English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ S ] / Stop the bus

Stop the bus translate Turkish

832 parallel translation
Stop the bus.
Otobüsü durdur.
Lisa, stop the bus.
Lisa, otobüsü durdur.
We had to stop the bus and pick up some refugees. About half a mile later, we took on some wounded G.I.'s.
Tıp Fakültesindeyken bir gün boğulmuş bir adama otopsi yapıyordum.
Tell them to stop the bus.
Otobüsü durdurmalarını söyle.
Old man, do you want that I stop the bus and throw you out?
İhtiyar, otobüsü eğleyip aşağı atayım mı seni?
Stop the bus and search us all!
Otobüsü durdurup hepimizi ara!
Stop. Stop the bus. Alto.
Dur, otobüsü durdur!
A citizen helped me to stop the bus with his car.
Bir vatandaş arabasını vererek otobüsü durdurmamda yardımcı oldu.
You said you ran down the hill to stop the bus.
Bir de tepeden aşağıya inerek otobüsü yakalama olayınız var tabi.
Check the railroad station and the bus stop.
Tren istasyonlarını ve otobüs duraklarını kontrol edin.
I'll walk you to the bus stop
Sizinle otobüs durağına kadar yürürüm.
Drop me off at the first bus stop.
Beni ilk otobüs durağında indir.
Wait for me at the bus stop.
Otobüs durağında buluşuruz.
Shall I wait for you at the bus stop tomorrow?
Yarın otobüs durağında seni bekleyeyim mi? Seni birlikte götüreceğimi söyledim.
He was at the bus stop. He's coming.
Otobüs durağındaydı.
We went to that cafe by the bus stop.
Biz de otobüs gelene kadar kafede oturduk.
- By the bus stop?
- Otobüs gelene kadar mı oturdunuz?
Take the Greyhound Bus that leaves Chicago for Indianapolis at 2 : 00 and ask the driver to let you off at Prairie Stop, Highway 41.
Greyhound şirketinin saat ikide kalkan... Indianapolis otobüsüne binip 41. Otobandaki Prairie durağında ineceksin.
I must go to the bus stop and meet his wife.
Bayan Steiner'i karşılamalıyım.
- Yes. Polacci, when you're done, meet me at the bus stop.
İşin bitince sen de durağa gel.
I ran into your lawyer at the bus stop.
Otobüs durağında avukatına rastladım.
You know the Kamimachi bus stop?
Kamimachi durağını biliyor musunuz?
The bus stop is here.
Durak burası.
Shall I come to the bus stop with you?
Otobüs durağına kadar, seninle geleyim mi?
I can find me own way to the bus stop.
Kendi başıma giderim.
- We go to the bus stop.
- Otobüs durağına gidiyoruz.
I'm gonna get off this bus at the next stop.
Gelecek durakta ineceğim.
Mama went with him to the bus stop, and they looked at each other, Mama from the sidewalk, Papa from the window.
Annem onu uğurlamaya otogara gitmiş birbirlerine uzunca bakmışlar annem dışarıdan, babam da otobüsün penceresinden...
You accidentally got off the bus one stop before ours... so you had to walk.
Bize gelirken yanlışlıkla bir önceki durakta inmiştin,.. ... bu yüzden yürümek zorunda kalmıştın.
Here at Luton it's a 3-cornered fight between Alan Jones ( Sensible Party ), in the middle, Tarquin Fin - tim - lim - bim - whin - bim - lim - bus - stop - F'tang
Luton'da üç yönlü mücadele, Alan Jones Akıllı Parti, ortada Tarquin Fim-Tim-Lim - Bim-Whim-Bim-Lim Bus Stop-F'tang-F'tang - Olé-Biscuit Barrel, Salak Parti ve Kevin Phillips-Bong, Hafif Salak adayı.
- The bus stop's down the road.
Otobüs durağı yolun aşağısında.
I left the mansion and used the money borrowed from my godma to open this damn store which is facing the bus stop.
Büyükannemden kalan parayı kullanarak Otubüs durağına bakan bu lanet lokantayı aldım Hep bir gün çıkagelmeni bekledim!
They would block the road so the bus would stop.
Anlasınlar ki otobüs dursun.
Bus ticket for the next stop after Key West.
Key West'ten sonraki durağı otobüs durağı.
We're putting you off at the next bus stop.
İlk otobüs durağında iniyorsun.
- Come with me to the bus stop.
- Gel benle otobüs durağına.
We stood at the bus stop, like three people in a queue... who didn't know each other.
Otobüs durağında durduk, sıra bekleyen ve... birbirini tanımayan üç kişi gibi.
Is it true someone saw him at the bus stop?
Çocuğun otobüs durağında görüldüğü doğru mu?
Excuse me, how much there is'till the next bus stop?
Affedersiniz, bir sonraki durağa kadar ne kadar var?
The streetcar and the 19 bus stop there :
Tramvay ve 19 hatlı otobüs orada durur :
I'll go to the bus stop now.
Şimdi otobüs durağına gidiyorum.
The next town we come to with a bus stop, you're getting on it.
Otobüs durağı olan ilk kasabada otobüse biniyorsun.
I'm capable of walking home from the bus stop.
Otobüs durağından evime kadar yürüyebilirim.
I showed her where the bus stop is.
Bıraktım. Otobüs durağının yerini gösterdim.
Because I caught up with Katherine at the bus stop and I took her home, got to know her and she's the most wonderful woman.
Çünkü otobüs durağında Katherine ile karşılaştım. Onu evine götürdüm ve birbirimizi tanıma fırsatı bulduk ve o, Dünya'daki en mükemmel kadın.
Well, at least let me drop you off at the bus stop.
Peki, en azından seni otobüs durağında götüreyim.
I'll take you to the bus stop in the morning then.
Sabahleyin seni otobüs durağına bırakırım öyleyse.
- Can you take her to the bus stop?
- Onu otobüs durağına götürebilir misin?
I will leave you at the stop bus for a few hours.
Seni birkaç saatliğine otobüs garında bırakacağım.
This is Max, from the newsstand near the bus stop.
Bu Max, otobüs durağındaki gazete bayiinden.
GIVE YOU A LIFT TO THE BUS STOP.
Seni otobüs durağına kadar bırakayım mı?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]