English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / These are yours

These are yours translate Turkish

436 parallel translation
Here, these are yours.
Al, bu senin.
These are yours.
Bunlar senin.
These are yours, aren't they?
Bu senin, değil mi?
These are yours, too.
Bunlar da senin.
All these are yours, padrone.
Bunların hepsi senindir, padrone.
These are yours. "Impeach Eisenhower." "Impeach Nixon."
Bunlar senin galiba. "Eisenhower'ın Suçları." "Nixon'ın Suçları."
- These are yours? - Mm.
- Bunlar senin mi?
- Jerry, these are yours?
Jerry, bunlar senin mi?
If I don't come back, these are yours.
Geri gelmezsem, bunlar senin.
Oh, these are yours.
Bunlar senin.
These are yours, I believe.
Bunlar size ait, sanırsam.
These are rightfully yours.
Bu haklı olarak senin.
- Are these friends of yours?
- Bunlar sizin arkadaşlarınız mı?
Are these yours?
Bunlar senin mi?
May I say, merely, that these quarters which I've occupied for 20 years are now yours.
Şöyle söyleyeyim : 20 yıldır çalıştığım bu oda artık sizindir.
Please, Mr. Carlisle, try to understand... that these delusions of yours in regard to me are a part of your mental condition.
Lütfen Bay Carlisle anlamaya çalışın benimle ilgili bu kuruntularınız ruhsal rahatsızlığınızın bir parçası.
These 2 gentlemen wish me to send you forth on this wild mission of yours, they are willing to ride with you as escort.
Bu iki adam seni göndereceğim bu amansız görevde sana eşlik etmek istiyorlar.
How many of these I.O.U. S of yours are still outstanding?
Bu I.O.U.S'de ne kadar ödenmemiş borç bulunuyor?
If I may remind you, sir, here in the field these men are yours, not his.
Size hatırlatmak isterim efendim, buradaki adamlar sizin adamınız, onun değil.
Spirit, are these yours?
Ruh, bunlar sizin mi?
Are these yours?
Bu senin mi?
Mother, are these yours?
Anne, bunlar senin mi?
These are all yours?
Bunların hepsi senin mi?
- Are these yours?
- Bunlar senin mi?
- Are these yours?
- Bunlar sizin mi?
Look, Mr. Everett... these morbid fancies of yours are doing you no good.
Bakın Bay Everett... bu hastalıklı düşüncelerin size bir yararı yok.
These are not yours.
Senin değil.
Now, Emma, these repeated refusals of yours are quite absurd.
Bunu artık yapman gerekiyor. - Beni seç Robert. - Dinle Emma.
For these thoughts of yours are men's, not God's.
Fikirlerin Tanrı'nın değil, insanın fikirleridir.
These friends of yours are wanted for conspiracy to commit murder.
Senin bu arkadaşların öldürme amaçlı teşekkül kurma suçuyla aranmaktadır.
But these friends of yours how many did you say there are?
Bahsettiğin bu arkadaşlarının tam olarak kaç kişi olduğunu söylemiştin?
- Are these yours?
- Bu senin mi?
- These Providers of yours, are they..?
- Bu Tedarikçileriniz. Onlar... - Düzeltme.
These books are written in my language and in yours.
Bu kitaplar hem senin hem de benim dilimde yazıldılar.
You must keep these, they are yours
Ama sende kalmalılar, onlar senin artık!
These and other fantastic lies are yours for the reading in this beautifully-bound volume.
Bu ve diğer harika yalanları çok güzel ciltli bu kitapta okuyun.
What are these fantasies of yours!
Ne saçmalıyorsun!
What are all these theories of yours leading up to?
Senin bu teorilerinin sonucu nereye varacak?
Are these yours, honey?
Bunlar senin mi, tatlım?
Are these yours?
Bunlar sizin mi?
These little ploys of yours to interrupt my sleep are about as subtle as a train wreck.
Uykumu bölmeğe yönelik senin şu küçük oyunların neredeyse bir tren kazası kadar felaket.
Are these friends of yours?
Bunlar senin arkadaşların mı?
These letters of yours are a drag.
Senin şu mektuplar sıktı be.
Yeah, Well, these jokes of yours are starting to bug everybody,
Senin şu espirilerin herkesi kızdırmaya başlıyor.
These morning hysterics of yours are in poor taste.
Senin bu sabah krizlerin can sıkmaya başladı.
These men of yours are gonna end up dead or they're gonna end up worse.
Erkeklerinizin sonu ölüm olacak ya da daha beteri.
What kind of people are these friends of yours?
Bu arkadaşların nasıI insanlar böyle?
Just who are these friends of yours, anyway?
Kimmiş bu arkadaşların?
- Where are they, these friends of yours?
- Neredeler bu arkadaşların? - Gittiler!
i didn't know how to bring this up, but are these yours?
Dinleyin, nasıl anlatsam bilemiyorum, Ama bunlar sizin mi?
Now, these two men are my enemies, just as Libya is yours.
Bu iki adam benim düşmanım, tıpkı Libya'nın düşmanınız olması gibi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]