English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ J ] / Just be a minute

Just be a minute translate Turkish

787 parallel translation
- He will just be a minute, Mr. Vanderhof.
- Sizi birazdan görecek Bay Vanderhof.
I'll just be a minute.
Biraz bekleyeceksin.
I'll just be a minute.
Bir dakika sonra geleceğim.
- I'll just be a minute.
Tabii.
All right, I'll just be a minute.
Pekala, Bir dakika bekleyin.
I'll just be a minute.
Bir dakikaya gelirim.
I'll just be a minute.
Bir dakikaya dönerim.
If you could just give me a minute, he'll be right back. Rules are rules.
- Bir dakika içinde geri dönecek.
Henceforth, they will be regarded as a terrorist threat with the capacity to act on an international scale, and they are going to be arrested- - [man # 2] Just a minute!
Bundan böyle, uluslararası düzeyde olay yaratabilecek bir terörist tehdit olarak kabul edilecekler. Ve tutuklanacaklar. Bir dakika!
- I'll be with you in just a minute.
- Bir dakikaya geliyorum.
She'll be out in just a minute.
Birazdan gelecek.
No. Just a minute... Won't be long.
Hayır. bir dakika bile..... sürmeyecek.
- I'll be back in just a minute.
- Bir dakika sonra döneceğim.
I'll be up in just a minute.
Hemen geliyorum.
Isabelle will help you. I'll be in just a minute. Monsieur.
Isabelle sana yardımcı olacak, bir dakika sonra orada olurum.
- Just a minute, Nick, I'll be right back.
- Bir dakika Nick, hemen geliyorum.
Be finished in just a minute, Cheetah.
Bir dakika içinde bitiyor Çita.
I'll be back in just a minute.
Birazdan dönerim.
- Miss Nash will be with you in just a minute.
- Bayan Nash birazdan yanınıza gelecek.
Here just a minute that might be police business.
Dur bakalım, bir dakika, bu polis işi olabilir. " Müfettiş Lestrade,
I won't be long. I'm just going back for a minute.
- Uzun sürmez.
And I'm fatter than you, and it ain't gonna be me! Now, just a minute.
- Ben senden şişmanım ama o yemek ben olmayacağım!
Just a minute. It'll have to be 10 wagons.
Bir dakika. 10 vagon olmalı.
Just come along a minute while I picked up the hack, we will soon be on our road.
Arabayı toparlayayım geliyorum. Bir dakikaya çıkarız.
I'll be with you in just a minute.
- Bir dakika sonra sizinle olacağım.
It'll be just a minute.
Bir dakikaya gelir.
The ambulance will be here in just a minute.
Ambulans az sonra burada olur.
Oh, yes. It'll be just a minute.
Evet, Bir dakika bekleteceğim.
Don't con me, sheriff. The minute this gun is loaded, one of you brave boys might decide to go for the rye just to fire it. And if you fired it, that might alert a few state cops down there, and the game would be over, wouldn't it?
Bana numara yapma, şerif. bu tüfek doldurulduğu anda, siz cesur çocuklardan biri onu ateşlemek için harekete geçmeğe karar verebilir ve ateş ettiği taktirde, aşağıdaki bir kaç eyalet polisini harekete geçirebilir ve oyun biter.
I'll be with you in just a minute.
Selam ufaklık.
They'll be here in just a minute.
- Bir dakikaya burada olurlar.
I'll be with you in just a minute.
Bir dakika içinde seninle olacağım.
Just a minute, llI be right with you.
Bir dakika, hemen döneceğim.
I'm going home for lunch in just a minute. I'll be glad to take it right up.
Bir dakika sonra eve yemeğe gideceğim zaten.Onu da götürürüm.
Go on home. I'll be home in just a minute. Go.
Eve git.Bir dakikaya ben de geliyorum.Git.
I'll be with you in just a minute.
Sizi bir dakika bekleteceğim.
I just can't stop thinking about that poor woman probably lying in a cellar someplace right this minute, just ready to be popped into the furnace.
O zavallı kadını düşünmeden edemiyorum belki de şu anda bir kilerde bir yerlerde yatıyor, bir ocağa itilmeğe hazır bir durumda.
Just give me a minute... and I'll be finished.
Bana bir dakika verin... ve bitireyim.
He'll be with you in just a minute.
Birazdan seninle görüşecek.
I'll be just a minute.
Birazdan gelirim.
I'll be back in just a minute.
Birazdan döneceğim.
Be with you in just a minute.
Birazdan sizinle görüşebilir.
I'll be a son of a gun. That's what I was just thinking that very minute that you said that.
Bunu söylediğiniz anda ben de bunu düşünüyordum.
I'll be back in just a minute.
- Bir dakika içinde döneceğim. - Bağırmanıza gerek yoktu.
Dr. Keagy will be down in just a minute.
Dr. Keagy şimdi gelir.
Just put it there, I'll be joining you in a minute.
Oraya çek, birazdan sana döneceğim.
Nurse, we'll be just a minute.
Hemşire, sadece bir dakika.
Just a minute, now. This isn't going to be easy.
Bekleyin.
I'll be with you in just a minute, mister.
Birkaç dakika içinde size bakıcam bayım.
Hold your breath. Be just a minute.
Nefesini tut Bir dakika kal
Be finished in just a minute.
Bir dakikaya biter.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]