English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ P ] / Poor chap

Poor chap translate Turkish

107 parallel translation
Poor chap.
Zavallı adam.
Ah, let the poor chap enjoy his Christmas.
Ah, bırak zavallı adam Noel'in tadını çıkartsın.
If you didn't see that poor chap in church this morning you heard him, I'm sure.
Bugün kilisedeki zavallı adamı görmemişseniz de duymuşsunuzdur.
Poor chap was at Singapore, escaped from a Japanese prison camp, ghastly experience.
Zavallı adam Singapur'daydı, bir Japon esir kampından kaçtı, korkunç deneyim.
Well he'd find them in less likely places than that the poor chap.
Onları şu zavallı adamdan daha az uygun olan yerden bulur.
Anyway, there he was, poor chap, happy as a lark and without a cent.
Her nasılsa geldi ve bir iş tuttu. Bir kuruş parası olmadan mutlu bir şekilde takılırdı.
Poor chap, he was foully done in only last night.
Zavallı adam, dün gece çok kötü bir saldırıya maruz kaldı.
The poor chap's resting.
Zavallı şey dinleniyor.
I'm afraid Mrs. Stanford's been driving herself unmercifully in an effort to save the poor chap.
Korkarım ki Bayan Stanford zavallı çocuğu kurtarmak için kendini acımasızca zorluyor.
He's been in isolation too long, poor chap.
Çok uzun süre ayrı kalmış, zavallı çocuk.
He's been through quite an ordeal, poor chap, but he's doing better now his parents are out of jail.
Genç adam büyük sıkıntılar yaşadı. Ama ailesi hapisten çıktığından beri rahatladı.
- Poor chap.
- Zavallı adam.
He died rather suddenly, poor chap.
Aniden ölüverdi. Zavallı adam.
Lonely, poor chap.
Yalnız, zavallı adam.
Oh, poor chap.
- Zavallı.
Oh, why, I took the liberty of inviting an old friend along, as his wife has just passed away and he's somewhat distraught, poor chap.
Eski bir dostumu davet ettim. Eşi yeni vefat etti. Zavallı biraz dağıttı.
Poor chap!
Zavallı çocuk.
Poor chap. A bit of cheese.
Bir parça peynir.
I'm sorry about that poor chap choking himself like that.
Zavallı adam öyle tıkandığı için üzgünüm.
There are times the poor chap even loses money.
Bazen zavallı adam, para bile kaybedebiliyor.
According to Montague, the poor chap had a mental breakdown.
Montague'ye göre, zavallı adam, zihinsel çöküntü yaşıyor.
And yet, I pity the poor chap The End
Yine de, onun için üzüldüm.
Percy's been inquiring after you all morning, poor chap.
Zavallı Percy bütün sabah sizi arayıp sordu.
The, um, the wedding is planned for September, if the poor chap recovers.
Eğer düğün planları, eylüldeyse zavallı dostum o zamana kadar toparlanır.
He's lost his mind, poor chap.
Aklını kaybetti, zavallı.
Now that we're here, let's have some coffee... or the poor chap will lose his tip.
yoksa bu garip kötü olur. Bize 2 fincan kahve getir.
Probably lets his hair down every time he corners a captive audience, poor chap.
Herhalde zavallı adam ne zaman birini köşeye - sıkıştırsa içini döküyor.
Poor chap.
Zavalli adam.
That poor chap's sitting at "Wow Wow Studios"
Zavallı çocuk "Wow Wow stüdyosunda" oturuyor.
It was your club! One hit and the poor chap died!
Zavallı bir vuruşta öldü!
How will the poor chap wake up?
Zavallı şimdi nasıl kendine gelecek?
The poor chap's struck by amnesia!
Zavallı hafızasını kaybetmiş!
The poor chap's youth will be spent in an asylum.
Zavallı gençliğini akıl hastanesinde geçirecek.
Yes, poor chap.
Evet, zavallı adam.
Damn shame, poor chap.
Lanet olsun, zavallı çocuk.
Yes, I don't think he had enough to do out there, poor chap.
Burada yaşayabileceğini sanmıyorum, zavallı adam.
- Poor chap.
- biçare. ( zavallı adam )
Poor chap!
Zavallıcık.
The poor chap is blind.
Çünkü bu zavallı kör.
Let's not bombard the poor chap with questions right off.
Zavallı çocuğu hemen sorularımızla boğmayalım.
Some poor chap has rung up four times since morning... that when does the frontier mail go.
Sabahtan beri arayan biri var, postanın geliş saatini öğrenmek istiyor. Oraya gidip öğrenmek istiyorum. Neden bilmek istiyorsun?
Poor chap's brown bread.
Zavallı adam ölmüş.
Poor chap, he really did need a doctor.
Zavallı adamın gerçekten doktora ihtiyacı vardı.
The spaceship has left, but this poor chap got left behind.
... uzay gemisi gitti ama, bu zavallıyı geride bıraktılar.
Poor chap, he must have known too much.
Zavallı adam, çok şey biliyor olmalı.
Poor old chap!
Zavallı eski dostum!
The poor old chap's kicked the bucket.
Zavallı ihtiyar, tahtalı köyü boylamış.
Poor chap.
- Zavallı adam.
Poor chap.
Zavallı.
My poor wee chap!
Zavallı çocuk!
Zakariasen was a poor old chap.
- Zakariasen yaşlı bir adamdı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]