English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ F ] / Forget him

Forget him translate Turkish

1,868 parallel translation
Look, just forget him, Shoogs.
Salla onu, Shoogs.
- Been hoping to forget him.
- Unutmayı umuyordum.
I'll never forget him The leader of the pack
Onu hiç unutamadım Grubun lideriydi...
- Just forget him.
- Sadece unut onu.
Forget him.
Kafana takma.
- Run, Yankee. Forget him. Run.
Koş çocuk, boş ver onu kaçalım!
We won't forget him.
Onu unutmayacağız.
We can't forget him.
Onu nasıl unuturuz... Evet, tamam.
Maybe because... because I wanted to forget him.
Belki... belki onu hep unutmak istediğimden.
Forget him.
Boşver onu.
Look, you know, forget him.
Bak ne diyeceğim. Boş ver Carl'ı.
Can forget him again.
O adamı hiç unutamayacağım.
Forget him.
Unut onu.
- Forget him.
- Unut gitsin.
Forget him, he must be lying somewhere with some girl.
Boşverin onu, kızlarla geziyor muhtemelen.
How the hell did I forget him?
Onu nasıl unutabildim?
How could I forget him?
Nasıl unutabilirim?
So I was, uh, sitting behind the guy two days ago... at the Bronco Burger on Harmon, and he's talking all this crap about how he's gonna blow up the Montecito... and how they're never gonna forget him and blah, blah, blah.
Adamın yanında oturuyordum iki önce Harmon'daki Bronca Burger'da ve Montecito'yu nasıl patlatacak anlatıp duruyordu ve insanların nasıl unutup gideceği falan filan.
I drive my wife's kindergarten bus and forget him...
Ben de karıma anaokulu açacağım. Ve onu unutacağım. Öyle mi?
You have to forget him.
Onu unutmalısın.
HOUSE : Forget him.
Onu unut.
As he doesn't want us there to see him forget his lines And get that dumbass look that kids get on their face in those things.
Repliklerini unuttuğunu ve çocukların bu tür gösterilerdeki yüzlerindeki o aptalca ifadeyi görmemizi istemediğindendir.
Muslims don't just serve god once a week when they step into church and then forget all about him for the next six days.
Müslümanlar Tanrı'ya, yalnızca haftada bir gün kiliseye uğrayıp sonraki 6 günü, onu tamamen unutarak hizmet etmezler.
Said it used to help him forget about everything.
Buranın, her şeyi unutmasına yardımcı olduğunu söylerdi.
Now either get something tangible out of Malek or I'm throwing him back in prison, where the world might just forget about him.
Şimdi ya Malek'ten elle tutulabilir bir şeyler elde edersiniz ya da onu hapse, dünyanın onu unutacağı yere geri gönderirim.
Forget about him.
Unut onu.
But we have to deal with him, we mustn't forget that.
Ancak onu da idare etmek zorundayız. Bunu unutmamalıyız.
Forget about him.
Boş ver onu.
Forget about him.
Onu da unut.
Hey, forget about him.
Hey, unut artık onu.
But, if I was with him when he died... Now... I probably would never forget that.
Ama, öldüğünde yanında olsaydım....... işte o zaman herhalde bunu asla unutmazdım.
Don't forget to watch me tonight after American Idol. " I love him.
Not : Bu akşam American Idol'dan sonra beni izlemeyi unutma. Onu seviyorum...
Well I'll give him a ride he'll never forget.
Onu bir beceririm asla unutamaz.
Oh, so you're saying I should forget about him purely for geographic reasons?
Onu sadece coğrafi sebepler yüzünden unutmam gerektiğini mi söylüyorsun?
Forget about him.
Onu unut.
That makes it impossible to forget, which is great for him, sucks for you.
Bu da onu unutmanı imkansız kılıyor. Onun için harika, senin için berbat bir durum.
Forget about him, Robin.
Unut onu, Robin.
Don't forget, this business was set up by him.
Unutma, bu işi o kurdu.
If anybody ever fucked with him, forget it.
Eğer birisi onunla uğraşırsa, boş ver.
- Please, Mr Todd, forget about it. - I've seen him.
- Lütfen, Mr Todd, bunu unutun.
Don't forget to wrap him up.
İyice sarıp sarmalayıver.
I'll never forget them pulling him out, laying him on the bank.
Onu dışarı çıkarıp, kıyıda yatırmalarını hiç unutamayacağım.
And I'll never forget what he did, right here on this very spot, when I held my hand out to him after the service.
Yemekten sonra ona burada elimi uzattığımda benim için neler yaptığını asla unutmayacağım.
And if I don't give him anything, it'll be, "Forget it, I'm over you, moving on."
Bir şey vermezsem de "unut gitsin, seni unuttum, hayatıma devam ediyorum" anlamına gelecek.
If Decker's as smart as they say, how will they catch him? Forget Decker.
Eğer Decker dedikleri kadar zekiyse onu nasıl yakalayacaklar?
Don't forget to send him on to Bunk after you're done.
İşiniz bittiğinde onu Bunk'a... götürmeyi unutmayın.
Let's not forget about the guy who delivered the truckload of sod. - What about him?
Bir kamyon dolusu çimen getiren o adamı da bilmiyorum sanma.
The candidate's on your clock. Don't ever let him forget it.
Adayımızın tüm programı senin elinde, bunu sakın ona unutturma.
I told him I'm going to show up at Montecito so they wouldn't forget me.
Ona Montecito'da rüzgâr gibi eseceğimi ve beni unutamayacaklarını söyledim.
my dad and I had together, the firsand... memory I didn't want him to forget it.
Bu araba babam ve benim aramdaki ilk güzel anı ve ve bunu unutmak istemiyorum.
And I am trying to forgive him, but you won't let me forget!
Ve ben kocamı affetmek için çabalarken, sen bunu hiç unutturmadın!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]