English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / Touching you

Touching you translate Turkish

1,532 parallel translation
Why do you keep touching your face?
Neden suratını elleyip duruyorsun?
Oh, good. You're not touching yourself.
İyi bari bir yerlerinle oynamıyorsun.
Did you mean something was touching your body by "rustling"?
Bir şeyin gayretle vücudunuzu ellediği anlamına mı geliyor?
Were you able to see someone's hand touching your buttocks?
Kalçanıza dokunan kişinin elini görebildiniz mi?
Todd, you're touching your crotch.
Kasığına dokunuyorsun Todd.
I don't like strange, tall, muscle guys touching you.
Yabancı, uzun boylu, kaslı erkeklerin sana dokunmasından hoşlanmıyorum.
How are you OK with the fact that he's touching you while you're naked?
Çıplakken sana dokunması nasıl sorun olmuyor?
- Excuse me. Would you mind terribly not touching everything?
- Affedersiniz, acaba her şeye dokunmayabilir misiniz?
are you touching me?
Beni kontrol etmeye mi geldin?
You can stop touching things when you're not grounded.
- Topraklaman yoksa bunlara dokunma.
Thank you. That was really... touching.
Teşekkürler, bu çok.. dokunaklıydı.
Like touching me in places you shouldn't have.
Dokunmaman gereken yerlerime dokunman gibi.
You're touching me.
Bana dokunuyorsun.
That's real touching and all, you sticking up for a brother, but y'all need to step aside, right now.
Siyah birini korumanız çok dokunaklı. Hepiniz çekilin, hemen.
- You're touching me.
- Bana dokunuyorsun.
And the only way you could've transmitted it is by scratching one of your own sores and touching another person.
Bunu bulaştırmanın tek yolu yaranı kaşıyıp daha sonrada başka birine dokunmandır.
I don't want you touching this car.
Bu arabaya dokunmanı istemiyorum.
And how were you able to destroy him, just by touching him?
Ve onu sadece tek bir dokunuşla nasıl yok edebildin?
- Hey! Watch where you're touching!
- Nereye dokunduğuna dikkat et!
- Why are you touching his face?
- Niye onun suratına dokunuyorsun?
I'm not even touching you.
Sana dokunmuyorum bile.
Doesn't it feel like you are touching boobs?
Memelere dokunuyor gibi hisstetiriyor değil mi?
Did you know Tatsuo was touching her?
Tatsuo'nın ona dokunduğunu anladın mı?
Assuming he was touching the victim, Obviously, his right arm would come in between you and the victim.
Onun kurbana dokunduğun varsayalım, besbelli, onun sağ kolu sizin ve kurbanın arasına gelmeli.
Man don't want you touching on him.
Adam ona dokunmanı istemiyor.
You're touching my skin.
Cildime dokunuyorsun.
Did you think it was important in 1984 that the Stockton Police Department be advised not only of the information concerning young Mr. Howard, but also that there had been a prior allegation by Nancy Sloan's family of inappropriate touching?
Sizce 1984'te Stockton Polis Teşkilatına küçük Howard olayının yanı sıra ondan önce Nancy Sloan'ın ailesi tarafından yapılan taciz suçlamasını da bildirmeniz gerekmiyor muydu?
Are you touching it and whatnot? Stop it.
Daha başka neye dokunuyorsan durdur.
So touching, especially with you becoming a daddy.
Ne dokunaklı sözler, bilhassa baba olacak biri için.
- You seriously need to stop touching me.
- Cidden, beni ellemeyi bırakman lazım.
Is this how you get your jollies, touching boys? - Whoa.
Demek parkta küçük çocuklara dokunmaktan zevk alıyorsun.
That's touching, but I assume there's more. You bet your sweet ass there is.
Çok dokunaklı ama fazlası olduğunu seziyorum.
Is there a reason you're touching my flowers, Tony?
Çiçeklerime dokunmanın bir nedeni var mı Tony?
If I ever see you touching one of the jugs again I'll really become your worst nightmare.
Bana bak o fabrikadaki küplere dokunduğunu görmeyeyim sıçarım senin babanın şarap çanağına.
It's when you get visions or flashes of the past from touching these objects.
Bu vizyonlar nesnelere dokunduğunuz zaman oluşuyorlar
It was right in front of you and you couldn't resist touching it.
Hemen önündeydim, ama dokunma isteğine karşı koyamadın. Ha.
But if you re-orient people without touching the environment, it'll slip back.
Ama, çevreye dokunmadan insanları yeniden yönlendirirseniz bu sefer geriye dönecektir.
Why are you touching dead, naked people?
Niye ölü, çıplak insanlara dokunuyorsunuz?
What part of inappropriate touching don't you understand?
"Uygunsuz temas" olayının nesini anlamadın sen?
And I mean, touching his arm when you guys are talking is always good and dancing and body contact.
Ve, siz ikiniz konuşurken koluna dokunmak her zaman iyidir ve dans etmek, vücut teması.
But how did you do it? We weren't even touching.
Ama bunu nasıl yaptın?
You should have thought about that when you were touching his cock.
Sikine dokunmadan önce düşünecektin bunları.
What? Hey, why are you touching me?
Niye bana dokunuyorsun?
And when they did that, they would stop, asking me questions, you know, and then touching me everywhere and shouting, abusing.
Ve bunu yaptıklarında, duruyorlar, bana sorular soruyorlardı, bilirsiniz,... ve sonra heryerime dokunuyorlar, bağırıyorlar, iğfal ediyorlardı.
I don't like you touching each other when you talk to each other.
Konuşurken birbirinize dokunmanızdan da hoşlanmıyorum.
Why are you touching me?
Neden bana dokunuyorsun?
But you covered your tracks by touching the body in front of everybody before forensics had a chance to come in and brush it. Or comb it. Braid it.
Ama herkesin önünde cesede dokunarak izlerini kaybettirdin adli tıp gelip adamı fırçalamadan ya da taramadan ya da saçını örmeden...
How many times are you gonna keep touching a hot stove?
Daha kaç kez sıcak sobaya dokunacaksın?
No, No Way You're Touching Me.
Hayır, olamaz. Bana dokunuyorsun.
Why are you touching a dead bird? Throw that away.
Ölü kuşa ne diye dokunuyorsun?
If you're referring to the touching thing, i see it as more of an obstacle than a problem.
Dokunma şeyini ima ediyorsan, onu sorundan çok engel olarak görüyorum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]