English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ C ] / Come out of there

Come out of there translate Turkish

969 parallel translation
Come out of there.
Çık oradan.
Come out of there at once!
Oradan derhal çık!
Come out of there.
Çık ortaya.
Sonya, come out of there.
Sonya, çık oradan.
Come out of there, consarn you!
Oradan dışarı çık!
Come out of there.
Çıkın oradan.
Come out of there, you boil weevil!
Çık dışarı pamuk kurdu!
Now, come out of there.
Çık ortaya şimdi.
Fabian, come out of there!
Fabian, onlardan uzak dur!
Come out of there!
dışarı gel!
John Friendly, come out of there!
John Friendly, çık dışarı!
Sabrina, come out of there.
Sabrina, çık oradan.
Come out of there at once!
Çık oradan hemen!
Come out of there!
Çık oradan!
Come out of there.
Çık buradan.
If you don't come out of there, I'll kill your wife.
Eğer oradan dışarı çıkmazsan, karını öldürürüm.
And he'll say, "Come out of there!"
Ve diyecek ki, "çık bakalım oradan!"
Come out of there.
Hadi çıksana dışarı.
Thomson, come out of there.
Thomson, çık dışarı.
there's no way to hurt it. we don't know what kind of evil will come out.
Artık yapabileceğimiz birşey yok. Üstelik son Melek de yenildiğinde gerçekleşecek korkunç şeyleri görmek için sabırsızlanıyorum.
Come on, knock out of there, big boy.
Haydi, oradan, koca herif.
Come on out of there.
Çıkın oradan.
Come on up out of there.
Gel buraya.
Come on out of there.
Çıkın dışarı.
- Come on! Take him out of there!
- Onu oradan çıkarın!
All right. Come on out of there! All of you!
Pekâlâ, hepiniz dışarı çıkın!
Tell the rest of them fellows to quit shooting and come on out of there.
Kalan adamlarınıza ateşi kesip dışarı çıkmalarını söyle!
But the voices come out of it... and it sounds as though people were right there in the box talking.
Ama kutudan sesler geliyor... ve kutunun içinde konuşan insanlar olduğunu sanıyorsun.
How come you ain't got that out of there?
Onu niye çekmedin?
Come on down out of there, kid, before you get hurt.
Oradan düşmeden aşağı in evlat.
Come on, gel up out of there and go to work!
Ayağa kalk da işe koyul!
Throw your guns overboard and come down out of there.
Silahlarınızı denize atın ve oradan çıkın.
To have this thing come out of the blue tonight. There, there, there.
- Bununla ansızın karşılaşmak...
T.C., you come out of there.
T.C. hadi çık şuradan.
In a couple of hours when things settle down out there, we'll make it out the back way down to the creek bed and come in behind them to the horses.
Dışarıda işler birkaç saat içinde durulduğunda arka kapıdan dışarı çıkıp dere yatağının aşağısında atların bulunduğu yere gidin.
You! Come on, get out of there!
Sen, çık oradan hadi!
Come on! Get out of there!
Çekilin ordan!
I knew what my duty was - to fight my way out of there, come to the fort and warn the people.
Oradan hemen kaçmalı ve kaleye dönüp, buradaki insanları uyarmalıydım.
Come on, out of there!
çık oradan!
Come up out of there!
Oraya çık oradan!
Come on out of there.
Hemen dışarıya çık.
Ive seen a lot of girls come in and out of the store since Ive been working there.
Kafede çalıştığımdan beri, birçok kızın oraya geldiğini ve gittiğini gördüm.
COME ON OUT OF THERE.
Çıkın oradan!
Are there no magicians in Egypt that you have come back to make serpents out of sticks?
Mısır'da sihirbaz kalmadı mı, sopalardan yılan yapmak üzere geri döndün?
Oh, come on, honey, let's cut out of here while there's still time.
Hadi ama tatlim. Hâlâ vakit varken tüyelim.
Ross, come on out of there or I'll blast that lock off the door.
Ross, çık oradan yoksa kilidi kıracağım.
Ross, come on out of there!
Ross, çık oradan!
There's a train come to pick up the turpentine every day, come out of the west end of the swamp heading'cross the line to the paintmakers up north in Ohio.
Her gün bir tren terebentin almaya gelirdi. Mason-Dixon hattından geçerek, Ohio'daki fabrikaya geliyordu.
If you should fail but come out of this alive, there won't be a desk small enough for you this time!
Eğer hata yaparsan buradan canlı çıkamayız. Orada masada oturmak senin için yeterli olmazdı!
Come down out of there, buster, unless you want to go up with it.
İn bakalım aşağıya, ahbap. Trenle beraber havaya uçmak mı istiyorsun?
Come on out of there, wise guy. Come on out!
Çık hadi oradan bilmiş herif.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]