English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ L ] / Little boys

Little boys translate Turkish

1,463 parallel translation
No need to be scared of no little boys.
Onlar sadece çocuk.
I need to use the little boys'room.
Tuvalete gitmeliyim.
I like a bit of civility before dark, when all the needy little boys show up.
Bütün muhtaç küçük çocuklar geldiğinde, karanlıktan önce bir parça nezaketi severim.
We're gonna remind the kid that good little boys don't talk to strangers.
Ufaklığa yabancılarla konuşulmaması gerektiğini öğreteceğiz.
There's two little boys over there.
İki küçük erkek çocuk var.
I was just on my way to the little boys'room, thought I'd stop in and say "hey".
Tuvalete gidiyordum da uğrayıp selam vereyim dedim.
No, it's just an invitation for little boys to see your ninnies.
Hayır. Sadece, veletlerin senin göğüslerine bakmaları için gönderilmiş bir davetiye.
OH, MY GOD, YOU DID IT IN THE LITTLE BOYS'ROOM.
Tanrım! Lavaboda işi pişirmişsiniz! - Hayır.
Not all little boys have to play sports.
- Her çocuğun spor yapması şart değil.
We travel the country giving special little boys and girls like you their biggest wish!
( Bir dilek tut hayır kurumu mu? ) Seni gibi küçük oğlan ve kızların dileklerini gerçekleştirmek için bütün ülkeyi gezeriz.
We see all the other little boys play hopscotch, while little Tiger plays golf.
Bütün diğer çocuklar seksek oynarken küçük Tiger golf oynar.
It's where nice little boys play, when their sisters want peace and quiet.
Ablaları huzur istediğinde küçük çocuklar burada oynar.
This bloke, two little boys, and an old woman.
Evet, bir adam, 2 çocuk, bir de yaşlı bir kadın.
Like now he wants to, like, fucking buy the Elephant Man's bones and, like... screwin'around with little boys and shit.
Mesela şimdi de Fil Adam'ın kemiklerini almak istiyor ve ufak oğlanlarla falan yiyişiyor.
Yeah, he's weird, like... I mean... Okay, I wouldn't hang out with him or anything... but at least he's married to a hot chick and he ain't screwing around with little boys.
Evet, garip biri, yani tamam gidip onunla takılmazdım ama en azından seksi bir çıtırla evli ve ufak oğlanlarla yiyişmiyor.
The only reason he's not screwing around with little boys is he can't hold'em down.
Ufak oğlanlarla yiyişmemesinin tek sebebi onları zaptedememesidir.
Dropping off presents to all the good little boys and girls.
Tüm iyi kızlara ve oğlanlara hediyeler dağıtmak.
'Cos he fucks little boys like you.
Çünkü o senin gibi sübyanlara çakıyor.
You bunch of little boys playing at being men?
Erkeklik taslayan bir avuç çocuk!
Or maybe you Iike little boys, as long as they look like girls.
Ya da belki kız gibi görünen, erkek çocuklarından hoşlanıyorsun.
YOU GO IN THE LITTLE BOYS'ROOM FIRST.
Tuvalete önce sen gideceksin.
I was 11 years old now, and I'd gotten in a little trouble here and there so I was in a juvie home for boys and I was getting ready to split that scene, and pronto.
11 yaşındaydım ve başımı birkaç belaya soktuğum için ıslahevine kondum. Ama oradan bir an önce kaçmaya hazırlanıyordum.
Got a little surprise for you boys.
Size küçük bir sürprizim var çocuklar.
The older boys will have to look after the little ones.
Büyük oğlanlar küçüklere göz kulak olmak zoruundalar.
Call me crazy, but a 50-year-old woman who trots around with boys... ... runs the risk of seeming impulsive, if not a little wild.
İsterseniz bana deli deyin ama çocuklarla takılan 50 yaşında bir kadın düşüncesiz hatta biraz da deli izlenimi veriyor.
Except that certain of my boys got some anatomical incompatibilities that tend to tear up little girls.
Sadece bazı çocuklarımın anatomik bozuklukları küçük kızları ağlatabiliyor.
Far from the hellfires of home, and sharing my body with an enemy that stabs my boys in their fleshy little stomachs.
Kendi dünyamın cehennem ateşlerinden uzakta, kullarımı etli küçük karınlarından bıçaklayan bir düşmanla aynı vücuttayım!
Yeah, this is a college thing, just a little experimentation before I get over the thrill and head backto Boys Town.
Evet, bu üniversite hevesi. Biraz daha denedikten sonra bıkıp erkeklere döneceğim.
We're going to the Little League World Series, boys.
Küçükler ligi dünya serisine gidiyoruz çocuklar.
When you boys were little, you were always outside in the dirt.
Raymond, çocukken daima dışarıda kir içinde oynardınız,..
I'd send your boys a little farther into the field, Luke.
- Neden?
I think my boys are in the mood for a little egg hunt.
Benim çocuklar küçük bir yumurta avına hazırlar. - Yapamam.
They're a little high-spirited, but they're GOOD, GOOD boys!
Tanrım, çok iyi geldi!
SO YOU BOYS IN THE MOOD FOR SOMETHING SWEET, OR ARE YOU GONNA PICK UP A LITTLE SOMETHING AT WOODY'S?
Geri dönecek.
But i gotta say... a lot of boys your age would've run like a little girl. But you stayed. I know you lik e mr.
Ama şunu söylemeliyim ki senin yaşında birçok çocuk kız gibi kaçardı.
Say, boys, this may sound a little odd, but have you seen a talking towel around anywhere?
Çocuklar, bu biraz saçma gelebilir ama, buralarda konuşan bir havlu gördünüz mü?
Hello, boys. Got a little surprise for ya.
Selam çocuklar, size bir sürprizim var.
Boys, your little friend Kenny went to the hospital last night, m'kay? And, well, he's pretty sick.
Çocuklar, arkadaşınız Kenny dün akşam hastaneye kaldırıldı tamam mı?
Knowing boys as I do, I think he might find that a little...
Benim kadar çocukları tanırsın, bence bunu biraz...
Yahzee teaching'college boys about Custer's scalping'at Little Bighorn.
Yahzee, kolej çocuklarına Custer'ın Little Bighorn'da nasıl kafa derisi yüzdüğünü öğretiyor.
Don't worry your pretty little head. I'll take care of the homestead... " Not to mention those extra poker nights with the boys.
"Ben evle ilgilenirim." Çocuklarla ekstra poker partilerine giderdi.
Eight little six-year-old boys running around. Talk about primitive behaviour!
Koşuşup duran, sekiz tane, 6 yaşında ufaklık, primat davranışları hakkında konuşuyor!
And if your boys won't listen, there is very little I can do.
Çocukların söz dinlemiyorsa elimden bir şey gelmez.
Just two little Irish boys fighting, scrapping, thinking about making a difference.
... Sağa sola dalaşıp kavga eden, farklı olmaya çalışan iki çocuktuk.
I was out with the boys, doing a little practise for their wilderness outing -
Yapacakları keşif turu öncesi etrafı göstererek oğullarıma pratik yaptırıyordum.
And out in a little town in Colorado, two boys went bowling at six in the morning.
Colorado'da bir kasaba. Saat 06.00. İki çocuk bowling oynuyor.
Over here, you see the boys, Doing their little thing... with their big things.
Burada, büyük şeyleriyle küçük şeyler yapan çocuklar var.
AH, I'D ASK YOU BOYS TO STAY, BUT I KNOW YOU NEED TO TODDLE ON BACK TO YOUR LACKLUSTRE LITTLE LIVES.
Kalın derdim ama, küçük, cansız hayatlarınıza dönmeniz gerektiğini biliyorum.
I think I need to spend a little quality time with the fabulous Fisher boys.
Muhteşem Fisher oğlanlarına özel muamele çekmeliyim sanırım.
I want you boys to come the fuck with me on a little fucking trip.
Benimle bir yolculuğa çıkmanızı istiyorum.
To do a little damage control... and apologize to you boys.
Zararı biraz telafi etmek... ikinizden de özür dilemek istiyorum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]