English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ L ] / Looking for this

Looking for this translate Turkish

4,030 parallel translation
You looking for this?
Bunu mu arıyorsun?
Just looking for this red...
Sadece kırmızı...
So those men were looking for this place.
Yani o adamların aradığı yer burası.
The whole world's looking for this guy, she's willing to put him up and he kills her?
Tüm dünya bu herifin peşinde ; kız bu herifi saklamaya gönüllü oluyor ama öldürülüyor mu?
How do I start looking for this... Castiel?
Bu Castiel'i aramaya nasıl başlayabilirim?
Must be big money client looking for this guy.
Bu adamı önemli bir müşterin arıyor olmalı.
Been looking for this guy for three months, and I got nothing.
Bu adamı üç aydır arıyorum ama elimde hiçbir şey yok.
- Every cop in the city's looking for this guy, and he takes another girl?
- Şehirdeki bütün polisler bu adamı ararken sen tut başka bir kızı götür ha?
I know you have many questions, but all you need to know is that one day my friends will come looking for this blade.
Aklında pek çok soru var biliyorum ama tek bilmen gereken bir gün arkadaşlarım bu hançer için gelecekler.
You-you're not faking this in order to distract me so I don't go looking for your girlfriend, are you?
Bunu, dikkatimi dağıtıp kız arkadaşını aramamam için yapmıyorsun değil mi?
This isn't about what she was looking for.
Ne aradığı önemli değil.
Oh, hey. I was looking for a pen earlier, and I found this.
Sabah kalem arıyordum ve bunu buldum.
And who's this person you're looking for?
Ve bu aradığınız kişi kim?
You know, Henry, I've, uh... I've been riding trains all across this country for about the past three years, looking for the meaning of life.
Biliyor musun, Henry, Ben son üç yıldır trenle bu ülkeyi boydan boya geziyorum hayatın anlamını arıyarak.
This cockroach is exactly what she's been looking for.
Hamamböceği tam olarak aradığı şey.
I have patrol out looking for the victim's cousin, this Raymond Suarez.
Kurbanın kuzenini aldırmak için bir polis arabası yolladım. Raymond Suarez.
This "Ohio guy" could be who we're looking for.
Şu Ohio'lu adam aradığımız kişi olabilir.
2,000 years, our people have been looking for the promised land, and this... is it!
İki bin yıl boyunca atalarımız vaat edilmiş toprakları aradılar ve işte, orası burası!
Are you telling me the sexbot we're looking for is leaving this girl's DNA?
Aradığımız bu seks robotu arkasında bu kızın DNA'sını mı bırakıyor yani?
I believe this is what you're looking for.
Aradığın şeyin burada olduğunu düşünüyorum.
- No. Hey, this may sound nuts, but I'm looking at the movie John Carter as a possible subject for my News Night segment.
Bu çılgınca gelebilir ama John Carter filmini Haber Gecesi bölümüm için...
Whatever they were looking for cost this little girl her family.
- Evet. Bu adamların aradığı şey yüzünden bu küçük kız ailesini kaybetti.
Ma'am, we think the people who did this were looking for something inside that house.
Efendim, bunu yapan kişilerin.. ... evde bir şey aradığını düşünüyoruz.
Look, I don't even know why I'm gonna tell you this, but you know, if you hadn't have been looking for me, I have the strange feeling that I would have shown up eventually.
Bak, bunu sana neden söylediğimi bile bilmiyorum, ama beni takip etmiyor olsaydın, tekrar yanına geleceğime dair içimde garip bir his vardı.
Whatever they're looking for, it must be here, on this island.
Her ne arıyorlarsa, bu adada bir yerde olmalı.
This is what historians were looking for.
Bu tarihçilerin bulmaya çalıştıkları bir şey.
You looking for that mallet but this ain't Red Lobster, sweetheart.
Ete darbe arıyorsun ama bu kırmızı ıstakoz değil hayatım.
Is this the woman you're looking for?
Aradığınız kadın bu muydu?
Yeah, with a bunch of undercover cops looking out for me, and we might actually be able to catch this freak who has been threatening me, Sharon.
Arkamı kollayan bir sürü polis olacak ve beni tehdit eden manyağı yakalama imkânımız olacak, Sharon.
Things are looking bad for Wickham, this could be her only chance of a good match!
Wickham için iler kötü görünüyor bu onun için tek iyi eş şansı olabilir.
Every second we spend talking about this is another second we're not looking for my son.
Harita hakkında konuştuğumuz her saniye oğlumu aramadığımız saniyelere denk.
I've been looking forward to this chat for quite some time.
Uzun zamandır bu konuşmayı bekliyordum.
Why don't you tell me about this box you're looking for?
Neden aradığınız şu kutudan bahsetmiyorsun?
What are you doing? I'm using this pendant to find something I'm looking for, and I found it.
Aradığım bir şeyi bulmak için bu kolyeyi kullanıyordum, buldum da.
Mr. Murphy favors this application when looking for new targets.
Bay Murphy yeni hedef ararken bu uygulamayı kullanıyor.
You're looking for the key to this code, right?
Bu kod için anahtarı arıyorsun değil mi?
The cops are looking for us in this thing.
Polisler bizi bu araçta arıyor.
If I ever need help with anything, this is the last place I'll come looking for it.
Yardıma ihtiyacım olursa burası geleceğim son yer.
This is what we're looking for.
İşte aradığımız şey.
The government is looking for a patient zero, going only off of this sketch which was found in a notebook at the airport.
Hükümet ilk hastayı, havaalanında bulunan bu çizimin yardımıyla bulmaya çalışıyor.
Making sure I'm ready this time... if he comes looking for you.
Eğer baban seni aramaya gelirse bu sefer hazırlık yapıyorum.
You let me lead you into this trap, and Booth is still circling the building looking for a way in.
Senin bu tuzağa düşmeni istedim ve Booth hâlâ binaya girmek için daire çiziyor.
I'm sure this guy's just looking for a place to store all his NBA championship trophies.
Eminim bu adam sadece NBA şampiyonluk kupalarını koymak için yer arıyordur.
Who else has to die to protect a secret that no one on this planet is looking for?
Bu gezegende sırları korumak için başka kim ölmek zorunda?
Ah, we're gonna be looking at this for weeks, aren't we?
Bu dağınıklık da haftalarca sürecek, değil mi?
Lucky for you, you don't have to be looking at any of this at all.
Şansına bunların hiçbirine bakma zorunluluğun yok.
So you're the kid Pan has been looking for all this time?
Demek Pan'ın bunca zaman boyunca aradığı çocuk sensin, ha?
This is the guy you're looking for...
Aradığınız adam bu.
I was looking for a weapon. And I found this.
Silah arıyordum ve bunu buldum.
This could be what they were looking for.
Bunun için bakmış olmalılar.
One of the search teams looking for Griffin's entry point into the sewers found the body this morning.
Griffin'in kanalizasyona giriş noktasını arayan araştırma ekiplerinden biri bu sabah cesedi buldu.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]