English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ M ] / Make a move

Make a move translate Turkish

1,601 parallel translation
I don't want to make a move until I'm sure there aren't others.
Emin olana dek diğerleriyle ilgili bir şey yapmak istemiyorum.
Nobody will make a move!
Kimse kımıldamasın!
We gotta make a move.
Harekete geçmeliyiz.
I'll give you one hostage. you guarantee not to make a move on the? oor.
Size bir rehine vereceğim, siz de bu kata müdahale etmeyeceksiniz.
There's no way we can make a move on him at his own place.
Ona kendi evinde hiçbir şey yapamayız.
Once we have a fixed location it'll be easier to make a move.
Sabit bir yerimiz olursa bir şeyler yapmak daha kolay olur.
Ferro trying to make a move to the body, but, oh, that right and left combination did connect.
Ferro vücuda vurmaya çalışıyor ama, arka arkaya sağ-sol yumruk darbeleri aldı.
But he can't make a move, because data streaming is a very small community.
Ama harekete geçemez çünkü veri akışı oldukça küçük bir yer.
That's all you do You can't make a move...
Tek yaptığın bu. İlk adımı atamıyorsun.
Let's make a move.
Gidelim haydi.
Make a move for once!
Bir kez olsun bir hamle yap!
I never make a move without him.
Ona danışmadan asla finansal bir adım atmam.
The Genjis didn't make a move against the Heikes.
Genjiler Heikelere karşı olmadılar.
But if we don't, the Second Kira won't make a move.
Eğer günlüğü yayımlamazsak, İkinci Kira bir şey yapmayacak.
If you make a move I will have you put in restraints.
Eğer kıpırdarsan, seni hücreye kapattırırım.
Do not make a move unless I tell you to, understand?
Ben sana söylemedikçe hiçbir harekette bulunmayacaksın, anladın mı?
It's too soon to make a move.
- Hareket için henüz çok erken. Eğer ki içeri sızabiliyorsak...
It is too soon to make a move!
Hareket için çok erken diyorum sana!
Good. Don't make a move Without consulting me. Yes, sir.
Güzel, Bana danışmadan bir karar verme.
We can't make a move until we identify the murder weapon.
Cinayet aletini bulmadan, ilerleyemeyiz.
We can sort out the fact that my best mate wants me to make a move on his girlfriend, who I love, even though she still loves him and now actually hates me?
Ne yani? En iyi arkaşımın, benim aşık olduğum, hâlâ onu seven ve artık benden..... nefret eden kendi kız arkadaşıyla birlikte olmamı istemesi sorununu mu çözeceğiz?
I meant it would be a waste for us to make a move, so we shouldn't...
Bize karşı ilk hareketi onların yapmasının iyi olacağını düşünmüştüm...
# Don't make a move #
Kıpırdamayın.
All right, so Colby doesn't... and I am rolling you a tactical response team right now... you be ready to make a move as we know what the kidnapper's game is.
Pekala, Colby oradan ayrılmıyor seni de taktiksel yanıt ekibine yolluyorum şimdi Fidyecinin oyununu öğrenmemizle hareket etmeye hazır olun.
Did LEE Jae-jun make a move yet?
LEE Jae-jun harekete geçmedi mi henüz?
Back in the day,'70s, fucking'80s, you didn't make a move in North Jersey without this one up your ass.
O günlerde, 70ler, 80lerde, Kuzey Jersey'de bu adam olmadan kılınızı kıpırdatamazdınız.
You don't think I was really trying to make a move on him, do you?
Onu ayartmaya çalıştığımı düşünmüyorsun, değil mi?
Somebody, make a move, brother. Shut up.
- Biri harekete geçsin kardeşim.
We won't make a move without one another.
Tek başımıza hareket etmeyeceğiz.
So if we're gonna make a move, I say we make a move in the spot where we can grab the most money, and that's Vegas.
Eğer bir hamle yapacaksak bence en çok parayı alabileceğimiz yerde yapmalıyız ve orası da Vegas.
We got to make a move right now.
Hemen hareket etmeliyiz.
How you gonna make a move with nothing in your hand?
Elinde bir şey olmadan nasıl hareket ettireceksin?
Why don't you make a move, Joe?
Neden harekete geçmiyorsun Joe?
They're not ready yet, and they're not gonna make a move until they are.
Henüz hazır değiller ve hazır olana dek harekete geçmeyecekler.
But when you've cleaned your gun 30 times and reviewed the past tense of every verb in five languages, you start itching to make a move.
Fakat aklandığınızda, silahınızı 30 kez ve 5 dildeki herbir fiilin geçmiş zamanını defalarca gözden geçirirsiniz. Harekete geçmek için sabırsızlanmaya başlarsınız.
If you make the National Team and move away...
Eğer Milli Takım'a seçilirsen uzaklara taşınacaksın...
Getting decent grades in chem lab and world studies might move your resume to the top of the stack if you're looking to make a career at some coffee bar, but if you aspire to greater heights, Jordan, then you gotta distinguish yourself from the pack.
Kimya laboratuarı ya da diğer derslerde iyi not almak eğer bir kahve dükkanında kariyer yapmak istiyorsan özgeçmişini yığının en üstüne çıkartabilir, ama gözün daha yükseklerdeyse, Jordan, o zaman sürünün içinde sivrilmelisin.
Well, Dad, seeing that I'm nearing the big Four-O I've decided to make a bold move.
Evet, baba, mademki muhteşem kırklara merdiven dayadım cesur bir hamle yapmaya karar verdim.
Is there a tai chi move that would make a grown man crap his pants, and not know why?
Yetişkin bir adamı sebepsiz yere donuna sıçtıracak bir tai chi hareketi var mı?
Our next move will make you a hero.
Bir sonraki hamlemizde seni kahraman yapacağız.
We'll make a move.
Gidebiliriz.
I'll make you a deal. You don't move a muscle, I won't blow your head off.
Seninle bir anlaşma yapalım, eğer kılını kıpırdatmazsan ben de senin beynini uçurmam.
I just make myself a salad and move on.
Kendime salata hazırlayıp yoluma devam ediyorum.
Jesus! Guys, guys, do not make a fucking move!
Sakın kıpırdama!
Sometimes, it takes a beating to make you realizeit's time to move on.
Bazen, hareket etmenizi düşündüren, dayak yemenizdir.
Oh, no, I knew you'd make some sort of a move. I just wasn't expecting anything quite so...
Oh hayır, senin mutlaka bir hamle yapacağını biliyordum sadece bu kadar...
You make a wrong move, and I shoot the kid first.
Bir yanlış yaparsan, önce çocuğu vururum.
And if you don't get a move on, - we're not gonna make it...
Eğer devam etmezsek hava kararmadan önce...
I'm talking about a real job, so you can make some real money so you can move your ass out of the house and maybe just stop living over the garage like some sort of yellow Fonzie.
Bahsettiğim şey gerçek bir iş böylece biraz para kazanabilirsin ve kıçını kaldırıp başka eve taşıyabilirsin ki belki o zaman Sarı Fonzie gibi hayatını garajda geçirmekten vazgeçersin.
Dad wanted to move here to make a fresh new start.
Babam yeni bir başlangıç yapmak için buraya gelmek istedi.
To make it disappear, they're gonna have to move it to a disposal facility outside of town.
Göz önünden kaybetmek için şehir dışında bir tesise götürmeleri gerek.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]