English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ E ] / Enough of this

Enough of this translate Turkish

2,533 parallel translation
No, Fi's right - - enough of this "sneaking around" crap.
Evet Fi haklı. Bu pisliğin etrafta sinsice dolaşması yetti artık.
Okay, enough of this bullshit, okay, Boyd?
Pekala, bu kadar saçmalık yeter, tamam mı, Boyd?
Enough of this crap!
Bu kadar saçmalık yeter!
But despite the controversy, or let's face it probably because of it, the public simply couldn't get enough of this book.
Ama bu münakaşaya rağmen ya da kabul edelim ki muhtemelen bunun sayesinde halk bu kitaba bir türlü doyamıyordu.
Let's go, freckles. I've seen enough of this rock.
- hadi gidelim çilli, bu kayalığı yeteri kadar gördüm.
Enough of this.
Bu kadar yeter.
Enough of this dreary talk.
Bu kadar iç karartıcı konuşma yeter.
I've had enough of this.
Sizi yeterince dinledim.
- You know what, enough of this.
Biliyor musunuz, bu kadarı yeter.
[Door opens and shuts] I've had just enough of this silliness.
Bu aptallık canıma tak etti.
Enough of this!
Bu kadar yeter!
I've had enough of this!
Artık bu kadarıda fazla!
I've had enough of this!
yeterince katlandım buna!
For when I have had enough of this monstrous world.
Bu acımasız dünya canıma tak ettiğinde kullanacağım.
I've had enough of this lunatic!
Yeterince delimiz var!
Enough of this revenge bullshit.
Bu intikam saçmalıklarından bıktım.
I tell you, I have had enough already or enough of this shit.
Sana söylüyorum, daha fazla uğraşamayacağım.
I've had enough of this!
Sıkıldım artık.
Enough of this shit, man.
Bu kadar saçmalık yeter adamım.
Enough of this.
Bu kadar yeter. Hadi.
I've heard enough of this.
- Yeterince dinledim.
Anyway, enough of this dreary race.
Her neye, bu kadar boş sohbet yeterli bence.
Courtney, I've had enough of this nonsense!
Courtney, Bu saçmalık yeterli
Courtney, I think I've had enough of this foul party.
Courtney, Bence bu saçma partide yeterince kaldım.
Not old enough for all of this.
Bu hastalıklar için o kadar yaşlı değil.
I mean, if I click my finger, it wouldn't even be fast enough to say this is the time of our civilization.
Yani, parmağımı şıklatsam, işte bu medeniyetimizin zamanıdır dememe yetecek bir süre olmazdı.
I mean, I think it's one of the most fascinating questions, and we're fortunate enough to live in a time when we can address this question scientifically and really try and get at some answers.
Yani, bu en büyüleyici sorularda biri, ve bunu bir gün cevaplayacak kadar şanslıyız o zaman bu soruyu bilimserl olarak irdeleyecek ve gerçekten bazı cevaplar bulmaya çalışacağız.
Oddly enough, this would rank as only the second biggest surprise of the day.
İşin tuhaf yanı şu ki bu, günün ikinci büyük sürpriziydi aslında.
You think you've earned the trust of the men and women on this ship enough for them to follow you?
Bu gemideki insanların seni takip etmeleri için güvenlerini yeteri kadar kazandığını düşünüyor musun?
Like I haven't had enough of you robots this morning.
Sanki bu sabah siz robotlardan az çekmedim.
I love this tea. I can't get enough of it.
Bu çaya bayılıyorum, tadına doyamıyorum.
Bad enough I can't change out of this suit.
Bu takımı değiştiremem de.
This is great. It's not enough that the City of Phoenix has completely destroyed my livelihood.
Phoenix'dekilerin hayatımı mahvetmesi yetmiyor sanki.
Just a little, nothing serious, but hard enough that she don't ever pull this kind of shit again.
Çok sert değil, ufakça ama bir daha böyle bir bok yiyemeyeceği kadar da sert vururdum.
I don't want to go, either. But this will make us enough money to get Paul out of our house, and give us our lives back.
Ben de gitmek istemiyorum, ama bu, Paul'ü evimizden çıkarıp, hayatlarımızı geri almamıza yetecek kadar para kazanmamızı sağlayacak.
This will make us enough money to get Paul out of our house.
Böylece, Paul'u evden çıkarmak için gerekli parayı kazanabilirim.
That's more than enough to hire somebody To disappear Greg's body out of this hotel And steal the security footage.
Bu da Greg'in cesedini otelden uçurup, güvenlik kamera kayıtlarını çalacak adamı tutmaya yeterde artar bile.
I rack up enough of my own. d gonna pull, pull, pull d d'cause I've got my finger on the trigger d d gonna pull d This is the guy you found to go through my brain?
Ben öyle yapıyorum.
Are we presenting this to a jury of our peers? That should be enough for Cuddy.
Bunu ortak görüşümüz olarak sunsak Cuddy için yeterli olmalı.
Anyone foolish enough to grab this predator, will get a venomous bite that triggers hours of vomiting and diffulty in walking.
Güneş, Orta Amerika'nın yağmur ormanlarındaki tüm canlılar için zamanı belirleyen saattir.
Perhaps our time would be better spent if we concentrated on the purpose of our mission... This cave seems large enough for us to construct a base of operations. assimilating with the earthlings.
Görevimizin asıl amacına konsantre olursak zamanımızı boşa harcamamış oluruz mesela dünyalıları tanımaya.
I've had enough of this guy.
Bu adamdan bıktım.
It was simple enough to regenerate your sense of smell and eardrums, but this...
Koku alma duyunu ve kulak zarlarını yeniden oluşturmak kolaydı ama...
Even a glimpse of a finger through glass is enough to make this animal strike, and with alarming force.
Bir parmağın camdaki görüntüsü bile bu hayvanı alarma geçiren bir kuvvetin etkisi ile saldırıya yönlendirebiliyor.
This one with its eyes on turrets probably lived in the sea where it was gloomy, but nonetheless there was enough light for the animal to be able to see on either side of it.
Taret üzerindeki gözleriyle bu örnek muhtemelen loş bir denizde yaşamıştı bununla birlikte hayvanın her iki tarafını da görebileceği yeterli seviyede ışık mevcuttu.
Might, perhaps, this cave of stalactites, sharp enough to Pierce flesh, represent the "room of knives"
Belki de, bu sarkıtlar mağarası, eti parçalayacak kadar keskin oda, "bıçaklar odası" olarak
"This car should have enough space to fit any kind of family... " And give you the freedom to go anywhere " or do anything you want to do... [horn blares]
Her ailenin sığabileceği büyüklükte... ve her yere rahatça gidebileceğin ve ya istediğini yapabileceğin bir araba ve bütün zorluklara katlanabilen,
But there's only one universe we're sure of, and understanding this one is hard enough.
.. onu anlamamız dahi, bizim için yeterlilikten fazla. 1920'lerin sonundan itibaren evrenin nasıl işlediğine dair bildiğimiz herşey..
They simply could not get enough energy out of the dying star to create a supernova. This was a calamity in astronomy.
Ölen yıldızdan bir süpernova yaratmaya yetecek kadar enerji elde edemiyorlardı.
I haven't done anything bad enough to deserve this sort of punishment.
Bu şekilde cezalandırılmak için yanlış bir şey yapmadım.
Excuse me I've had enough of this shit
Afedersiniz!

© 2017 - 2021 Translate.vc | translate.vc.com@gmail.com