English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ F ] / Found this

Found this translate Turkish

12,363 parallel translation
I found this on the Internet.
Bunu internette buldum.
Besides... I found this in Chekov's locker.
Ama ben Chekov'un zulasını buldum.
But I found this.
Fakat bunu buldum.
You found this for me, didn't you?
Bunu benim için buldu, öyle değil mi?
I just found this over there.
Az evvel orada buldum.
You guys, Alice and I found this really cool thing.
Arkadaşlar, Alice'le harika bir şey bulduk.
Who found this one?
Bunu kim buldu?
I found this the other day.
Bunu geçen gün buldum.
We found this shell just there by the wall.
Bu kabuğu bulduk, boyası bu duvardaki gibi.
I found this in my old jacket.
Eski ceketimde bunu buldum.
Found this in Drake's bag.
Bunu Drake'in çantasında buldum.
And when she arrived... she found this.
Yanına geldiğinde... bunu bulmuş.
I found this roof I can climb up to.
Tırmanarak çıkabileceğim bir çatı buldum.
I found this place when I was a child.
Ben küçükken bu yeri buldum.
I heard a struggle and then I found this.
Bir kavga duydum sonrasında da bunu.
I found this hidden in one of Danielle's picture frames.
Bunu Danielle'nin fotoğraflarından birinde buldum.
Then I found this letter or what's left of it anyways.
- Sakin olun. - Koduğumun çocuğu! Bırak beni!
They never found this room.
Bu odayı hiç bulamadılar.
Well, Maggie... clearly nobody ever found this place.
Maggie burayı kimsenin bulmadığı apaçık ortada.
There's no way we would have found this place if it wasn't for her.
Eğer o olmasaydı biz de burayı hayatta bulamazdık.
I just found this cat, and he's hurt himself.
Bu kediyi buldum, yaralanmış.
And you say you found this on the defendant's person, Detective?
Ve sen onu, bu adamın üstünde bulduğunu söylüyorsun?
Because, if we found this out in a month, you better fucking believe that the mole can do the same thing.
Çünkü, bunu bir ay içinde bulursak köstebeğin de bulabileceğine inansan iyi edersin.
I found this in Shattuck's office.
Bunu Shattuck'ın ofisinde buldum.
I found this on my windshield this morning.
Bu sabah arabamın camında buldum.
Well, my kids found this very old chest in the attic.
Çocuklarım tavan arasında eski bir sandık buldu.
My mom found it in this scrapbook.
Annem albümün içinde bulmuş.
If this tape recording is found, deliver it to Father Jenkins Saint Matthews Parish.
Bu ses kaydını bulan olursa Aziz Matthew Kilisesi'ndeki Peder Jenkins'a teslim etsin.
I found a townhouse for us this summer.
Bu yaz için şehirde bir ev buldum.
Beg pardon, but this is the dog that found the cave.
Af edersiniz, mağarayı bulan bu köpektir.
I finally found the address and drove up from Pittsburgh last night. I went by this morning, couldn't get in, but I did see something that interested me. Yeah?
nihayet adresini buldum ve Pittsburghdan dün gece geldim bu sabah uğradım içeri giremedim ama ilgimi çeken bir şey gördüm öylemi ne gördün?
This can't be the half your old man found. It most certainly is.
bu senin ihtiyarın bulduğu yarı olamaz nerdeyse öyle bu liste,
This is Porter Wren, the investigative reporter who found the girl.
Bu Porter wren,.. ... kayıp kızın bulunmasını sağlayan araştırmacı gazeteci.
This gentleman found your Wallet.
Bu beyefendi cüzdanını buldu.
This gentleman found your wallet.
Bu beyefendi cüzdanını buldu.
Suddenly, I found myself at the bottom of this very lagoon.
Aniden körfezin dibinde buldum.
When we see this, it means the person does not want to be found.
Bunu gördüğümüzde, bunun anlamı o kişi bulunmak istemiyor demektir.
The mom said she was in the shower when it happened, washing her hair, but they found all these hairs in the sink drain and only this one in the shower.
Anne olay esnasında duşta... olduğunu, saçını yıkadığını söyledi, Ancak gider drenajından tüm tüyler alındı. Ama bir tane bulunda.
But I found your hook. And, you're right, this Tamatoa guy really likes his treasure.
Ama kancanı buldum ve haklısın bu Tamatoa hazinelerden gerçekten hoşlanıyor.
If my parents found out I took this out, they'd kill me.
Babamlar bunu aldığımı öğrenirse beni öldürürler.
Bill Peterson... whose body was found outside his home earlier this evening.
Bill Peterson... Kimin bedeni evinin dışında bulundu Bu akşamın başlarında.
I found a snake this big.
Bu kadar büyük bir yılan buldum.
A student found dead in his rooms at Carlyle College this morning.
Bu sabah Carlyle Üniversitesinde bir öğrenci ölü bulundu.
She was found dead this morning about three miles from here.
Bu sabah, buradan yaklaşık 3 mil ötede ölü bulundu.
Did you hear about this dead girl found on the lake road yesterday?
Dün göl yolunda ölü bulunan kızı duydun mu?
Well, we haven't been able to find him yet, but we found Bruce's car on the estate earlier this evening.
Daha ona ulaşamadık henüz fakat Bruce'nin arabasını bu akşam bir arsada bulduk.
And he's telling me about this piece that he's found that he thinks I might like.
Adam da bana ilgimi çekebileceğini düşündüğü bir mobilya bulduğunu söylüyor.
If she can be found... and sets foot within this precious coven... I will hold you, Semira, personally responsible... - for controlling her.
Bu kız bulunup da bu kıymetli meclisimize ayak basarsa onu kontrol altında bulundurmaktan seni sorumlu tutacağım, Semira.
- Everything is staying right where we found it, this is crazy right now.
- Tamam. - Her şeyi burada bırakmalıyız. İş iyice çığırından çıktı.
This isint just happeing to you... many kids disappear here... and are never found...
Bu sadece senin başına gelmiyor. Burda bir sürü çocuk kayboluyor ve hiç bulunmuyor!
He found out there was gold on this island.
Bu adada altın olduğunu öğrenmiş.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]