onların nasıl oluştuğunu hatırlıyor musun? Yoksa bu tarafa geçerken hafızanı mı kaybettin?
Yeah, if I could remember any of them.
Evet, eğer hepsini unutmadıysam.
Remember to pat them down for wires before the meeting.
Toplantıdan önce dinleme cihazı araması yapın.
Well, I think it's important to remember what we talked about before, and what we're talking about right now is tell them... -... you're cooperating with the government.
Bence önceden ve şimdi konuştuklarımızı hatırlaman çok önemli yani onlara, hükümetle işbirliği yaptığını söylemen.
Remember tell them you're getting your own lawyer.
Kendi avukatını tutacağını söylemeyi unutma.
You remember them?
Neredeler?
Do you remember when you brought Toby to me and told me not to let them find him?
Toby'yi bana getirdiğini ve onu bulmalarına izin vermememi söylediğini hatırlıyor musun?
So, uh, kiddies, always remember to put out your cigarettes when you're finished smoking them.
Evet, tıfıllar... Her zaman, içtikten sonra sigaranızı söndürmeyi unutmayın.
Just remember, don't apologize, don't tell them how hard this is for you.
Unutma özür dilemeyeceksin, senin için ne kadar zor olduğunu söylemeyeceksin.
I remember I was dreaming that a thousand barracudas wanted to eat us, and I was bravely fighting them all!
Binlerce barakudanın bizi yemek istediğini... ve onlarla cesurca savaştığımın rüyasını gördüğümü hatırladım!
I remember'cause I had to go get them from the dam.
Hatırlıyorum çünkü inip göletten ben toplamıştım.
I still remember all of them.
Hepsini hala hatırlıyorum.
If I could remember where I hid the boxes, you could get to them first.
Kutuları nereye sakladığımı hatırlayabilirsem onları, ondan önce sen bulursun.
They can help you remember that, if you only slow down and let them.
Yavaşlatıp onlara izin verirsen, sana hatırlamanda yardımcı olabilirler.
We must make them remember their sweet and happy moments.
Onların tatlı ve mutlu an'larını, hatırlatmamız gerekiyor.
Many of them will not remember. "
Pek çoğu hatırlanmayacaktır. "
Hey, remember when I used to have to steal them?
Hey, Onları çalmak zorunda kaldığımı hatırlıyor musun?
And all those who will be born later will remember them.
Sonraki nesiller onları konuşacak.
If anyone wants to opt out in between, remember this that people come here when Tamaang brings them here.
Eğer içinizden birileri oyunun ortasında çıkmak isterse bunu hatırlasın. .. Tamaang insanları buraya getirirse onlar gelirler.
I do remember liking them.
Onlardan hoşlandığımı hatırlıyorum.
If part of your job was to help them, You might wanna remember how to do that.
İşinin bir parçası onlara yardım etmek, bunun nasıl yapıldığını hatırlamalısın.
Bust the bank crew, you give them something new to remember you by?
Banka soyguncularını yakalayıp onlara seni hatırlayacakları yeni bir şey mi vermek istedin?
My friends gave me a bunch of questions, and, I can't remember any of them, of course.
Arkadaşlarım bana birkaç soru verdi ve tabii ki hiçbirini hatırlayamıyorum.
Now every time I see them, I think of him... and I remember all the pain.
Artık ne zaman gül görsem, aklıma o geliyor ve çektiğim bütün acıları hatırlıyorum.
You remember them, don't you?
Onları hatırlıyorsun değil mi?
But, I remember thinking, you know what, I'm gonna show them... I couldn't wait to get out there and make my mark in the world.
Fakat, fikrimi hatırlıyorum, onlara gösterecektim orada, mezuniyeti bekleyemedim ve notumu dünyada aldım.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]