English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ C ] / Come out here

Come out here translate Turkish

5,426 parallel translation
Agent Xavier, I didn't come out here to clean up all your messes.
Ajan Xavier, buraya kirli çamaşırlarınızı toplamaya gelmedim.
Somebody is dumping their past out here because... can't you see that no one has come out here since 1994...
Birileri oradan çıkmak zorunda, çünkü 1994'ten beri kimsenin çıkmadığını görmüyor musun?
I like to come out here when I miss them.
Onları özlediğimde buraya gelirim.
I shouldn't have come out here.
Buraya gelmemeliydim.
Just come out here and tell Mr. Gibson's daughter if her father's gonna be okay.
Buraya gelip bay Gibson'ın kızına babasının iyi olup olmayacağını söyleyin.
... could you come out here for a minute?
... Buraya gelebilir misiniz bir dakika?
I didn't come out here to talk.
Buraya konuşmaya gelmedim.
We used to come out here every summer.
Her yaz buraya gelirdik.
Come out here and see kickback!
Gelin bakın size ters tepkiyi göstereyim!
I mean, the cops do come out here at some point, right?
Yani, polisler, buraya bir defa geleceklerdir, değil mi?
I'll pay three times as much if you just come out here...
Üç katı fiyatını öderim, yeter ki buraya gelin.
Come out here.
Buraya gel.
Then Vera called me one day and said... said she wanted me to come out here to discuss something.
Vera bir gün beni aradı ve dedi ki- - Benimle bir şey konuşmak için buraya gelmemi istediğini söyledi.
Okay, first of all, I didn't ask you to come out here.
Tamam, her seyden once, ben buraya gelip seni istemedim.
If we hadn't come out here, she'd still be alive.
Eğer buraya gelmeseydik, o hala hayatta olurdu.
Look, I think you didn't consider... what would happen to her when you set up shop here, but no one does a stretch like you did... without making some mistakes when they first come out.
Bak, sanırım buraya tezgah açtığında ona neler olabileceği konusunu oturup düşünmedin. Ama kimse seninki gibi bir işe kalkışıp da altından hatasız şekilde kalkmayı başaramaz.
Every time I come out here,
Buraya ne zaman adım atsam kendi kendime "Bir gün," diyorum...
"Your street nigger's here, baby. Come on out."
" "Sokak zencin geldi bebeğim, hadi çık."
Come on, get out of here!
Çık git buradan hadi.
I-I'll get out as soon as I can and I'll come right back here and I'll make it up to you, okay?
Elimden geldiğince hemen çıkacağım ve hemen buraya gelip bunu telafi edeceğim, tamam mı?
But I did my research, and when we moved out here I knew that was my opportunity to come find you.
Duygularını incitmek istemedim. Araştırmamı yaptım, buraya taşındığımızda bunun seni bulmam için elime geçen fırsat olduğunu biliyordum.
Come on, let's get the hell out of here.
Hadi, toz olalım buradan.
- Come on! Let's get the fuck out of here.
Buradan siktir olup gidelim.
Or you can just wait here for them to come and get you out of the car.
Onların gelip seni arabadan çıkarmasını da bekleyebilirsin.
We gotta get out of here. Come on.
Buradan çıkmak zorundayız.
One hour before you come back out here looking for your truck
Bir saat sonra buraya gel ve kamyonetine bak.
Let's get out of here. Come on.
Hadi gidelim, yürü.
Come on, let's get you out of here.
Hadi, seni buradan çıkaralım.
Come out here about...
Buraya...
Come on. Out here.
Haydi.
Come on, get out of here.
Hadi, çıkalım buradan.
Thank you. I don't like being out here. Come on.
- Dışarıda olmak pek hoşuma gitmiyor, çabuk olun.
And if I have to come back here for any more of this stalker crap, you're gonna find yourself walking out of your classroom wearing handcuffs.
Bu takip saçmalıkları için buraya tekrar gelmek zorunda kalırsam,... kendini, sınıfından kelepçelerle çıkarken bulursun.
I know it has not come out of this shop since I live here.
Yıllardır buradayım, bir kere bile dışarı çıktığını görmedim.
Why do not you get out of here and never come back?
Git ve bir daha da gelme.
Come on get out of here now.
Yürü, yürü git. Dövüş bitti çoktan, defol burdan.
What I don't get is if you can get out of here, why the hell would you come back?
Anlamadığım şey ise buradan çıkabiliyorsun ama neden geri dönüyorsun?
Em, come here, check this out.
Em, buraya gelsene, şuna bir bak.
My son asked me to come down here to help you out.
Oğlum sana yardım etmem için buraya gelmemi rica etti.
Come on, let's get out of here.
Hadi, gidelim buradan.
Once again, I find myself taking time out of my busy schedule to come here and deal with you people.
Bir kez daha sizinle anlaşma yapmak için bu meşgul programımdan size zaman ayırdım
Elena Ramos, if you're here, come out!
Elena Ramos, eğer buradaysanız dışarı çıkın.
Marcel, no one wishes to see Davina come to harm less than I, but there is no scenario here in which we simply wait this out.
Marcel, Davina'ya zarar gelmemesini en çok ben istiyorum. Fakat elimiz kolumuz bağlı oturursak kız ölecek.
Come on, let's get out of here!
Hadi, çıkalım buradan.
The left side of the lower jaw had been literally ripped out of the socket, still held together here at the symphysis, where the two ends of the lower jaw come together in the front, but it's been torn loose from the socket, which allows the jaw to open and close.
Alt çenenin sol tarafı yuvasından ayrılmıştı hala birleşim noktasında beraberlerdi alt çenenin arka tarafları ön tarafa gelmişti ama çene açılıp kapanmasına rağmen yuvasından yırtılarak çıkmıştı.
"Come here." And he looked at the piece of paper, and it said, "Reason for incarceration, failure to fill out forms."
"Buraya gel" dedi bir evraka bakarken. "Hapsedilme sebebi olarak evrakları yanlış doldurma yazıyor."
Alright, I'll come back here with the police, bust you out, and we'll shut down this operation.
Tamam, buraya polisle geri döneceğim sizi kurtaracağım ve bu operasyonu tamamen kapatacağız.
Jay, did you really come all this way out here just to find me?
Jay, bütün bu yolu sadece beni görmek için mi geldin?
Come on, get out of here.
Hadi, gidelim buradan.
I've strict orders to get you out of here and before the riff-raff come.
Ayak takımı gelmeden önce buradan çıkmanızı kesinlikle emrediyorum.
- Come on, get out of here.
- Hadi, çık odadan.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]