English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ D ] / Do you remember that

Do you remember that translate Turkish

2,645 parallel translation
Do you remember that time you, me, Mike, and Susan rented those cabins by the lake?
Sen, ben, Mike ve Susan'ın göl kıyısındaki... o kulübeleri kiraladığımız zamanı hatırlıyor musun?
Do you remember that chick from the bar.
Bardaki hatunu hatırlıyor musun?
You remember Colombia? Do you remember that?
Kolombiya'yı hatırlıyor musunuz?
Do you remember that time when the two of us jumped into that pool in the middle of that party?
O zamanı hatırlıyor musun? Partinin tam ortasında, Havuza atladığımız zamanı...
Aww, do you remember that time that you spray-painted
Sen de üst geçite sprey boyayla...
Do you remember that time that I...
Şeyi hatırlıyor musun...
Do you remember that?
Onu hatırlıyor musun?
Do you remember that earring "A" sent you?
A'nın sana yolladığı küpeyi hatırlıyor musun?
Do you remember that time in math class when a cockroach flew out of the wall?
Matematik dersindeki şu olayı hatırlıyor musun? Duvardan fırlayan karafatmayı mı diyorsun?
Do you remember that fat music teacher we used to have?
Şu şişko müzik hocamızı hatırlıyor musun?
Do you remember that basketball court surrounded by a chain-link fence?
Tel örgüyle sarılı basketbol sahasını hatırlıyor musun?
Do you remember that day?
Hatırlıyor musun o günü?
Do you remember that night we went out and Louis had, like, four vodkas on the rocks?
Dışarı çıktığımız ve Louis'in dört vodka içtiği geceyi hatırlıyor musun?
Do you remember that time she leaned over the backseat and was like, "I know, let's go to burger and pie."
Arka koltuktayken eğilip "biliyorum, hamburger ve turta almaya gidelim" dediğini hatırlıyor musun?
Do you remember that article that you were reading to me about Christmas making people crazy?
Hani bana noelin insanları çıldırttığına dair okuduğun makale vardı ya hatırlıyor musun?
Do you remember that amazing apple pie we had just after the invasion?
İstiladan hemen sonra yediğimiz o harika elmalı turtayı hatırlıyor musun?
Do you remember that rank jersey you used to wear in high school- -
Lisede giydiğin formayı hatırlıyor musun?
Do you remember that porn star he used to date?
Çıktığı şu porno yıldızını hatırlıyo'n mu?
No. Hey, do you remember that time when I proposed to you in bed?
Baksana, hani bir seferinde sevişiyorduk da, ben sana evlenme teklif etmiştim.
Do you remember where that was?
Nerede olduklarını hatırlıyor musun?
- What do you remember about that night?
Dün geceye dair ne hatırlıyorsun? Hiçbir şey.
And then will you please do that thing so that I won't remember any of this?
Bir de şu numaranızı yapar mısınız? Böylece bunların hiçbirisini hatırlamam.
Do you remember the last time we were bowling, and I missed that 7-6-10 spare because my thumb was all floppy?
Parmağım gevşek olduğu için 7-6-10 kaybetmiştim.
Do you remember seeing any other people at that station... any other vehicles?
- İstasyonda başka insanları hatırlıyor musun... başka arabaları?
And do you remember what I said to you before you went to go get that thai food?
O yemeği almaya gitmeden önce sana ne dediğimi hatırlıyor musun?
You'd do well to remember that.
Bunu hatırlasan iyi edersin.
Do you remember when we were at the airport? There was that group of teenagers at baggage claim?
Havaalanındayken bagaj teslimi için bekleyen gençleri hatırlıyor musun?
I don't know what lies he told you, but you would do well to remember that there are three sides to every story.
Sana ne yalanlar söyledi bilmiyorum ama her hikâyenin 3 tarafı olduğunu hatırlasan iyi edersin.
Do you remember those phone calls with all that sighing and crying?
Tüm şu inlemeli, ağlamalı telefonları hatırlıyor musun?
You expect me to believe that? Prime Minister. Do you remember the scar on His Majesty's chest?
General kralın omzundaki yara izini hatırlıyor musun?
Do you remember when he was little and he used to wear that conductor's hat and blow that train whistle?
Küçükken kondüktör şapkasını takıp tren düdüğünü çaldığını hatırlıyor musun?
Do you remember that fat music teacher we used to have?
Şu şişko müzik hocamızı hatırlıyor musun? Latin fanatiği olan mı?
Remember how you like to do that?
Bunu yapmayı ne kadar sevdiğini hatırla.
My love. Do you remember how I made you promise me that you'd let me die before you?
Sana benden önce ölmeyeceğine söz verdirdiğim günü hatırlıyor musun?
Do you remember anything unusual about that night?
O gece garip olan bir şey hatırlıyor musunuz?
Do you remember the number of the slip that the boat was docked on?
Teknenin kaç numaralı iskeleye demirlediğini hatırlıyor musun?
I do, but I also remember that Sean was the sweetest guy in the world until the day he started working for you.
Bunu kabul ettim ama aynı zamanda senin için çalışmaya başlamadan önce onun, dünyalar tatlısı bir adam olduğunu da hatırlıyorum.
Do you remember when we first got married, that little apartment we had on Oregon street?
Evliliğimizin ilk yıllarında yaşadığımız evi hatırlıyor musun?
Do you remember what that was like?
Nasıl bir şey olduğunu hatırlıyor musun?
The car that almost hit you- - do you remember what it looked like?
Neredeyse size çarpacak olan aracın neye benzediğini hatırlıyor musunuz?
You gonna go a little Bruce Lee on me,'cause you do remember that I carry a... a weapon, right?
Üzerimde Bruce Lee'cilik mi yapacaksın? Çünkü bir silah taşıdığımın farkındasın?
Do you remember when Miles said that it's inevitable that this will fall apart, that it's destined to implode?
Miles'ın bu ilişkinin dağılacağının kaçınılmaz olduğunu parçalanmasının kaderinde olduğunu söylediğini hatırlıyor musun?
All the little things you share with somebody... if they don't remember any of that, what do you have left?
Paylaştığımız o küçük şeyleri bile hatırlamıyorsa aramızda ne kalıyor ki?
Do you remember when we couldn't find her that day, you drew a plan on a napkin?
O gün onu bulamadığımızda peçetenin üstüne bir plan çizmiştin, hatırlıyor musun?
Do you - - you remember that?
Bunu hatırlıyor musun?
Do you--do you remember touching something that perhaps you shouldn't have--have touched?
Dokunmaman gereken bir şeye dokunduğunu hatırlıyor musun?
Do you remember what Griffith told you on that hill?
Griffith sana o tepede ne demişti?
Do you remember anything about that night?
O gece hakkında hiçbir şey hatırlıyor musunuz?
Do you remember the man we saw that day?
O gün gördüğümüz adamı...
Do you remember the name of the actor in the play that you thought might be my father?
O oyundaki aktörün ismini hatırlıyor musun? Hani benim babam olabileceğini düşündüğün?
Do you remember what happened that day when you went over there?
O gün oraya gittiğinde neler olduğunu hatırlıyor musun?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]