English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ S ] / Stop what

Stop what translate Turkish

5,919 parallel translation
- Reggie, please stop. Please stop. - Stop what?
Lütfen dur, lütfen dur.
- Stop what?
- Neyi keseyim?
The assassin's bullets... will not stop what my father began.
O katilin kurşunu, babamın başlattığı şeyi durduramayacak.
- Stop what? Acting like you care.
- Beni umursuyormuş gibi davranmayı.
Stop what you're doing!
Ne yapıyorsunuz orada!
Stop what you're doing!
Ne yapıyorsanız durun!
- Stop what?
- Ne yeter?
I stop to see what the trouble is, and this is the important part you don't know me.
Sorun ne diye bakmaya geleceğim ve burası çok önemli, beni tanımayacaksınız.
When she stop talking He stare at her blankly, not knowing what to say
Kadın susunca boş gözlerle ona baktı, söyleyecek söz bulamıyordu.
It just means you're not gonna let the fear stop you from doing what you want to do.
Sadece yapmak istediğin şeyi korkunun engellemesine izin vermemen demek.
What are you doing? Stop it!
Ne yapıyorsun?
You can stop asking me questions and do what I told you.
- Soru sormayı bırakıp, dediklerimi yap.
Why don't you eat once in a while and stop worrying about what I do?
Neden sen de yiyip benim yaptığımı yapmıyor ve düşünmekten vazgeçmiyorsun?
Stop congratulating me! - What?
Tebrik etme!
What, Oliver, wait, why did the music stop?
- Müzik niye durdu?
Stop jumping like a little bitch is what I suggest.
Küçük bir fahişe gibi zıplamamanı öneririm.
Stop! - What?
Ne var?
- What do you mean, "stop"?
- Dur derken?
That's what I mean. You don't stop.
Böyle devam edin.
I can just feel it. I can't stop thinking about what he just said. About how I had the guy and then I let him go.
Adamı yakalayıp serbest bırakmam hakkında söylediklerini düşünüp duruyorum.
- Stop what? - Please stop.
- Lütfen dur.
She's gonna get what's coming to her, and there's nothing that you or anyone else can do to stop me, OK?
O, başına geleceklere hazır olsun, çünkü ne sen, ne de başka biri, beni bundan alıkoyabilir, anladın mı?
I can't stop you from leaving but tell me, what can I do for you.
Ama senin için ne yapabileceğimi söyle.
What can the gods do to stop me when I have the power over life and death?
Yaşamın ve ölümün ötesinde bir gücüm varken tanrıların beni nasıl engelleyecek?
I don't even know what I'm looking at there. Guess I can't stop you, huh?
Sanırım seni durduramayacağım he?
If you want to actually experience life, then you've got to stop being so reasonable all the time, you've got to stop hoping things are just gonna get better, and you've got to accept what you've got.
Dünyayı gerçekten tecrübe etmek istiyorsanız sürekli mantıklı olmaya çalışmayı bir kenara bırakmalı işlerin kendi kendine düzeleceğini ümit etmeyi kesmeli ve elinizdekinin kıymetini bilmelisiniz.
I'm saying, if you leave and you show you do not care, what is to stop him from favoring his other sons?
* I'm saying, if you leave * and you show you do not care, what is to stop him * from favoring his other sons?
What can I do to stop them that the Holy Mother cannot do?
Onları durdurmak için, Kutsal Ana'nın yapamadığı ne yapabilirim?
What are you doing? Stop.
- Hey ne yapıyorsunuz?
What's it gonna take to stop you?
Seni durduracak nedir?
Stop. And they have to figure out what they did wrong, and they talk it out for $ 10,000 over three months.
Ve neyi yanlış yaptıklarını anlarlar ve $ 10,000 için üç ay boyunca konuşurlar.
No, stop. What are you doing?
Ne yapıyorsun?
And what- - I'm-I'm supposed to stop them?
Benim de onları durdurmam mı gerekiyor?
And until I know what happened to him, I am not going to stop looking for him.
Ona ne olduğunu bulana kadar aramaktan vazgeçmeyeceğim.
I can't stop thinking about what happened to me.
- Şimdi kendimi düşünmeye başlayamam.
Wait! What are you doing? - Stop it!
Ne yapıyorsun?
From what I can see, you're not going to stop.
Gördüklerimden anladım ki siz durmayacaksınız.
But whoever he is, he's strong and he won't stop until he gets what he wants.
Fakat her kimse güçlü birisi ve istediğini alana kadar da durmayacak.
Stop it, what's wrong with you?
Kes şunu! Derdin ne senin?
How do we stop him? I don't want either of you to do what needs to be done.
İkinizin de yapılması gereken şeyi yapmasını istemiyorum.
Stop looking over your shoulder at what other people have.
Başka insanların sahip olduğu şeylere kafanı takmayı bırak artık.
Like I can't stop thinking about what happened at my party... and about what you said.
Partide olanları düşünmeden edemiyorum ve bana söylediklerini.
I'll stop the car keep your throne on the other side of the road you can do what you need to... alright...'?
Arabayı durdururum tahtını yolun diğer tarafına götürüp ne yapman gerekiyorsa yaparsın. Tamam mı?
Stop looking at me with those eyes and see me for what I am.
Bana o gözlerle bakmayı bırak ve beni olduğum gibi gör.
They are people who fight for you, who you fight for, and if this family endeavors to stop you from making a tragic error of the heart, then, by all means, express your discontent, but what you do not do
Aile senin için savaşanlara denir. Uğruna savaştığın şeydir. Eğer bu aile seni ciddi bir hata yapmanı engellemeye çabalıyorsa durumdaki hoşnutsuzluğunu belirtiyorsa bu durumda yapman gereken tek şey aileni terk etmemektir!
It's amazing what happens when you stop fighting what you are.
Kendini olduğun gibi kabul etmek muhteşem bir şey.
But I couldn't stop playing "what if."
Ama "ya" demekten de kendimi alamadım.
What kind of tea would you like me to stop creaming the mother of my unborn child's feet for and make for you, Hannah?
Doğmamış çocuğumun annesinin ayaklarını kremlemeyi bırakıp sana nasıl bir çay yapmamı istersin Hannah?
Stop! - What the fuck is wrong with you?
- Sorunlu musun sen ya?
What next, rest-stop bathrooms?
Sonra neresi? Mola tesisi tuvaleti mi?
My Amy is laser-focused, and we will not stop until we get what we want.
Benim Amy'm lazer odaklıdır, ve istediğimizi alana dek de durmayacağız.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]