English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ T ] / The next night

The next night translate Turkish

885 parallel translation
The next thing, I suppose, that you're gonna ask me to believe is this phantom accomplice, who never killed anybody in the first place, of course, comes back the next night to kill my wife.
Sanırım, benim inanmamı isteyeceğin bir sonraki şey şu hayali işbirlikçidir, elbette hiç kimseyi öldürmeyen bu hayali kişi, ertesi gece karımı öldürmek için geri döner.
And then the next night when your wife was killed, and you had that terrific alibi, it suddenly hit me.
Ve sonra ertesi gece karınız öldürüldüğünde, ve sizin şu müthiş tanığınız gündeme geldiğinde, ansızın içime doğdu.
The next night, Gladys and I...
Ertesi gece, Gladys ve ben...
Would the thing, the miracle repeat itself the next night?
O şey, bu mucize kendisini ertesi gece de tekrarlayacak mıydı?
She hadn't and it repeated itself the next night... and she won 30,000 francs.
Gitmemişti ve aynı şeyler ertesi akşam da tekrarlanmış ve bu sefer 30 bin frank kazanmıştı.
You're having dinner with me tonight... tomorrow night... and the next night... and then... every night... every night!
Bu akşam benimle yemek yiyeceksin. Yarın akşam ve sonraki akşam da. Daha sonra her akşam.
- It's the next night.
- Asıl endişelendiren ondan sonraki gece.
But the next night I knew she'd show.
Ancak ertesi gece geleceğinden emindim.
I found myself going the next night and the next and the next.
Kendimi, sonraki geceler, tekrar tekrar giderken buldum.
Maybe tomorrow or the next night.
Yarın gece ya da daha sonra.
The next night, three, and so on, until eight candles are burning.
Ertesi gece üç tane ve bu, sekiz mum yanana kadar devam eder.
THE NEXT NIGHT I PUT OFF GOING TO SLEEP UNTIL 1 : 00.
Sonraki gece uyumayı saat 1'e erteledim.
You win one night, the next night the other guy wins.
Bir gece sen kazanırsın, ertesi gece öteki kazanır.
As a cease-fire, Arthur told his uncle he'd do thejob with them the next night.
Ateşkes olarak Arthur amcasına sonraki gece onlarla yapacağı işi anlattı.
The next night.
Ertesi gece.
Last night, soon after you left... I saw a woman murdered in the next room...
Geçen gece sen gittikten sonra yan odada bir kadın öldürüldü.
We're invited there for dinner next Friday night... and I'm going to wear my new silver with the white fox.
Önümüzdeki cuma akşamı bizi yemeğe çağırdılar. Yeni beyaz kürklü, gümüş rengi elbisemi giyeceğim.
They sit at the table next to me every night.
Her akşam yanımdaki masaya oturuyorlar.
You can have one thing one night, something else the next.
Bir akşam başka, ertesi akşam başka.
Thursday night, I dreamt that you, aunt Polly, were sitting on the sofa, and you were sitting on the wood box, and Mary next to you.
Perşembe gecesi, rüyamda seni gördüm Polly Teyze. Kanepede oturuyordun. Sen de ahşap sandığın üzerinde oturuyordun.
You can stay the night there and come back the next day but you must not on any account miss the falls of Reichenbach which is only a small detour.
Geceyi orada geçirip ertesi gün geri dönebilirsiniz ama asla Reichenbach Şelalesi'ni görmeden geçmemelisiniz. Şu dolambaçlı yoldan gidiliyor.
- Well, look out next Saturday night. - What's the matter?
- Önümüzdeki Cumartesi dikkatli olun.
Incidentally, I was out on a party on that night, so I didn't get it until the next day.
O gece tesadüfen dışarıda, bir partideydim yani ertesi güne dek mesajı alamadım.
You take lots of girls and made them sleep in a hog sty all night, and then didn't tell them where their breakfast was coming from... the next morning, they wouldn't take it lying down.
Birçok kız, bütün gece bir domuz ağılında uyuyup... sabah yiyecek bir şey olmadığı söylendiğinde... bunu hoş karşılamaz.
That was the longest night I ever lived through, Keyes... and the next day was worse, when the story had broke in the papers... and they started talking about it at the office... and the day after that, when you started digging into it.
Hayatımda geçirdiğim en uzun geceydi, Keyes. Günü daha da beterdi, haber gazetelere yansıyıp ofiste herkes bunu konuşurken... Ve ondan sonraki gün, sen olayı araştırmaya başlayınca.
Several of our most responsible citizens have actually seen the strange apparition on the marshes at night and next morning sheep were discovered...
En güvenilir vatandaşlarımızdan birkaçı gece bataklıkta gerçekten tuhaf görüntü gördüler ve ertesi sabah koyunlar bulundu...
I found myself next to such a woman the other night.
Ertesi gece kendimi başka bir kadının yanında buldum.
- The very next night.
- Ertesi akşam.
And next morning I began the journey to our town, knowing that I should sleep that night at the forge.
Ertesi sabah, o gece demirci dükkânında... uyumak zorunda kalacağımı bilerek kasabama giden yolculuğa başladım.
By order of the commanding officer this night's entertainment will conclude with the playing of the next dance.
Komuta subayının emriyle bu gecelik eğlence sıradaki dansla sona erecek.
He wanted to get the name of the gal who was staying in the room next to his the other night.
O gece yanındaki odada kalan kızın ismini sordu.
Next Monday night, I want you to drive up to the side of Cortlandt.
Önümüzdeki Pazartesi gecesi aracınla Cortlandt'a yanaşacaksın.
He said at dinner on Wednesday night... that you would have to choose between this world... the next world, and Australia.
Çarşamba günü akşam yemeğinde kendisi, bu dünya, öbür dünya ve Avustralya arasında bir seçim yapman gerektiğini söyledi.
Diane's told me a little about you, that you were driving the ambulance the night of that accident, and how she happened to run into you the next day.
Diane biraz sizden bahsetti, kazanın olduğu gece ambulansı kullanıyormuşsunuz, ve nasıl oldu da ertesi gün tekrar karşılaştınız?
One night she was out on a date, and the next she was home playing with her dolls.
Bir gece randevuya çıkıyordu ve sonrasında evde bebekleriyle oynuyordu.
Next thing he'll elope with the girl in the middle of the night!
Kızla gece yarısı kaçması kaldı!
That right now, next to you, the thing I want most the thing I've been dying to have all night is...
Şu anda senden sonra en çok istediğim şey,.. ... bütün gece aşererken canımın çektiği şey...
Until the next time we return with another play... good night.
Gelecek sefer bir başka oyun ile birlikte olmak üzere iyi akşamlar.
Be the life of the next party you go to... but we don't have opportunity night here.
Partilerde alkış toplayabilirsin. Ama burada yetenek müsameresi yapmıyoruz.
For the next few weeks, you should be out every night.
Birkaç hafta her gece dışarı çıkmalısın.
A blonde one night, brunette the next.
Bir gece sarışın, diğer gece kızıl saçlı.
And the girl next door took you to heaven last night, right?
Yan komşudaki kız dün gece seni cennete uçurdu, değil mi?
My mother would always go through my pockets and... my pants were on the bed that night... so she came in and swiped the money...'cause the next day it was gone
Annem hep ceplerimi kontrol ederdi. O gece pantolonumu yatağın üzerine bırakmıştım. Tabii o da odama girip parayı aşırdı çünkü ertesi gün parayı bulamadım.
I had dinner at Lindy's last night, and he was sitting in the next booth, and I heard him buy it from a man.
Dün gece Lindy'nin Yeri'nde yemek yiyordum, o yan bölmede oturuyordu bir adamdan satın alırken onları duydum.
Well, she arrived rather late one night, and she went straight to sleep and left early the next morning.
Evet... buraya bir gece geç saatte geldi, hemen yatmaya gitti ve ertesi sabah erkenden ayrıldı.
Well, this young fella that runs the place said that she just spent the night, left the next day and that was it.
Orayı işleten genç adam, geceyi orada geçirdiğini ve ertesi gün ayrıldığını söyledi.
I work on them all week, write them Friday night... and send them airmail the next day.
Bütün hafta düşünüp uçakla göndermek üzere Cuma gecesi yazmak zorundayım.
I put on this Indian chief costume and... one night I win, next night the other guy wins.
Kızılderili reisi kıyafeti giyeceğim ve... bir gece ben kazanacağım, ertesi gece öteki adam kazanacak.
The said young man, sure he was home in bed, had laid his watch, wallet and handkerchief next to the memorial flame, as if it were a night table.
Bu genç adam evde yatağında yattığından öyle emindir ki saatini, cüzdanını, mendilini etajer sanarak, anıtın alevinin yanına koymuştur.
When he stays out all night he's always grumpy the next morning.
Bütün gece boyunca dışarıda kaldığında ertesi sabah hep huysuz olur.
Some time in the next week or two he'll hit us again in a canyon... or the middle of a river at night, or dawn.
Bir iki hafta içinde kanyonda veya nehrin ortasιnda... gece veya şafakta bize tekrar saldιracak.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]