English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ C ] / Came here

Came here translate Turkish

18,945 parallel translation
You told me... When I first came here you told me that I wasn't disposable.
Buraya ilk geldiğimde bana kullanılıp atılabilir olmadığımı söylemiştin.
I own this world, and I know every trick in it except for one last thing, the same thing you were looking for when we first came here.
Bu dünyaya sahibim.. ... ve son bir şey dışında buradaki her numarayı bilirim. Buraya ilk geldiğimizde aradığınla aynı şey.
Look, we don't even know why that man came here.
- Neden buraya geldiğini bile bilmiyoruz.
I came here in good faith because I'm running out of road with that boy.
Buraya iyi niyetle geldim çünkü o oğlanla yolun dışına koşuyorum.
I came here for one thing.
Buraya bir şey için geldim.
You came here to empower some girls, but, instead you empowered this goofball.
Buraya kızları güçlendirmek için geldin ama onların yerine bu ahmağı güçlendirdin.
Actually, I came here to ask for your help.
Aslında, buraya yardım istemek için geldim.
Well... If you came here for me to tell you that everything is going to be okay, I can't do that.
Her şeyin yoluna gireceğini söylemem için geldiysen bunu yapamam.
I came here from Rindge, New Hampshire.
Buraya Rindge, New Hampshire'dan geldim.
I came here to settle a score, and I invoke the code to seek justice through single combat.
Buraya skoru eşitlemeye geldim ve yasayı kullanıp adaleti sağlamak için teke tek bir dövüşe davet ediyorum.
I assume she came here with you?
- Sanırım o seninle geldi?
One of you came here to befriend me, the other came to kill me.
Biriniz buraya benimle dost olmaya geliyor, diğeriniz de beni öldürmeye.
We came here chasing death.
Biz ölüm peşinde geldim.
When I came here tonight, I didn't know what to expect.
Buraya gelmeden önce neyle karşılaşacağımı bilmiyordum.
Okay, so after I couldn't reach you, I came here to be with you and your girlfriend.
Sana ulaşamayınca sen ve kız arkadaşınla olmak için buraya geldim.
So I was scared, and I came here, and the door was unlocked.
O yüzden çok korktuğum için buraya geldim ve kapı açıktı.
Forget I came here.
Hiç gelmedim varsay.
- I came here to see my father afore he died.
- Buraya babamı ölmeden görmek için geldim.
I came here to pay my respects to my father.
Buraya babama saygımı sunmaya geldim.
This valley was my home long before any of you came here!
Hiçbiriniz burada yokken bu vadi benim evimdi.
I just came here for an honest day's work, same as any man.
Sadece her adam gibi alnımın akıyla para kazanmaya geldim.
You've been arm in arm with him since he came here.
Buraya geldiğinden beri kanka gibisiniz.
Is that why you came here? To quiz me about him?
Onun hakkında sorular sormak için mi buraya geldin?
You came here with nowt and soon made a position for yourself.
Buraya hiçbir şey olarak geldin. Kısa sürede terfi aldın.
Oh, so she came here for research.
Yani buraya araştırma için geldi.
I heard that those guys were the thugs who came here to idle.
Buraya gelip huzursuzluk veren haydutlarmış öyle diyorlar.
Before, you said when you came here first...
İlk geldiğinde Titan'ın burada olmadığını söylemiştin...
All the people who came here for wealth end up dying down here surrounded by gold.
Zengin olmak için buraya gelenler altınla çevrelenmiş bu yerde ölüyorlar.
Is that what you came here to tell me?
Bunu söylemek için mi geldin?
I came here to declare my candidacy for president of the United States of America.
Amerika Birleşik Devletleri başkanlığına adaylığımı koyacağımı açıklıyorum.
I came here to ask...
Senden şey rica edecektim...
I came here to get Keen.
Buraya Keen'i almaya geldim.
He came here on a temporary visa to work the sugar plantations in the summer of 1940.
1940'da şeker tarlalarında çalışmak üzere geçici vizeyle gelmiş.
I came here to tell you this was all a mistake.
Size bir hata olduğunu söylemeye geldim.
Look, Musaka came here for one purpose, and that was to do us harm, right?
Musaka buraya tek bir amaç uğruna, bize zarar vermek için gelmiş.
Then the baby came and... I was needed here.
Sonra bebek geldi ve burda olmam gerekti.
People said before you came back here, you did things.
Herkes diyor ki sen buraya dönmeden önce bir şeyler yapmışsın.
From... the day you came back here... first moment I saw you...
Buraya geri döndüğün ilk günden beri seni gördüğüm ilk andan beri...
I came here to help.
Yardım etmek için geldim.
Originally from Idaho, looks like he came to Portland here about 1999 when he got his driver's license here.
Idaho'lu 1999 yılında Portland'a gelmiş ehliyetini aldığı zaman.
- I swore to myself if you ever came back here - -
- Yemin ediyorum ki, bir daha gelirsen...
I'm really glad I came in here and, uh, talked about this.
Buraya gelip bunlar hakkında konuştuğum için çok mutluyum.
So you came straight here, huh?
Doğrudan buraya geldiniz, öyle mi?
Our friend died and we came up here to get away from it but you can't get away from it,'cause it's just too awful.
Arkadaşımız öldü ve bunu unutmak için buralara geldik ama bunu unutamazsın çünkü bu berbat bir şey.
Hey. You came from the camp near here?
Yakınlardaki kamptan mı geliyorsun?
A mentally ill man came in here on an ambulance, needing our help. So now what?
Yardımımıza ihtiyacı olan akıl hastası bir adam ambulansla buraya geldi.
Jennifer Lawrence's people were trying to reach you, so they called the hotel, and to show you some love and kindness, I came all the way here to tell you.
Jennifer Lawrence'ın adamları sana ulaşmaya çalışıyordu, oteli aradılar ve sana şefkatlice davranmak için bunu söylemeye bunca yol geldim.
So, you just came up here to tell me that they called, but you didn't, like, listen to the words?
Yani bana buraya aradıklarını söylemeye geldin ama dediklerini dinlemedin mi?
So then you just came out here?
' - Sonra da buraya geldin demek?
So the van came up here empty and left full.
Yani araç boş geldi, dolu gitti.
He came by here and wanted to talk about an accident we had on our old boat.
Buraya geldi ve teknemizde olmuş bir kaza hakkında konuşmak istedi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]