English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ H ] / Hold it a minute

Hold it a minute translate Turkish

157 parallel translation
When I start cranking why, hold it a minute, and then turn slowly toward me.
Kolu çevirmeye başladığımda biraz kıpırdamadan dur, sonra yavaşça bana doğru dön.
Hold it a minute.
Bir dakika.
- Hold it a minute, will you, Macy?
- Macy bir dakika durur musun?
- Hold it a minute.
- Bir poz çekelim.
Hey, hold it a minute.
Hey. Durun bir dakika.
Hold it a minute, hold it!
Durun bir dakika, bekleyin.
Hold it a minute.
Dur biraz.
Hold it a minute!
Bekleyin bir dakika!
Okay. Uh, just hold it a minute, will you?
tamam.Uh, bir dakika bekler misin?
Here - hold it a minute.
Beklet bir dakika.
Hold it a minute.
Durun biraz.
Yeah, hold it a minute, Corneal.
Bir saniye Corneal.
Can you hold it a minute, Hank?
Bir dakika durabilir misin, Hank?
Hold it a minute, please.
Bir dakika, lütfen.
- Sebastian, hold it a minute.
- Sebastian, bekle biraz.
Hold it a minute.
Biraz bekleyin.
- Hold it a minute!
- Bir dakika!
Duncan, hold it a minute.
Duncan, dur bir dakika.
Hold it a minute.
Bir dakika dur.
- Hold it a minute. I say she won't.
Bence atlamayacak.
Hold it a minute, fella.
Bir dakika bayım.
Hold it, hold it a minute! Guess what?
Orada durun bakalım bir dakika!
Hold it a minute, boys.
Bir dakika bekleyin, çocuklar.
Yeah. Hold it a minute.
Bekleyin lütfen.
Hold it a minute.
- Ekzoz susturucu parçası. - Al bak bir saniye.
Very droopy, Boss. Hold it a minute, will you?
- Hem de çok, patron!
- Wait a minute, hold it there.
- Bir dakika durun.
Wait a minute, hold it!
Bir dakika durun!
Wait a minute. Hold it.
Bekle bir dakika.
- May I just hold it for a minute?
- Bir dakika tutabilir miyim?
Hold it here a minute.
bir dakika.
Wait a minute, hold it.
Dur biraz, dur.
All right, hold it up a minute.
- Pekala bir dakika durun.
Can we hold it down a minute?
Bir dakika sessiz olabilir miyiz?
Wait a minute, hold it.
Bir dakika.
Ah, Dickinson. Hold that a minute, will you? Don't drop it.
Ah, Dickinson. bir dakika tut şunu, tutarmısın?
Hold it a minute, Frank.
Az durur musun Frank?
Wait a minute! Hold it. Hold it.
Durun bir dakika!
Now. hold it. Now. just a doggone minute.
Şimdi dur bakalım, kahrolası bir dakika için.
Hold it. He's hung up back here. - Wait a minute.
Durun, ayağı takıldı.
Hold it just a minute now.
- Bir dakika bekleyin.
Hold it just a minute.
Bir dakika dur.
Look, just open a minute. Hold it, darling.
Böyle yapmayacaktım ama.
Hold it. Wait a minute. Leave him.
Bir dakika bekleyin.
Wait a minute, Rob. Hold it.
Bekle bir dakika, Rob.
Hold it, hold it! Hold on just a minute!
Durun bir dakika.
Wait a minute. Hold it.
Dur.
Hold it a minute.
Dart.
finger raised him as do babies, told her mother afterwards she took hold of his finger the way baby does He told my mother afterwards, that it was a minute before the tender little grip eased
her zaman yaparlar ya. Babam sonradan anlatmış anneme... bir an, kısacık bir an sımsıkı tutmuş parmağını.
Wait a minute, hold it.
Bir dakika, durun.
- Oh, it's you. Hold on a minute.
Biraz dur lütfen.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]