English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / That'll be nice

That'll be nice translate Turkish

161 parallel translation
That'll be nice.
Bu iyi olur.
- I might even look in a little later myself. - That'll be nice.
- Belki ben de gelirim biraz sonra.
Not that I didn't have a nice home, but this'll be my very own!
Güzel bir evim olmadığından değil, ama bu bizzat benim olacak.
- That'll be nice.
- Güzel olacak.
Hadn't been for that, I'd have had my four years of college, have a nice, soft job in one of those big bond houses, and I'd be eating lunch every day in the university club.
Onu yapmamış olsaydım, dört yıllık bir üniversite okur güzel bir işe, büyük bağ evlerinden birine sahip olur ve de her gün öğle yemeğimi üniversitenin kulübünde yerdim.
That he'll be tender with you, nice and sweet.
Sana şefkatli davranacaktır, tatlı ve iyi.
Why, that'll be very nice.
Bu çok güzel olurdu.
That'll be nice.
- Bu hoş olur.
- That'll be nice.
- Bu iyi olur.
That'll be nice.
- Bu çok güzel olur.
Over there, we'll have a bird sanctuary. - That'll be nice.
Bay King, problem nedir?
- Yeah. Back there, a wildlife preserve. That'll be nice, too.
Sayın Vali, çok özür dilerim ama bu insanlar kamu alanını işgal ediyorlar.
- That'll be nice.
- İyi olur.
That'll be nice.
Bu hoş olur işte.
Yes? Now who'll be replacing the Brain in that nice little trunk?
Söyle bakalım esas Beyin kim miş?
That'll be damn nice of you.
- Bu senden daha lanet!
- That'll be nice.
- Bu iyi olur işte.
- Mmm, that'll be nice.
Mımmm, güzel olur.
That'll be nice. Should be warmer down there.
- İyi olur, orası daha sıcaktır.
Seeing that you're my grandpa, you'll be nice to me.
Dedemin bana ne kadar iyi olduğunu gördüğüm için
- Oh. That'll be nice for you.
Senin için iyi olacak.
That'll be nice.
Çok iyi olur.
Oh, that'll be nice.
Bu güzel olur.
That'll be a nice gift for Steve and Marcie.
Steve ve Marcie için güzel bir hediye olur.
Since I'm up I suppose I'll wash up and put a face on, we can go out for a nice brunch somewhere, and after that you can take me to the cinema if I should happen to be in the mood.
Hazır kalkmışken, elimi yüzümü yıkayıp makyaj yapayım. Gidip bir yerlerde güzel bir kahvaltı edelim. Sonra da canım isterse beni sinemaya götürebilirsin.
That would be nice, I'll be right down.
Çok iyi, hemen geliyorum.
- Nice try, kid. That'll be 2.50 for the beer.
Biralar size 2,50'ye patlayacak.
That would be nice. It would be great if you could be down about things but still be all right with it, like, finally accept the fact you'll feel bad most of the time and not fight it.
- Evet, başında bir sürü sorun varken bunları dert etmemek ve hep kötü hissedeceğin gerçeğini kabul edip buna direnmemek harika olmalı.
Oh, that'll be nice.
Güzel olur.
It'll be a nice way to break in that new black dress I got.
Yeni aldığım siyah elbisemi denemek için iyi olacak.
He goes to trial with that, those two nice kids of his, by the time he'll be gettin out, they'll be goin'in.
Böyle giderse o içerden çıktığında iki oğlu onun yerine girecektir.
Ooh, that'll be nice.
İşte bu harika olur.
We wish that she'll live to be a hundred years old
Nice mutlu yıllara, yüzüncü yaşına...
And today the dogs are here to be seen... in the hopes that they'll be adopted by the nice people of Sutter Hills.
Bugün buradaki bu köpekler, Sutter Hills'teki iyi insanlar tarafından kabul görmeyi bekliyorlar.
- That'll be nice
- O halde sıkı bir uykuya ihtiyacın var.
I'll bring ya a tape next time. Wouldn't that be nice?
Buna çok sevinirim.
That'll be nice to have the apartment to myself.
Belkide çok güzel olur, tüm daire bana ait olacak.
That'll be easy, thanks to the nice people at Mom's Old Fashioned Video Surveillance Unit.
Kolay olacak, Ana'nın Eski Moda Video Gözetleme... Ünitesi'nin güzel insanları sayesinde.
Oh, that'll be nice.
Bu çok güzel.
Right, sure, that'll be nice.
Haklısın, elbette. Güzel olacak.
That'll be nice.
Bu... güzel olur.
That'll be a nice little holiday treat.
Bu harika bir tatil sürpriz olacak.
By that time you'll be nice and f at.
Bu zaman zarfında sinirlerin alınmış, şişman biri olursun.
It'll be nice to be on the other end of that for once.
Bir kez olsun bu şakanın diğer tarafında olmak hoş olur.
I'd like to sing the complex and amazing song that won me the Oscar,... a song entitled, " You'll Be In... How nice. I know.
Biliyorum.
Now I'll have him all for myself, won't that be nice?
Eğer şimdi tümüyle bana kalırsa, bu güzel olmaz mı?
I bet people in a town like that'll be nice to us.
Böyle bir kasabanın halkı eminim bize iyi davranır.
Remember that you'll be a father and thoughts like this aren't very nice.
6 ay sonra baba olacağın aklına geliyor. Güzel bir düşünce değil bu.
If you stop saying that, I'll be extra nice to you.
Eğer şunu söylemeyi bırakırsan, sana karşı daha nazik olurum.
- you know. - That'll be nice.
İyi olur.
Sure, that'll be nice.
Elbette, bu çok hoş olur.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]