English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ O ] / One million

One million translate Turkish

2,750 parallel translation
After one million orbits, the electrons emit X-rays so powerful, they can penetrate solid rock or these tiny fossils.
1 milyon turdan sonra elektronlar x-ray'i okadar hızlı fırlatırkı Katı bir kayayı bile delip geçebilir. yada bu küçücük fosili.
And so, Jordan, for one million dollars Heads... or tails?
Pekâlâ, Jordan bir milyon dolar için yazı mı tura mı?
I will not settle for a penny less than one million pounds.
Bir kuruş bile aşağısına olmaz... 1 milyon pound istiyorum.
You can't afford actors, but you need one million machine guns.
Aktörlere paranız yetmiyor ama milyon tane makineli tüfek bulabiliyorsunuz.
One case is worth one million.
Tek kutu bir milyon değerinde.
I'm afraid that that one of those questions is one million U.S. dollars.
Korkarım bu milyon dolarlık bir çok sorudan sadece biri.
- One million pounds.
- Bir milyon pound.
One million dollars each.
Her birinize bir milyon dolar.
One down, one million to go.
Biri gitti, bir milyonu kaldı.
One million dollars to the freerunner who makes it to the top of the railroad bridge before 60 minutes has elapsed.
Demiryolu köprüsüne ilk varan Özgür koşucuya tam bir milyon dolar ödül.
In this country there are roughly one million needle stick accidents a year.
Bu ülkede her yıl yaklaşık bir milyon vaka yaşanıyor.
I will pay you one million dollars... to bring Mario to me instead of taking him back to lock-up, but I want him tonight.
Mario'yu hapse attırmak yerine bana getirmeniz için.. .. size 1 milyon dolar ödeyeceğim, Fakat onu bu gece istiyorum.
Twenty-one million and joint custody.
21 milyon dolar ve müşterek velayet.
So arthropods of one kind or another were certainly dominant 420 million years ago.
Bu ve benzer türdeki eklembacaklılar 420 milyon yıI önce kesinlikle hakim durumdaydılar.
So this is one of the first creatures that moved on to land, 540 million years ago.
Bu 540 milyon yıI önce karada yürüyen ilk canlılardan biridir.
Also, no one's sneaking into thin people's apartments and then injecting their lettuce with a million calories.
Ayrıca, kimse kimsenin evine gizlice girip de marullarına milyonlarca kalori enjekte etmiyor ki.
It's 60 million to one, the chance of a... "
Kötü olasılık 60 milyonda bir- - " gibi şeyler diyordum.
One million.
Bir milyon lütfen.
Light travels at 1080 million miles an hour. A beam of light could travel around the Earth seven times in one second.
Yani, Hubble uzay teleskobu evrenimizin en ücra köşelerine baktığında milyarlarca yıIdan beridir seyahat halindeki bu ışığı görmektedir.
If we nudge one of these constants just a few percent in one direction, then stars burn out within a million years of their formation, no time for evolution.
Bu sabitlerden birini bir yöne bir miktar itelersek, oluşumları milyonlarca yıI süren yıIdızlar yanardı. evrim için yeterli zaman olmazdı.
My one in a million, top of the class umbrella... I left it inside.
Milyonda birlik en klas şemsiyem içerde kaldı.
If there are one hundred million.
Onun gibi yüz binlercesi var.
One out of a million.
Milyonda bir.
A one in a million chance, he said.
Milyonda bir ihtimalle.
Million-and-one odds we'd get here in the first place we get here and there ain't nothing.
Buraya kadar gelmemiz bile milyonda bir şansken geldik ama hiçbir şey kalmamış.
They're thinking $ 5 million and $ 5 million seems a lot of money, but they gotta remember one thing.
5 milyon dolar ödülü düşünüyorlar ve 5 milyon dolar çok büyük bir para. Ama unutmamaları gereken bir şey var ki o da Koba'ya karşı dövüşecekleri.
- But you... are one in a million.
- Ve mütevazı. - Ama sen senin gibisi milyonda bir gelir.
Perhaps 400 million persons are watching this broadcast today of the greatest event in our time and one of the great events of all recorded history.
Belki de bugün 400 milyon insan, yayınımızla dönemimizin en önemli olayını izliyor. Ayrıca bilinen tarihimizin en önemli olaylarından da biri.
There's more than one way out, and there's a million things to fight with.
Birden fazla çıkış var, bu şeyle mücadele etmenin milyonlarca yolu var.
If they offer you one red cent over $ 700 million, you accept that. Got it?
700 milyon doların üstüne bir sent bile çıksalar kabul et.
One and a quarter million dollars.
1,25 milyon dolar.
Another million for one man.
Bir adam için bir milyon daha.
You're saying each one of these shipments is worth 10 million dollars?
Bu teslimatların her biri 10 milyon değerinde mi yani?
As a result, if you achieve a 93 % sale of your assets, you will receive a $ 1.4 million one-off bonus.
Sonuç olarak eğer elinizdeki varlıkların % 93'ünü satabilirseniz bir sefere mahsus adam başı 1.4 milyon Dolar ikramiye alacaksınız.
When your inheritance came through, he got half a million dollars and a one-way ticket to Los Angeles.
Mirasını alınca senden yarım milyon dolar ve..... Los Angeles'a tek yön bir bilet almış.
She's also one in a million.
Ayrıca o milyonda bir...
Truftin Industries is a shell company worth $ 20 million, funding several businesses in the U.S., one in West Hollywood.
Truftin Endustri 20 milyon dolarlık paravan bir şirket biri Batı Hollywood'da olmak üzere Amerika'nın şirketlerine fon sağlıyor.
Hmm, three-point-two million in billable hours, a very lucrative one.
3.2 milyon faturalanabilir saat çok kârlı bir savaş.
A brain-dead patient like this could be one in a million.
Beyin ölümü gerçekleşmiş böyle bir hasta milyonda bir gelir.
One of the biggest stars in the Milky Way and five million times more powerful than our sun.
Samanyolundaki en büyük yıldızlardan biri ve güneşimizden 5 milyon kat daha güçlü.
I... wouldn't pay more than a million-one for it.
Yerinde olsam 1 milyon 1 dolardan fazla ödemezdim.
This week I bought an empty building for a million-one and laid out a couple grand in a little bitty bar at the back of town.
Ama hepsi bağlantılı. Bu hafta boş bir binaya 1 milyon 1 dolar ödedim ve şehrin arka mahallesinde küçük bir bara 2 bin dolar verdim.
So Haskell's got a new face, $ 2 million, trades in his old bride for a younger one and gets a new car in the deal.
Yani Haskell'in yeni bir yüzü ve 2 milyon doları var. ... yanındaki kadını daha genç biriyle değişmiş oldu ve altında da yeni bir araba var.
Well, for one thing, she's under the impression we didn't piss away $ 12 million.
12 milyonu çarçur ettiğimizi bilmediğinden kendince bir güveni var öncelikle. - Ne çarçur etmesi.
I want a million dollars from each and every one of you.
Her biri için bir milyon dolar istiyorum.
One in a million?
Bir milyonda bir.
It's a one in a million chance that you're still alive.
Böyle bir vakada, milyonda bir insan hayatta kalabilir.
One which you think would... Ten million dollars.
- Sizin bu çabalarınızı- - - 10 milyon dolar.
In consideration of our previous relationship I will make a one-time payment of 50 million U.S. dollars.
Daha önceki yakinligimizin hatirina bir seferlige mahsus olmak üzere size 50 milyon Amerikan Dolari ödeyecegim.
Twenty-seven million split two ways? That's one-last-score kind of money.
27 milyon ikiye bölünüyor. "Son bir iş" denilen türden bir işti.
The crappy one I gave you a million years ago.
Sana çok uzun zaman önce verdiğim berbat yüzük.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]