English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ A ] / And look what happened

And look what happened translate Turkish

414 parallel translation
I was true to one man once, and look what happened.
Bir zamanlar bir erkeğe karşı dürüst oldum. Başıma neler geldi.
Mine wasn't arranged, and look what happened to me.
Benimki o şekilde olmadı,.. ... bak, başıma neler geldi.
And look what happened.
Ve bak sonunda ne oldum.
And look what happened. You'll be fine.
Bir de şu olanlara bak.
And look what happened.
Şimdi olana bak.
I couldn't find enough bats and look what happened.
Yeterince yarasa bulamamama rağmen neticesine baksanıza.
I did trust you, and look what happened.
Sana güvenmiştim, ama bak ne oldu.
I trusted you with command for a few hours... and look what happened.
Birkaç saatliğine kumandayı, güvendiğim için sana verdim. ve şu olana bak.
And look what happened!
Ve bak ne oldu!
And look what happened to them, honey.
Onlara Ne Olduğuna Bak Tatlım..
Because i made that mistake with l-Loyd And look what happened.
Çünkü o hatayı L-Loyd'da yaptım ve neler olduğunu görüyorsun.
- And look what happened to you.
- Şu geldiğin hale bak bir de.
- Yeah, and look what happened.
- Evet ve bak ne oldu.
Mary didn't even kiss Joseph and look what happened.
Mary, Joseph'i öpmedi bile ama ona ne olduğuna bak.
And look what happened.
Şimdi ne hale gelmiş.
And look what happened to him.
Ve bak O'na ne oldu.
You said Fernando was different, and look what happened.
Fernando da farklı demiştin ama bak ne oldu.
Yeah- - and look what happened to you.
Tabi... bak sana ne oldu.
And look what happened.
Ve bak ne oldu.
We're outside for just 2 minutes And look what happened!
2 dakikalığına dışarıya çıktık ve bak ne oldu!
And look what happened to them.
Ve bak onlara ne oldu.
I made a wish and look what happened.
ben bir dilek tuttum ve bak neler oldu.
- You have contributed, and look what happened?
Sen ekledin de ne oldu?
My horoscope said it would be a great day and look what happened.
Falımda bugünün çok iyi geçeceği yazıyordu. Bir de şu olanlara bak.
- And look what happened to her.
- O kıza ne olduğuna bak.
I couldn't look bak'n in the face after what happened last night and under our very noses.
Dün gece olanlarla ilgili bir şey söylemeden duramayacağım.
And look what happened to him.
Evet, ona ne olduğuna bak.
I can't look at the sea for long and... not lose interest in what happened on land.
Karada olanlara ilgimi kaybetmeden uzun süre denize bakamıyorum.
He said, he'd show up early because of what happened to Donato and to take a look at that glade.
Donato'ya, neler olduğuna bakmak için erken geleceğini söyledi bu vadiye bakmak için.
Now look, the best thing for you to do is go straight to the Captain and tell him what happened.
Senin için en iyisi, Kaptan'a gidip, olan biteni anlatmak olacaktır.
And my goodness, look what happened!
Ve Aman Allahım, bak ne oldu!
Look, you asked me what happened and I told you!
Bak, bana ne olduğunu sordun, ben de sana anlattım!
Look, Rita, I promise you, I'll come back and find out what happened to your brother.
Bak Rita, sana söz veriyorum, geri dönüp kardeşine ne olduğunu bulacağım.
I want this house to look quite normal, and you must not give anything away of what has happened.
Evin çok normal görünmesini istiyorum. Burada neler olduğunu belli etmemelisiniz.
Look, I don't know what's goin'on with you, or what happened, or what you all did but I'm not gonna tell anybody and I'm not gonna say that I even saw you.
Sana ne olduğunu veya neler olduğunu bilmiyorum ya da ne yaptığını bilmiyorum ama kimseye bir şey söylemeyeceğim ve hatta seni gördüğümü de söylemeyeceğim.
Today, we're going to take a closer look at East Timor, what's happened to it, and why the international community is doing nothing to help.
- George Bush! Bu da demek oluyor ki politik sistem halkın katkısı olmaksızın işliyor.
She's good at kung-fu, and look at what happened to her!
O iyi bir Kung-fu'cu ama onu ciddi dövmüşler!
Look, man, I'm sorry as hell for what happened to you and your girlfriend.
Bak, adamım, senin ve kız arkadaşının başına gelen korkunç şeyler için çok üzgünüm.
Look, we all feel bad about what happened to your brother, and don't nobody want to paint him the fall guy.
Kardeşin için üzgünüz. Kimse onu suçlamıyor.
Look, I realize you guys have been wondering what exactly happened between Carol and me.
Bakın ; sizlerin Carol'la aramda tam olarak neler geçtiğini merak ettiğinizi biliyorum.
I listened to you once before, and look what happened.
Seni daha önce bir kere dinledim, ve bak ne oldu.
Look, I think we both have a pretty good idea of what happened to those loggers and what happened to the group in 1934.
Bak, ikimizin de o ağaç kesicilerine ve 1934'teki gruba ne olduğu hakkında oldukça iyi fikirlerimiz var.
Look, what happened was between you and the Centauri.
Olanlar sizlerle Centauriler arasındaydı.
Everyone will know what really happened and we're all gonna look extremely stupid.
Herkes gerçekte ne olduğunu bilir. Hepimiz de suratımızda aptal bir ifadeyle kalırız.
Do you think someday people will look at Tibet on the movie screen and wonder what happened to us?
Sence bir gün insanlar bir filmde Tibet'i seyredip... bizlere ne olduğunu merak edecekler mi?
I think I'm gonna head over there look up my dad's wife's relatives and let them know what happened.
Sanırım oraya gideceğim ve babamın karısının akrabalarını bulup olanları anlatacağım.
You've lost weight and look like Gandhi. What happened to you?
Şu haline bak, kilo vermişsin, Gandhi gibi... görünüyorsun sorun nedir?
Look, I know you feel badly about what happened and I just wanted to say...
Olanlar için kendini ne kadar üzdüğünü biliyorum. Şunu söylemek istedim..
Look, I know what happened last night was weird and unexplainable, but we are not witches, and we do not have special powers.
bak, biliyorum dün gece olanlar garip ve açıklanamazdı, fakat biz cadı değiliz ve özel güçlerimiz yok.
Look at what happened to her and then look at what's happening to me.
Önce onun yaşadıklarına sonra da benim yaşadıklarıma bir bakın.
Look, I feel responsible for what happened and I don't feel responsible that often.
Bak, olanlar hakkında kendimi sorumlu hissediyorum.. ... ve bu kadar sık sorumlu hissetmem.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]