English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ M ] / Maybe next time

Maybe next time translate Turkish

1,203 parallel translation
And maybe if you're really lucky next time you won't have to hear the case at all. Maybe next time you'll do it right!
Belki çok şanslıysan, bir dahaki sefere davasını hiç dinlemezsin.
But maybe next time you wrestle animals, you should be sober.
Ama bir daha hayvanlarla güreşirken ayık olmalısın.
Well, maybe next time you'll know better.
Bir dahaki selere aynı hatayı yapmazsınız.
Maybe next time.
- Gelecek sefere.
Well, I didn't get the ruling I wanted, but maybe next time.
İstediğim karar çıkmadı ama belki gelecek sefere.
Maybe next time her mom could come.
Belki bir dahaki sefere annesi de gelir.
Yes, well, maybe next time you'll just wait and see.
Evet, Bence bir dahaki sefere bekleyip görsen daha iyi olur.
Maybe next time you're in Martinique you'll be single.
Belki bir dahaki sefere Martinique'da yalnız olabilirsin.
- Maybe next time.
- Belki bir dahaki sefere.
Maybe next time, we'll stop over for a few days.
Belki gelecek sefer birkaç günlüğüne uğrarız.
Well, maybe next time.
Belki bir dahaki sefere.
Maybe next time, Cat.
Belki gelecek sefer, kedi.
Maybe next time.
- Sen de gelmeliydin. - Belki bir sonraki sefere.
Maybe next time you won't jump down my throat.
Bir dahaki sefere boğazımı sıkmazsın artık.
But maybe next time you'll be a little more responsible and do things on time so I could be proud of you.
Ama belki gelecek sefere biraz daha sorumlu davranıp vaktinde yaparsın. Ben de seninle gurur duyarım.
I'm just saying maybe next time give it a little more oomph.
Sadece gelecek sefere belki biraz daha şevk göstersen diyorum.
Maybe next time you're not so lucky.
Belki gelecek sefere bu kadar şanslı olmazsın.
Maybe next time, we find you a new leash.
Belki daha sonra sana yeni bir tasma alırız.
Maybe next time.
Belki bir dahaki sefere.
YOU KNOW, SHE COULD HAVE WON, YOU KNOW, AND MAYBE NEXT TIME SHE WILL...
O da kazanabilirdi, belki gelecek sefere kazanır.
Maybe next time
Gelecek sefere
Maybe next time we'll actually make it to the bed.
gelecek sefere gerçekten yatakta yapabiliriz.
No. Maybe next time.
Hayır, belki başka sefere.
Maybe next time you'll leave out the halftime show.
Ne? Belki birdaha yarışın sonunda gelmezsin.
Maybe next time you'll take some notes. We racing?
Belki sen de yapacaklarını hatırlarsın.
Maybe next time he'll see a nice quiet stakeout.
Belki de bir dahaki sefere çok hoş bir sınır görecek!
- I'm sorry, boys. Maybe next time.
- Belki gelecek sefere.
Maybe next time, right?
Belki gelecek sefere ha?
Maybe next time I try to help you, you'll listen.
Belki bir daha size yardım etmek istediğimde, beni dinlersiniz.
There's a secret path. Maybe next time.
Belki bir dahaki sefere.
- Maybe next time I'll get to meet Lou.
- Bir dahaki sefere Lou ile tanışırım belki.
MAYBE NEXT TIME YOU WANNA DO SOMETHING NICE FOR DANNY, YOU'LL THINK TO YOURSELF, " OOH. LAST TIME I DID THIS,
Belki bir daha Danny'ye iyilik yapmak istediğinde "Bunu son yaptığımda jinekoloğumu kaybetmiştim." dersin.
I was thinking maybe it's time you and I progressed to the next stage.
Düşünüyordum da, artık sonraki aşamaya geçebiliriz belki de.
Maybe there won't be a next time.
Belki bir daha olmaz.
- Can I intubate? - Maybe next time.
- Tüp yutturabilir miyim?
Yeah, maybe it'll be love next time, you know what I'm sayin'?
Belki gelecek sefer oturup birer bira içebiliriz.
Till next time, maybe.
Bir dahaki sefere görüşene kadar.
- Uh, no-no, thanks. Maybe next time.
Hayır, teşekkürler.
For next time, maybe?
Bir dahaki sefere geldiğimde belki?
No, I gotta run an errand, so next time--and maybe it's me,
Hayır. Biraz işim var, bir dahaki sefere... belki de benden kaynaklanıyordur.
Maybe next time.
Belki gelecek sefere.
And maybe to fille it away, in case it's a long time before the next one.
Ve belki dosyalamak için. Bir sonraki uzun süre sonra olursa diye.
Maybe, next time, we'll get lucky.
Belki bir dahaki sefere şansımız yaver gider.
Yeah. I do want to see you. But maybe we ought to get out of the house next time.
Seni görmek istiyorum tabii ki... ama belki evin dışında ve insanlarla beraber... olmalıyız.
NEXT TIME, MAYBE YOU SHOULD RENT "BUTTHOLE BOYS".
Ben tam puan vermiştim.
Next time we talk, maybe I could finish a sentence or two.
Bir dahaki konuşmamızda, Belki cümleti bitirir ikinciye geçeriz.
Well, maybe the next time you'll be more willing to ask for some help
Will'in ailesinin evliliğini kurtarmanı istemem çok mu? - Ama- - - Hadi ama.
Next time you come, I'll have you lifting furniture, maybe fixing shutters.
- Arada bir mobilyaları kaldırmama yardıma gelirsin.
Maybe. Next time we'll have to use a few more.
Gelecek sefer bir iki tane ekleriz.
Like, the next time we go on a trip... remind me to pick someplace a little less exciting... like maybe a librarians'convention?
Bir dahaki sefer, bir geziye gitmek yerine kütüphaneciler kongresi gibi daha az heyecan verici bir yerlere gitmeyi bana hatırlatır mısın?
Maybe you do that next time you get married.
Belki bir daha evlendiğinde sen de aynısını yaparsın.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]