English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turkish → Russian / [ O ] / Onu görebiliyorum

Onu görebiliyorum translate Russian

179 parallel translation
Onu görebiliyorum. Ak saçlı, lavanta ve eski dantel.
Я вот вижу, как наяву : седые волосы, покрытое морщинами измождённое лицо.
Onu görebiliyorum.
Я вижу её.
Sanırım onu görebiliyorum. Oh, geliyorlar.
Кажется, я его вижу.
Onu görebiliyorum.
Он, наверное, сейчас едет за Джино...
Onu görebiliyorum.
Я вижу.
Evet... onu görebiliyorum.
Да... я вижу.
Galiba bir kilisedeyim, Bana öyle geliyor. Beyazların arasında bir siyahlık görünüyor, Artık onu görebiliyorum...
Черное что-то туман прикрывает, вот уж из мглы проясняется той,
Vücuduma yerleştirdikleri madde çözüldüğünde kanıma karışan sıvı sayesinde... ben onu görebiliyorum.
Я вижу его, потому что у меня в крови особое вещество... из рассосавшегося датчика.
- Onu görebiliyorum.
- Я его вижу.
Apaçık gözlerimle onu görebiliyorum.
Оно всё время у меня перед глазами!
- Onu görebiliyorum. Öne geçiyor.
— Я его вижу, он впереди.
Onu görebiliyorum.
Он уже близко.
- Onu görebiliyorum!
Я, я могу видеть это!
Onu görebiliyorum.
Теперь я могу ее видеть.
Onu görebiliyorum.
Я его вижу.
"Ve bunu görebiliyorum çünkü ben oradayım ve onu görebiliyorum"
И "Я вижу это, потому что я там, и вижу это".
Tabiki de onu görebiliyorum. O hala her zaman yanımda olan bir eş gibi.
он ведёт себя со мной как сопливый мальчишка!
Onu görebiliyorum.
Но я его вижу.
Zaten şimdiden açık şekilde onu görebiliyorum, gözlük takıyor olsam da.
Я уже вижу - даже с моей близорукостью - я уже прекрасно вижу.
Onu ancak günde bir kere görebiliyorum.
Теперь я вижу его только раз в день.
Görebiliyorum, çünkü onu seviyorum.
Я могу, потому что люблю его.
Onu gün doğumunda soğukta beklerken ve titrerken görebiliyorum.
Представляю, как зябко бывает ему на рассвете.
Gece vardiyasında olduğu zaman onu çok az görebiliyorum.
Когда у него ночной рейс,.. ... я едва его вижу.
Yakında bana geleceksin. Onu ben de zihnimde görebiliyorum.
Я могу видеть его в своих мыслях.
Bu arada, onu hala görebiliyorum.
Кстати, я все еще его вижу
Onu görebiliyorum.
Я вижу...
- Önu görebiliyorum...
Это соевый заменитель молока.
Onu görebiliyorum şimdi.
Он у меня сейчас перед глазами.
- Onu görebiliyorum.
Я это вижу.
Onu duvarın arkasından görebiliyorum.
Я вижу его сквозь стену.
Onu gözlerinde görebiliyorum.
Я вижу это по глазам.
Onu şimdi görebiliyorum!
Я вижу его прямо сейчас!
Ben onu orada görebiliyorum...
Я вижу его там.
- Evet, onu görebiliyorum.
- Я заметил.
Onu gözlerinde görebiliyorum.
Я вижу это по твоим глазам
Onu sevdiğini görebiliyorum.
Я вижу, что ты её любишь.
Onu kafamda görebiliyorum.
Я знаю.
Onu penceremden görebiliyorum.
Она в доме напротив.
Onu çok net görebiliyorum.
Я его хорошо вижу.
Seksle ilgilendiğinden beri onu çok az görebiliyorum.
С тех пор, как он занялся сексом, я его почти не вижу.
Şimdi onu Lex'te görebiliyorum.
Сейчас я вижу её в Лексе.
Bunu görebiliyorum. Yalnızca onu eğitmen lazım.
Нолан, эта зебра очень хочет бегать, я вижу.
Sende onu fazlasıyla görebiliyorum.
Знаете, вы очень похожи на неё.
Artık annem geç saatlere kadar çalışmıyor, alkol kullanmıyor, ve onu her istediğimde görebiliyorum.
Теперь моя мама не приходит поздно с работы, она не пьет, и я могу видеть ее в любое время.
Onu görebiliyorum!
Вижу!
Onu sevmiş olmayı dilediğini görebiliyorum.
Ќо € вижу, что ¬ ы могли бы полюбить его.
Annemle boşanıp, yanımda olacağını söyledi ama onu sadece noelde görebiliyorum. Siktir!
Он развёлся с моей мамой, сказал, что он будет рядом, но я вижу только его на Рождество теперь.
Onu görebiliyorum.
Я вижу его!
Yani, onu görebiliyorum.
Всмысле, я его вижу. Приём.
Onu beğeniyorsun. Bunu görebiliyorum.
Ты им восхищаешься.
Onu şimdiden görebiliyorum.
Я уже ее вижу.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]