English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ E ] / Each night

Each night translate Turkish

778 parallel translation
Each night, in a stifling atmosphere of drinking and artificial joy...
Her gece, boğucu bir atmosferde içki içmek ve yapay sevinç göstermek...
Each night, they played cards for hours.
Her gece saatler boyunca kart oyunları oynuyorlardı.
Each night we returned to Montmartre where we both lived.
Her gece, beraber yaşadığımız Montmartre'ye dönüyorduk.
Each night we gambled and shared 50-50.
Her gece kumar oynayıp kazandıklarımızı paylaştık.
Each night the Voice of Terror will announce...
Dehşet'in Sesi, her akşam sizlere olacaktır...
Each night now, I wait for you to tell me if I look nice.
Şimdi her gece, bana güzel göründüğümü söylemeni istiyorum.
And each night, the voices around me grow clearer.
Ve bu sesler, her gece daha da etkiliyor beni.
Each night more.
- Ama siz istediniz. Evet ben istedim.
Each night, Orpheus'death returned to his room.
Her gece, Orpheus'un ölümü onun odasına geldi.
Goes straight home from the theater each night.
Her gece tiyatrodan doğruca eve gidiyor.
You hook a schnook, I'm invited to Hamburger Heaven for dinner and Loc shows up each night with a man from the drugstore with more shower caps and quarts of aspirin.
Sen bir salağı cezbediyorsun, ben bir hamburgerciye davet ediliyorum ve Loc her gece eczanede tanıştığı birini getiriyor daha çok duş başlığı ve bir kutu aspirinle.
We'll agree each night before we start on the general content of the show.
Her akşam hava kararmadan şovun genel bir provasını yapacağız.
She comes for a couple of hours each night to keep me company.
Her gece bana arkadaşlık etmek için birkaç saatliğine gelir.
Each morning and each night I prayed to the gods for your safe and speedy return.
Her sabah ve her gece sizin sağlığınız ve bir an önce geri dönmeniz için tanrılara dua ettim.
And each night Pharaoh will return to the east by the river which runs under the earth.
ve her gece, Firavun, dünyanın altından akan nehirlerle, doğuya geri dönecek.
Wonderful moon at night, each night a little bigger, rising a little farther to the left, taking a little longer to reach the trees on the right.
Geceleri ay harika, her gece biraz daha büyüyor biraz daha sola yükseliyor sağdaki ağaçlara ulaşması biraz zaman alıyor.
The call of the phantom stagecoach that used to pass by here each night 200 years ago.
Bu hayalet posta arabasının sesi. 200 yıl önce her gece buradan geçermiş.
I have a footman - Oh, he's a very old man - and each night he goes from one room to the other, lighting the empty lamps until the great dark rooms are a blaze of light.
Biliyor musun, yaşlı bir uşağımız var... oldukça yaşlı... Her gece bir odadan diğerine... lambaları yakamaya gider... ta ki o koca karanlık odalar aydınlanana dek.
Each night brings the black embrace of loneliness.
Her gece yalnızlığın kara kucaklayışını getirdi.
Thereupon the legend goes her ghost roamed about each night with utmost dignity and charm, with her head tucked underneath her arm.
Efsane bu minval üzere devam eder. Onun hayaleti kafası kolunun altında her gece kurum satarak ve çekici bir biçimde, etrafta dolaştı.
Tonight as each night at the same time we bring you Prof. Platoff! Today's subject : "Work it out yourself."
Her akşam bu saatte olduğu gibi, bu gece de Profesör Platov'un programı "Yeniden Düşünme Zamanı" başlıyor.
I've watched her tomb each night since she was interred three days ago.
Üç gün önce gömüldüğünden beri her gece mezarını gözetliyorum.
I knitted it in the dark each night.
Bunu her gece karanlıkta ördüm.
Each night at 10 : 00 you'll be awakened with sandwiches and two glasses of wine.
Her gece saat 10'da sandviç ve iki bardak şarapla uyandırılacaksın.
It's strange that I had to fall ill to learn to take each day and each night... as a gift from God. Without struggle.
Her gecenin, her günün Tanrı'dan bir hediye olduğunu öğrenmek için... hasta düşmem gerektiğini görmek çok tuhaf.
You said that someday if you could have your wish, you would sleep each night so you could see the stars.
Demiştin ki bir gün bir dilek tutacak olursam... her gece uyurken yıldızları seyredebilmeyi dilerdim.
I sit here each night and the sound of it makes me wince!
Her gece burada oturuyorum ve sesinden irkilmeye başladım artık.
The wolf and the lamb who meets on that stormy night... their feelings for each other are so pure and sweet, isn't it?
Fırtınalı bir gecede tanışan kurtla koyunun birbirini umursaması güzel, değil mi?
I've slept with it in my hand each night.
Her gece elimde onunla uyudum.
They will when they hear the things you and Bob said to each other the other night in Irene's apartment.
Bob'la senin Irene'in evinde söylediklerinizi... duyunca inanırlar.
Now good night, and make each other happy.
İyi geceler artık, birbirinizi mutlu edin.
This to me in dread and secrecy did they impart and I with them the third night kept the watch, where, as they had reported, both in time, form of the thing, each word made true and good, the apparition comes.
Gizlice gelip, bana anlattılar bunu titreyerek. Üçüncü gece, ben de nöbete gittim onlarla. Anlattıklarına tıpatıp uyan saatte ve kılıkta görüntü geldi yine.
If you go to school all day, and I work all night, we'll never see each other.
Dünya kimin umurunda? Konu biziz. Tüm gün okulda olursan gece çalışıyorum, görüşemeyiz ki!
After which we're going to say good night to each other.
Yemekten sonra bir birimize iyi geceler diyeceğiz.
I died a little more each day and I died more at night.
Her gün yavaş yavaş ölüyordum, geceleri daha da fazla.
Wake at the crack of dawn, stumble over each other in search of goods stolen in the night.
Şafak sökerken kalkın, gece çalınan eşyalarınıı ararken çarpışan mahkumlar.
Order each man to stand at arms all through the night and to raise his voice in loud battle cries.
Tüm askerlere emir verin, tüm gece silah elde seslerini savaş naralarıyla yükseltsinler.
IF IT HADN'T RAINED LAST NIGHT, WE'D HAVE MISSED EACH OTHER.
Dünkü fırtına olmasaydı beni bulamazdın.
Cup each, night and morning'.
Gece ve gündüz kupalarıı dolu tutsun.
Now, I noticed the men were dancing with each other in the canteen the other night.
Şimdi, geçen gece kantinde baktım, erler birbirleriyle dans ediyorlar.
Each morning I wake up, I'm disgusted with myself with what I did the night before.
Her sabah uyandığımda, kendimden iğreniyorum, bir önceki gece yaptıklarımdan.
Two mistakes in the same night and they canceled each other out.
Aynı gece iki hata birden ve bu hatalar birbirini giderdi.
Each year on the night before August 23, you can hear Gråvik's screams.
Her yıl 23 Ağustostan önceki gece Gråvik'in çığlıklarını duyabilirsiniz.
He writes me a letter a day, even when we see each other in New York every night.
Ve yoksul. New York'ta birbirimizi hergece gördüğümüz halde Bana hergün yazar,
Why should even a millionaire want to give each of us 10 thousand dollars to spend one night in a gloomy old house?
Neden bir milyoner bu kasvetli evde bir gece geçirme karşılığında her birimize onar bin dolar versin ki?
You will use it twice each week at night while you are saying the Miserere.
Haftada iki kez geceleri Miserere söylerken kullanacaksın.
The night herders. Two to each one of'em.
Gece bitiyor, hepsini götüreceğiz.
I believe this very night, all over the world, men and women are saying to each other "I love you" when what they really mean is "I desire you".
Ben bu gece, dünyadaki tüm kadın ve... erkeklerin, birbirlerine "seni seviyorum" dediklerinde... gerçekte "seni arzuluyorum" anlamına geldiğine inanıyorum.
Two ships that pass in the night should always buy each other breakfast.
Yolları kesişen iki yabancı daima birbirine kahvaltı ısmarlamalıdır.
Each taught the other his language and his culture until late at night.
Geceleri geç saatlere kadar her biri diğerine kendi dilini ve edebiyatını öğretiyordu.
In Rome I'll introduce you to my mother and we'll see each other every night.
Roma'ya gidince seni annemle tanıştıracağım. Her akşam birbirimizle görüşürüz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]