English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ A ] / And your mother

And your mother translate Turkish

7,329 parallel translation
Fuck you and your mother.
Hem seni hem ananı.
And your mother.
Annene de.
- Oh, it's not an old swing. Honey, this is the one you and your mother used to use.
Bilmiyorum tatlım bu annenin kullandığı eski bir salıncak.
And we're very proud of you, and your mother would be very proud of you.
Bunu biliyorsundur. Seninle çok gurur duyuyoruz. Annen de seninle gurur duyardı.
We all let loose, and your mother too, she started dancing easily among her class.
Hepimiz gevşemiştik, annen de öyle herkesin içinde dans etmişti.
Then people will see his guilt, and your mother will be set free.
Yaparsan insanlar onun suçlu olduğunu anlar ve annen özgür kalır.
Including your father... and your mother.
Baban ve annen de dahil.
You and your mother seem healthy, but... She does not seem well.
Sen ve annen sağlıklı görünüyorsunuz, ama o pek iyi görünmüyor.
I suggest you and your mother take whatever time you have... to come to terms with the facts of the case.
Sana ve annene durumun gerçekleriyle yüzleşmeniz için kendinize bir süre tanımanızı öneriyorum.
And your mother-in-law?
- Kaynananız nerede peki?
And your mother bibbidi-bobbidi-booed the living daylights out of her.
Annende onu Bibbidi-bobbidi-boo diyerek baştan değiştirdi.
"And the only people she cared about was your mother and you."
"Onun umursadığı insanlar sadece sen ve annendi," dedi.
And then I'm gonna be your mother... And your sister
Sonra senin hem annen hem de kardeşin olacağım.
Your mother's a slut and you're a bastard.
Annen kahpenin teki, sen de piçsin.
Stand really, really still, Dunnybum. Or I'll come round to your house tonight and kill your mother, the slut.
Hiç, hem de hiç kıpırmadan dur Dunnybum yoksa bu gece evine gelir annen olacak kaltağı öldürürüm.
But you, you and your mad mother, you're evil!
Ama sen, sen ve çatlak annen. Şeytansınız siz!
"Stand... stand... stand really, really still, Dunnybum," "or I'll come around to your house tonight" "and kill your mother, the slut."
Dedi ki, kıpırdama Dunnybum yoksa bu gece evine gelip annen olacak kaltağı öldürürüm.
Your mother was a good Catholic and everything, but when it comes my time to go, just throw me on the fire and feed me to the fish.
Annen iyi bir Katolik'ti falan tamam ama benim gitme zamanım gelince beni ateşe at sonra da balıklara yem et gitsin.
You know, you have your mother's nose, and not much else.
Annen gibi ev işlerinden anlamadığını biliyorsun.
But with your mother's busy schedule, and given that you are still a minor in need of supervision, this court cannot take the chance you will fail to meet these requirements.
Fakat, annenin meşgul olması ve seninde gözetim altında olman gerektiği göz önüne alındığında. Mahkeme bu koşullara bağlı olarak oluşabilecek olumsuzluğu kabul edemez.
Your mother has informed me that your father, Jim T. Wallace, is alive and well, and has agreed to look after you for the remainder of your 17th year, and / or until you comply with this court's order,
Annen beni bilgilendirdi. Baban, Jim T. Wallace sağ ve sağlıklı.Ve 17'ni doldurana kadar sana göz kulak olmayı kabul etti. Eğer tüm bunlara boyun eğersen serbest bırakılacaksın.
And where's your mother? Where is she?
Annen nerede?
- Milan is one of your mother's undiscovered writers, but he's written a book, a good book, and I'm going to make sure it sells.
Milan annenin keşfedilmemiş yazarlarından ama öyle iyi bir kitap yazmış ki satacağına da garanti veriyorum.
Your goddamn pain in the neck mother said it was too late to come by, but your phone's been busy for weeks and...
O lanet başbelası annen, geç geleceğini söyledi, ama telefonu haftalardır meşgul ve...
Your mother and father only met once.
Annen ve baban sadece bir kez tanıştı.
I take it your mother and father didn't get along?
Bu, annenle baban iyi geçinemiyordu demek mi oluyor?
The next step is to tell your father and mother,
Bundan sonra annene babana "Ben o kızı istiyorum" dersin.
And does your mother still work at the laundry?
Anneniz hala orada çalışıyor mu?
And then after I'm done destroying you, I'll take a picture of what's left... of your body, and I'm gonna text it to your mother.
Seni mahvettikten sonra da vücudundan kalanların resmini çekip anne mesaj atarım.
Your mother, your father, you and your wife.
Annen, baban, sen ve senin karın.
Girls, your mother and I are getting divorced.
Kızlar, annenizle boşanıyoruz.
Or onion juice to prevent serious consequences. And no need to tell your mother about all this.
Ya da ciddi sonuçları önlemek için soğan suyu ve bütün bu olanlardan annene bahsetmene de hiç gerek yok.
And tell your mother.
- Annene de söyle.
I was your surrogate father for years, and, you know, that doesn't end just because your mother and I are no longer legally bound.
Yıllarca senin üvey babandım, biliyorsun ve bu durum, sırf annenle ben artık beraber değiliz diye sona erecek değil.
Okay, you know, what you girls may not understand about your mother is she is, and has always been, incapable of taking responsibility for her own life.
Tamam, siz kızların anneniz hakkında anlamadığınız bir şey var ise o da, onun kendi hayatının sorumluluğunu asla üstüne almayan birisi olduğudur.
Just because your mother and I no longer share a marital bed...
Sırf annenle ben aynı yatağı paylaşmıyoruz diye...
Your mother and I, we've been talking, and she, or we, thought that maybe you and I should get married.
Annen ve ben bir süredir konuşuyoruz ve annen, ya da ikimiz, düşündük ki belki de senle ben evlensek iyi olur.
But take my advice... And do not try to contact your mother on your own anymore.
Ama benden sana bir tavsiye artık annenle tek başına irtibata geçmeye çalışma.
And, Scott, are you really gonna go off on another tour of duty, put your mother through the wringer again?
Scott, yine göreve mi çıkacaksın? Anneni yine üzecek misin?
If you wanna humiliate your mother, go try and do it someplace else.
Anneni aşağılamak istiyorsan bunu başka bir yerde yap.
If you don't, I'll kill your mother while I'm fucking her and then I'm gonna come back, chop your dad's dick off and feed it to him.
Durmazsan, anneni sikerek öldürürüm. Sonra geri gelip babanın sikini keser ve ona yediririm.
And what exactly did your mother tell you?
Peki annen tam olarak sana ne dedi?
And what exactly did your mother tell you?
Peki annen sana tam olarak ne dedi?
That you think they're all a bunch of drunk losers. And that your mother killed herself because she couldn't take it anymore.
Hepsini bir avuç alkolik ezik olarak gördüğünü annenin de buna artık dayanamadığı için kendini öldürdüğünü söyledi.
I totally do not blame you for your mother trying to kill my parents and stuff.
Annenin ailemi öldürmeye çalışması yüzünden kesinlikle seni suçlamıyorum.
You know, and I totally do not blame your grandparents for inviting everyone in the whole world but my mother to their stupid christening.
Bende saçma vaftiz törenlerine benim annem dışında dünyadaki herkesi davet etmelerinden dolayı büyükanneni ve büyükbabanı kesinlikle suçlamıyorum.
Your mother is mistress of evil and I've got the poster parents for goodness.
Annen kötülüğün ve benim ailemde iyiliğin timsali.
And I hope, for your sake that you look like your mother.
Umarım, senin iyiliğin için, annene benzersin.
He and I never talked after your mother left.
Annen ayrıldıktan sonra o ve ben asla konuşmadık.
You have never known for a fact that your father and Elizabeth were together before your mother left.
Asla bir şey bilmiyorsun, baban ve Elizabeth'in Anneniz gitmeden önce beraberdik.
And the DNA proves that they definitely belonged to your mother.
Ve DNA, kesinlikle annene ait olduklarını ispatlıyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]