English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / This is awkward

This is awkward translate Turkish

851 parallel translation
God, this is awkward, um,
Tanrım, bu garip!
Look, I know this is awkward for all of us, and, Barb, all I ever wanted in Seattle was to disappear with you.
Bak, çok garip bir durum olduğunun farkındayım ve Barb, Seattle'da tek istediğim seninle ortadan kaybolup geriye bakmamaktı.
This is awkward, but since I was the contact on this deal, I'll get grief if there's any trouble for the syndicate.
Münasebetsiz bir şey, ama bu anlaşmayla bir bağlantım olduğundan beri kartel için bir sıkıntı çıkıp çıkmayacağı hep içime bir tasa oldu.
This is awkward.
Sizin için belki.
I know this is awkward, me being a cartoon and all.
Bunun garip olduğunu biliyorum, benim çizgi film karakteri olduğum düşünülürse.
This is awkward.
Bu çok korkunç.
This is awkward.
Hiç kullanışlı değil.
I know this is awkward.
Biliyorum, yakışık almadı.
- This is awkward.
- Çok münasebetsiz bir durum.
I know this is awkward, but you'll be leaving town soon.
Bak, garip geldiğini biliyorum ama yakında bu şehri terk edeceksin.
This is awkward.
Bu ç ok tuhaf.
This is awkward for me.
Bu bana garip geliyor.
This is very awkward, sir.
Bu çok garip efendim.
This is very awkward.
Bu çok münasebetsizce.
This is an awkward situation, Mademoiselle...
Bu uygunsuz bir durum matmazel...
This is - This is very awkward.
Bu çok uygunsuz oldu.
What is the meaning of all this? This is most awkward.
Bütün bu olanların anlamı ne?
Is she still harping on her table and how awkward it is to serve from this?
Hala masa hakkında söyleniyor ve onun çok garip olduğunu söylüyor, değil mi?
I imagine this is more awkward for you than it is for me.
Sanırım benden daha zor bir durumdasınız.
Blast! This is awkward.
Kahretsin!
This is a little awkward, but, are we to understand that you're no longer Mrs. White?
Bu biraz tuhaf ama, Bayan White olmadığınızı söyleyebilir miyiz?
This is a little awkward to say, but I'm...
Bunu söylemek biraz tuhaf, ama ben...
This is a bit awkward, but Mama's death eliminates certain expenses.
Bu biraz tuhaf ama annemin ölümü, bazı masrafları azalttı.
Is this an awkward moment?
Uygunsuz bir zamanda mı geldim?
This is a bit awkward.
Bu biraz garip.
Yes, but, look, to be frank, it is a little awkward this evening.
- Bu akşam biraz uygunsuz. - Merhaba.
This question is a bit awkward, but I'm afraid I'm gonna have to ask - was there ever another man in her life?
Bu soru biraz münasebetsiz olacak, ama korkarım sormak zorundayım. Anlıyorum. Hayatında hiç başka bir erkek oldu mu?
Even if he would, this affair with Tono has put me in an awkward position as well.
Etse bile, Tono ile olan bu iş beni mahçup duruma düşürür.
This is most awkward.
Bay Stubbs. Bu çok münasebetsiz oldu.
Must be awkward for a wretched cyclist with a blow-out to have to wheel his mount all this way to get our expert to fix it.
Bîçare bisikletçinin birinin, büyük ustaya ulaşmak için bu tepeyi, patlak tekerleklerle aşmaya çalışması yorucu bir iş olsa gerek.
This is really awkward.
Bu çok garip.
This new mechanic is so awkward.
Yeni teknisyen çok sakar.
I know this is a very awkward time to do this but I want to break up.
Zamanın pek uygun olmadığını biliyorum ama ayrılmak istiyorum.
This is a bit awkward.
Bu biraz tuhaf bir durum.
This is an awkward moment for me, Mr. Melon... since I realize you're a highly respected member... of our business community.
İş camiamızda saygın biri olduğunuzu öğrendiğimden beri bu benim için garip bir durum, Bay Melon.
This is very awkward.
Oldukça tuhaf bir durum.
Could you at least pretend that this is an awkward situation for you.. .. me showing up while you're getting ready for a date.
Hiç değilse, sen bir randevuya hazırlanırken böyle çıkıp gelmem tuhafmış gibi yapamaz mısın?
Cliff, I know this is an awkward moment. Couldn't we just somehow get past it? I'm for that.
Cliff, çok gergin bir an olduğunun farkındayım ama bu anı hemen geçemez miyiz?
This is so awkward. Here.
Çok kötü yapılmış burası.
Listen, this is kind of awkward.
Bu durum biraz tuhaf.
Eh, Congressman, this is where it gets awkward.
Eh, Sayın Kongre üyesi, bunu idare etmek güç olacak.
Oh, this is an awkward situation.
Oh, garip bir ortam oldu.
Well, this is a little awkward, isn't it?
Bu biraz garip, değil mi?
Well, this is getting awkward.
Bu gittikçe garipleşiyor.
This is very awkward.
Bu cok korkunc.
This is awkward.
Bu çok garip.
Of course, but... this is very awkward... how to tell you...
Tabii ki, yalnız, size nasıl anlatsam, biraz aptalca bir şey...
This is really awkward for me.
Benim için çok utandırıcı bir durum.
Well, this is a little awkward, isn't it?
Bu biraz garip oldu, değil mi?
This is a little awkward.
Bu biraz tuhaf oldu.
This is a bit awkward. I mean, I know you two are friends.
İkinizin dost olduğunu biliyorum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]