English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ C ] / Compared to you

Compared to you translate Turkish

811 parallel translation
Sherlock Holmes is no one compared to you.
Sana nazaran, Sherlock Holmes da kimmiş ki?
You know, compared to you, my friend Shapeley's an amateur.
Biliyor musun, senin yanında dostumuz Shapeley amatör kalıyor.
On the contrary, we seem like milksops compared to you.
Aksine, sizinle kıyaslanınca biz süt kuzusu gibiyiz.
Compared to you he was - you rotten, insane brute! Leyden :
Kıyaslarsak o ~ seni pis, deli herif!
But when you started calling me and showing me the way... I realized that, compared to you... he's a cheap, incompetent hack.
Ama sonra sen beni arayıp bana yol göstermeye başlayınca... fark ettim ki sana kıyasla... o, basit, yeteneksiz bir yönetmenmiş.
Jonathan, compared to you, they're...
Jonathan, seninle karşılaştırıldığında, onlar...
But I must say, I am compared to you.
Ama itiraf edeyim, sana göre, değilim.
Here are some gifts, that are very drab compared to you.
İşte bazı hediyeler, size göre çok sıkıcı olmalı!
You always said to me : " What do other people matter compared to you?
Sen bana hep " Diğerlerinin senin yanında değeri yok?
Compared to you
sizle karşılaştırırsak
I am nothing, nothing compared to you.
Sana kıyasla ben hiç bir şeyim.
But you yourself know the limitations of the prognostic capacity of conventional computer technology and how much larger the margin of error is of such computers compared to your simulation model.
Ancak siz de konvansiyonel bilgisayar teknolojisinin önceden bilinen kapasitesinin limitlerini ve bu tür bilgisayarların sizin simülasyon modelinizle karşılaştırıldığında hata paylarının ne denli yüksek olduğunu çok iyi bilmektesiniz.
Let me tell you a story because compared to your hang-ups mine are as nothing
Size bir hikaye anlatayım çünkü sizin takıntılarla kıyaslayınca benimkiler hiçbir şey.
What did we do to you compared with this? All you could.
Karşılaştıracak olursak ne yaptım ki?
You don't know how lucky you are compared to other husbands.
Başka kocalara göre ne kadar şanslı olduğunu bilmiyorsun.
The death to which you're dooming hundreds of poor men daily... in a frantic effort to send their souls to perdition before your own... is a light pleasantry... compared to the bleeding death in the lungs... to which the great Judge has condemned you.
Öyle bir ölüm ki her gün yüzlerce masum insanı mahkum eden kendininkinden önce onların ruhlarını cehennem azabına çevirerek... sizin gibi suçu kanıtlanmış büyük yargıcın... akciğerlerindeki kanamaya kıyasla bunla size göre küçük bir şakadır.
Can't you see how unimportant little things like these are compared to what it might mean?
Görmüyor musun yapabilecekleriyle karşılaştırıldığında bunların ne kadar önemsiz olduğunu?
What is love compared to what I have to offer you?
Sana sunduklarımın yanında aşk nedir ki!
She's a lap-happy chick compared to that square from Delaware you run around with.
Gamsız fıstık o, etrafında koşmak istersen Delaware'dan meydana kadar sürdürmelisin.
Say what you will, but compared to the Bonnot gang, this is teeny, teeny, teeny...
Ne istersen söyle ama Bannot çetesine kıyasla bu küçücük, küçücük, küçücük bir şey.
YOU CAN SPARE $ 100. IT ISN'T MUCH COMPARED TO WHAT
Kendine 100 Dolar ayırabilirsin.
You ought to be proud of that compared to what you are now!
Şimdiki durumunla karşılaştırdığında gurur duyman gerekir!
Well now, if we're gonna start guessing... anything I said about Gwen Williams is brotherly love compared to what you...
Pekala, eğer tahmin etmeye başlarsak... Gwen Williams hakkında dediğim şey kardeşce bir sevgi denilebilir...
She's not two years older than I am! Two or 20, you're a child compared to her.
Benden iki yaş bile büyük değil 2 yada 20, sen ona kıyasla daha çocuksun.
You complained that my love was too possessive, but it's a shadow compared to his.
Aşkımın çok sahiplenici olduğundan şikayet ettin. Ama onunkinin yanında benimki bir hiç.
Look at me and know that whatever you give my goddess is nothing compared to what you will receive in return.
Bak bana.. biliyorum benim tanrıçama verdiğin şeyin.. karşılığını alacaksın.
It was only your stiff-necked pride that made you dream of bringing me to a place that compared with Warbonnet. Dad never understood.
Bu sadece senin yapmacıklı gururundu, bu düşlerinde beni yaşatacağın ve Warbonnet'le kıyaslayacağın bir yer yaratmaktı Babam hiç anlamadı.
This is a mere nothing, compared to what you already accomplished.
Daha önce başardıklarınla kıyaslanınca bu hiçbir şey.
So little, compared to what you gave me.
Bana verdiklerinin yanında çok ufak bir şey.
If you measured it, you'd find my mouth is just a pinhole compared to the hollow tunnel you've got.
Ölçecek olsan, benim ağzımın sendeki Hollanda Tüneli'ne kıyasla ancak bir iğne deliği olduğunu görürdün.
- Compared to her, you're an old man.
- Ona göre, yaşlı bir adamsın. - Ben yaşlı bir adam değilim!
Doesn't love you? He compared you to the plague.
Seni veba ile kıyasladı.
Compared to the others, you know quite a lot.
Diğerlerinin bildikleriyle karşılaştırıldığında, müthiş.
It was nothing compared to what you went through last night.
Senin başından geçenlere nazaran hiçbir şey değildi.
So what is this sacrifice compared with the sacrifices the people made to keep you fat?
Öyleyse halkın sizi semirtmek için yaptığı fedakarlıkların yanında bu fedakarlığın ne anlamı olabilir?
But I tell you, this is nothing compared to what I'll get you.
Ama şunu söylemeliyim,... bu benim sizlere kazandıracak olduklarımla kıyaslanınca hiçbir şey değil.
You once compared me to my cactus plant.
Bir seferinde beni kaktüsüme benzetmiştiniz.
But all that is nothing compared to what you already possess.
Bunların hepsi, senin zaten sahip olduğun şeyin yanında bir hiç.
Of course, but compared to the four of you I'm still no match
Elbette, ama sizlerle karşılaştırırsak... benim lafım bile olmaz
But I believe, if yours was compared to his, you'd win out.
Fakat durumunuzu onunla karşılaştırınca, sizin galip geleceğinizi söyleyebilirim.
As little as you know about Melinda, it's gigantic compared to what you know about Daisy Gamble.
Melinda hakkında bildiğin azıcık bilgi Daisy Gamble hakkında bildiğinin yanında devasa kalır.
Besides, compared to these men, you are educated.
Ayrıca bu adamlarla kıyaslayınca, sen daha eğitimlisin.
It's not very exciting compared to what you do, is it?
Senin yaptığına kıyasla pek heyecanlı değil, değil mi?
But that ain't nothing, Connie... not compared to what you got coming.
Fakat bu hiçbir şey, Connie... başına geleceklerle karşılaştırıldığı zaman.
It's nothing compared to what you could be making on the big con.
Büyük işlerde yapabileceklerinle kıyaslanınca hiçbir şey.
But, baby, let me tell you somethin'. Compared to those, landing'on the roof of a car at 100 miles an hour, that's like landing'in a water bed.
Ama onun yaptıklarıyla kıyaslandığında benim sana diyeceğim saatte 160 la bir aracın tavanına konmak, bir su yatağına konmakla aynı şey.
That's a pretty minor punishment compared to what you did, isn't it?
Yaptığınıza karşı biraz hafif bir ceza olmaz mı?
Fang Tianding Give up your life for my brothers Shi Jin and Shi Xiu Of course you're nothing as compared to them
Fang Tianding kardeşlerimiz Shi Jin ve Shi Xiu adına elbette tırnakları kadar etmezsin
But foolishly I went on living, and for nearly 20 years compared all men to you and found them wanting.
- Yaklaşık yirmi yıl aptalca yaşamaya devam ettim, seni diğerleriyle kıyaslayarak
Compared to the millions you stack in your Swiss bank accounts I have been paid in pennies.
Eğer İsviçreli banka hesaplarında yığını milyonlarca karşılaştırıldığında Ben birkaç kuruş ödenmiştir.
You are dust compared to her.
Döküntüden başka bir şey değiliz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]