English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ N ] / Nice one

Nice one translate Turkish

2,944 parallel translation
Nice one, Rachid.
Güzeldi, Rachid.
Nice one second, rain the next.
Yağmur altında hoş bir an.
Nice one. I get it, you don't play fair. But guess what?
iyi deneme anladım, adil oynamayacaksın ama biliyor musun ben de adil olmayacağım
Nice one, Madge.
Aferin, Madge.
Accompanied by a not so nice one.
Pek te iyi olmayan bir yerden gelen.
And it's a nice one.
İyi bir bomba.
Ok so we're going to use vishal's idea... along with preity's... that's really cool ma'am... nice one!
Pekala, önce Vishal'in fikrini uyguluyoruz sonra Preity'nin kiyle devam ediyoruz. Bu cidden havalı hocam.
Nice one, cheers.
Sağ olun.
Nice one for that!
Güzel oldu bu.
Nice one.
Çok fenaydı.
Nice one!
Güzeldi!
Nice one.
Gerçekten.
Nice one, nice one.
Çok iyi.
It's a nice one, too.
Güzel de bir parça.
A nice one on the right lens.
Sağ lensin üzerinde sağlam bir parmak izi hem de.
Nice one, fiancee.
Aferim, nişanlım.
Nice one.
Bu iyiydi.
Nice one.
Aferim.
And a faster family. A nice one.
Ve daha hizli bir aile bulman iyilerinden biri.
- Nice one. - Then they made another 20,
Kayıtlarda eşleşme bulunamamış.
Nice one, lads!
Süper, gençler!
One minute it's a nice leisurely Skidoo ride to an abandoned Icebreaker, the next it's minus 50 and a Dr. Zhivago snow storm.
Bir dakika önce bu kar aracında terk edilmiş bir buz kırıcıya doğru yapılan sakin, hoş bir yolculuktu, sonra bir bakmışız eksi 50 derecede Dr. Jivago tarzı bir kar fırtınasının ortasındayız.
No one's gonna know because it's not happening! Nice.
Hiç kimse hiçbir şeyi bilmeyecek çünkü hiçbir şey olmayacak!
Oh, nice one.
Güzeldi.
I was actually one of the nice girls, even to guys like you.
Aslında iyi kızlardandım, senin gibilere karşı bile iyiydim.
Nice preparation posture but... can't even do one circular motion?
Güzel hazırlık duruşu ancak bir dairesel hareket bile yapamıyor musun?
Well, my meeting's starting right now, and it'd be nice if you would put on one of the dresses I bought you and made an appearance.
Toplantım şimdi başlıyor ve senin de sana aldığım giysilerden birini giyip bir gözükmen iyi olur.
It's nice to know that when the history of art is written, there'll be one small footnote with my name on it.
Sanatın tarihini yazarlarken ufak bir notta benim de adımın geçeceğini bilmek güzel.
I know you're the king, but it would be nice if you could do one small thing for yourself as a gesture, mark of respect.
Biliyorum, kralsın ancak kendi adına küçük bir jest saygı gösterisinde bulunsan güzel olurdu.
Wear this one. Goes nice with your eyes.
Gözlerinle iyi gidiyor.
Be nice if one of the hundred reporters she gave her exclusive to did some actual reporting and dug that up.
Eğer yüz tane muhabirden biri ona gerçek ihbarda bulunması için ayrıcalık tanısaydı ve bunu araştırsaydı, güzel olurdu.
Okay? This one has a nice family room.
Bu evin güzel bir salonu var.
God, that is one nice ass.
Tanrım, işte güzel bir göt.
You guys, I knew you couldn't be nice for just one night.
Her neyse.
Nice rashmi patel that one?
Güzel. Rashmi Patel Bu mu?
You'll have a nice rack, too, one day.
Sizin de bir gün güzel göğüsleriniz olacak.
Nice one.
Güzel espriydi.
When they talk about all the nice things about dating a coworker, they don't mention one of the best parts.
İş arkadaşıyla çıkmanın hep güzel taraflarını anlatıyorlar. En "iyi" yanlarından bahsetmiyorlar.
Now, as nice as it would have been to use a Delorean for this car, I mean, for $ 2,000, obviously you just can't find one.
Bu arabayı bir Delorean olarak kullanmak hoş olurdu yani 2000 dolara gerçeğini bulamazsınız elbette.
Plus, it's nice to throw one back.
Nabızı hissetmek zordur. Artı, suçu üstümüze atman çok hoştu.
And make it as nice as this one.
Ve bunun kadar güzel olsun.
So that must have been nice, having Ruby and the baby under one roof.
Demek Ruby ve bebeğin senin çatın altında olması güzel bir duygu.
This one is nice.
Bu güzelmiş.
I'm gonna show you nice in one second.
- İyi olmaya çalışıyordun demek?
So score one for the single fathers of the world. That's nice.
Bekar babalara bir puan.
Just one Christmas, it would be nice if you laid off the doom and gloom.
Sadece bir Noel olsun durumumuzun vehametinden sızlanmayı kessen güzel olurdu.
Mm-hmm. Not a good one, not a nice mask of myself?
İyi bir tane değil, yüzümün güzel bir maskesi değil?
Next up, here's a nice one.
Sırada güzel bir şey var.
And that was the one nice thing, is I got to be alone with him.
Güzel olan tek şey, onunla yalnız kalmamdı.
" We should all be nice to one another.
" Birbirimize kibar davransak iyi olur.
Nice job, team one.
Aferin size, Birinci Takım! Winnie!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]